DOLAR 8,7540
EURO 10,3892
ALTIN 496,61
BIST 1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Gök Gürültülü
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Paz 25°C
Pts 26°C
Sal 26°C
Çar 27°C

Hapis cezası verilen Prof. Fincancı: Suçu gizleme telaşıdır

27.12.2018
A+
A-

ÖZGÜR MANŞET (MARDİN) – “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza attığı için Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’ya önceki gün mahkemece 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Prof. Dr. Fincancı’ya verilen ceza Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 Aralık 2015 ile 2 Mart 2016 tarihleri arasında uygulanan sokağa çıkma yasakları sırasında devletin işlediği insan hakkı ihlallerine ilişkin TİHV’in hazırladığı rapora dayandırıldı.

Fincancı ise kararın hemen ardından önce Diyarbakır’da düzenlenen “Ambulans engellenmeseydi” paneline ardından ise Cizre’deki yaralılara sağlık koridoru açmak istedikleri için yargılanan 14 sağlık personelinin yargılandığı ve beraatle sonuçlanan davayı takip etmek için Mardin’e geldi.

Fincancı ile kendisine verilen hapis cezasını, Cizre ve sağlık çalışanlarının yargılanmasını konuştuk.

Kendisine verilen ceza ile bildiriye imza atmanın şuç sayıldığı belirten Fincancı, “Bildiriye imza atmanın, hakikati dile getirmenin suç sayılmaması gerekirdi. Bu suça ortak olmayacağız bildirisine imza atanlara yönelik baskı ve susturma politikası yürütülüyor. Muhalif sesler bastırılmaya çalışılıyor. Sadece bana değil 60 arkadaşımıza da ceza verildi. Akademisyenlere ve aydınlara da 18-20-30’ar ay ağırlaştırılmış ceza verildi. Dosyaya ek belgeler de konuldu. Yargılamanın amacı suçu gizleme telaşıydı” ifadelerini kullandı.

Devletin Cizre’de yaşananlarının şuç olduğunu bildiğini söyleyen Fincancı, “Bu yüzden ses çıkaranlara yönelik sindirme ve susturma çabası içine girmişler. Suçu ifşa etmeye çalışanlara yönelik büyük baskılar gerçekleştiriliyor. Hakikati söyleyenler kriminalize edilmeye çalışılıyor. Bu yapılanlar İnsan haklarına ve hakikatin sesine saldırıdır” dedi.

SUSTURMA VE SİNDİRME ÇABALARI

“Barış istemek ve imza atmak suç olamaz olmamalıdır. Malesef buna benzer örnekler çoğaldı” diyen Fincancı, konuşan ve itiraz edenlerin emirle ceza aldıklarını dile getirdi. yapmaya çalıştıklarının sadece cezaevine konmak değil susturma ve sindirme çabası olduğunu söyleyen Fincancı, “1980 Askeri cunta sonrası aydınlar dilekçesinde imzası olanlardan, barış derneğine kadar cezalandırılan herkes yüz akı olmaya devam ediyorlar. Cezalandıranlar teşhir olmuş durumda benzer durumu yine göreceğiz”dedi.

TÜRKİYE YAPILANLARLA YÜZLEŞMELİDİR

Birleşmiş Milletler (BM), tarafından işkencenin saptanmasında uluslararası standart kılavuz olarak kabul edilen İstanbul Protokolü belgesinin oluşturucularından olan Fincancı, İstanbul Protokolü’nün ilkelerine göre hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Fincancı’ya göre, “Çünkü yönetimler bazen bağımsız davranmayabiliyor ve kendi politika ve siyasetleri doğrultusunda hareket edebiliyor. Bu yüzden sağlıkçıların bağımsız olmaları gerekir ve sağlık erişimi temel hak olduğu için insanlar bundan mahrum edilmemeli. Yargılanan Cizre’ye gitmeye çalışan sağlıkçılar bizim onurumuzdur. Kriminalize edilmeleri kabul edilemez. Belki de eğer zamanında sağlıkçılar oraya ulaşsaydı 300 can kayıbımız olmazdı. Türkiye yapılanlar ve işlenen suçlarla yüzleşmelidir. Öyle olduğunda tüm halklar birada yaşayacağız” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.