DOLAR 6,0499
EURO 6,7527
ALTIN 247,8
BIST 85.310
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

İmralı’yı Araçlaştırma Çabası

10.05.2019
A+
A-

Öcalan ile tam sekiz yıl sonra 2 Mayıs’ta görüşen avukatlar, kamuoyuna bu görüşmeyi 6 Mayıs günü açıkladılar!

Görüşmenin açıklandığı saatlerde YSK İstanbul kararını verdi.
Bu tesadüf mü?
Sanmıyorum.
Nitekim KCK yaptığı açıklamada çakışma için “Erdoğan’ın planlaması” dedi.
Hükümet, avukatların açıklamasını ve YSK kararını denk getirdi.

Zamanlama manidar. Görüşme 2 Mayıs’ta yapılmış. Normali şu: Ya aynı gün veya 3 Mayıs’ta basına açıklama yapılacaktı.
Olmadı; hükümet bilerek geciktirdi.

Nasıl?

Avukatların görüşmede kalem ve kağıt taşımalarına izin verilmediği için not tutamadılar. Fiziki bir temasa da izin verilmediğinden Öcalan, avukatlara teslim edilmek üzere cezaevi yetkililerine bir not verdi. O not avukatlara ancak hafta sonu teslim edildi!

Neden?

İki nedeni var: 1-)Görüşmenin önem ve ehemmiyetini düşük göstermek. 2-)İstanbul seçimlerinde oluşan ittifakın bir ayağını yaralamak.

Not çok kısaydı ve notun altında İmralı Cezaevinde Öcalan ile birlikte kalan diğer üç tutuklunun da imzası vardı.

Notta üç mesaj vardı.
İlk mesaj açlık grevlerine ilişkindi: “Direnişe saygı duymakla birlikte ölümle sonuçlandıracak konumlara taşınmasın!”
Öcalan ve arkadaşlarının mesajı ortak kaygı ve istemi ifade ediyordu.
Açlık grevi direnişçilerinin yanıtı şu oldu: “Tecrit kalkmamıştır. Direnişimiz devam edecek!”

İkinci mesaj SDG’nin Türkiye ilişkilerine ilişkindi:
“Türkiye’nin hassasiyetlerine duyarlı olunmalıdır.”

Üçüncü mesaj ise şuydu:
“Bizlerin İmralı’daki duruşu 2013 Newroz bildirisinde belirttiğimiz ifade tarzının daha da derinleştirilerek ve netleştirerek sürdürme kararlılığındadır.”

Metin nasıl oluştu?

Metnin uslup ve içeriği Öcalan ve arkadaşlarının katılımı ile devlet heyetiyle bir görüşmenin olduğu izlenimini veriyor.
Orada ne konuşuldu veya nasıl bir kararlaşma oluştu bilmiyoruz.

Öcalan’ın yeni bir çözüm süreci için tuğla koymak istediği anlaşılıyor. Bunu ‘tanıma’ ve ‘güvence’ denklemine oturtma çabasında. Lakin bölgesel gelişmeler ve Türkiye’nin pozisyonu buna açık değil. Hükümetin içerdeki uygulamaları ve kurulan ittifaklar yeni bir çözüm sürecine kapalı. Hükümet bu görüşme ve notda olduğu gibi İmralı’yı araçlaştırma çabasında. Yeni bir çözüm süreci ve ‘Suriye’de Türkiye’nin hassasiyetlerine dikkat edin’ mesajı uygulanabilir bir talep değil. Zamanlaması bu bakımdan isabetsiz olmuştur.

Görüşmenin zamanlaması ‘Erdoğan’ın İstanbul seçimleri için Kürt seçmeni yanına çekme hamlesi’ diyenler çoğunlukta.
Bunda haksız da sayılmazlar.
Erdoğan’ın seçimlere giderken açlık grevlerine son veren bir lider olmak istediği anlaşılıyor. Böylece muhafazakar Kürt seçmeni yanına çekmeyi amaçlıyor.

Kürt hareketi ve açlık grevi direniscileri tecriti kırmayı ve bunun üzerinden adil bir çözüm amaçlarken Erdogan-Bahceli ikilisi bunu siyasi ranta çekme çabasında.

Sunu çok rahatlıkla söyleyebilirim: Bu planın tutması çok zayıf bir ihtimal.

Kimi çevreler Öcalan görüşmesini ve notu bir seçim pazarlığı ve anlaşması olarak göstermeye çalıştılar. Bu bir cehalet değil ise art niyetli bir yaklaşım.
Bir seçim pazarlığı yok. Bunu kesin biliyorum. HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık bunlara ‘ahmak’ dedi. Ahmet Şık haklı.

Özcesi Kürt siyaseti ve HDP 31 Mart’ta olduğu yerde duruyor.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.