DOLAR 6,8223
EURO 7,5691
ALTIN 379,35
BIST 105.520
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Çok Bulutlu

Hasta tutuklunun kızı: Kalan ömrünü bizimle geçirsin

22.05.2020
A+
A-

Ağır hasta tutuklu Mehmet Emin Özkan’ın kızı Selma Özkan, babasıyla artık iletişim kuramadıklarını belirterek, “Her telefon çaldığında bir şey mi oldu diye korkuyoruz. Kalan ömrünü de bizimle geçirsin istiyoruz” diye seslendi.

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde, 22 Ekim 1993 tarihinde İl Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ı öldürdüğü iddiasıyla yargılandığı davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan 82 yaşındaki Mehmet Emin Özkan, 24 yıldır tutuklu bulunuyor. Mersin’de 1996 yılında “örgüt üyesi olduğu” iddiasıyla gözaltına alınan Özkan, 2 itirafçının verdiği ifadeler nedeniyle Tuğgeneral Aydın’ı öldürmek ile yargılandı. Daha sonra itirafçıların ifadelerini geri çekmesine rağmen yargılanmaya devam eden Özkan, birçok kez olay ile hiçbir ilgisi olmadığını anlattı. Ancak, buna rağmen Özkan’a ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Özkan, tutuklu olduğu 24 yıllık süre zarfında 9 cezaevi değiştirdi.

5 AMELİYAT 4 ANJİYO

Şu an Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Özkan’ın guatr, bağırsak, kalp, yüksek tansiyon ve Alzheimer gibi rahatsızlıklarının yanı sıra beyninde baloncuk, gözlerinde katarakt ve kemik erimesi bulunuyor. Kalbine stent takılı olan Özkan, boğazındaki kötü huylu guatra rağmen yaşı ilerlediği için ameliyat olamıyor. Özkan, cezaevinde kaldığı süre zarfında 5 kez kalp krizi geçirdi, 4 kez de anjiyo oldu.

İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK), tüm bunlara rağmen Özkan’ın tahliyesine ilişkin yapılan başvurulara ilişkin hep olumsuz yönde rapor hazırladı. ATK, “yüzde 87 oranında vücut fonksiyon kaybı” olduğunu belirtmesine rağmen, Özkan’a ilişkin “cezaevinde kalabilir” yönünde rapor hazırladı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, son hazırlanan rapor doğrultusunda, “hükümlünün infazına ara verme talebinin reddine” kararı verdi.

İhtiyaçlarını dahi karşılayamayacak halde olan Özkan’a şimdilik, aynı koğuşu paylaştığı tutuklu oğlu Ahmet Özkan refakatçilik yapıyor.

SABAHA KADAR NÖBET

Mezopotamya Ajansından Ayşe Sürme ve Fahrettin Kılıç yaptığı habere göre;babasıyla en son 20 Mayıs’ta telefon görüşmesi yapan Selma Özkan, babasının tüm hastalıklarının cezaevine girdikten sonra başladığına değindi. Babasının 35 kiloya düştüğünü ve gün be gün eridiğini dile getiren Özkan, babasının beynindeki baloncuklardan dolayı soğuk suyla yıkanmak zorunda kaldığın ve son zamanlarda tamamen hafızasını yitirdiğini söyledi.

Babasının koronavirüs (Kovid-19) salgınından dolayı hastaneye götürülmediğini paylaşan Özkan, “Babamla artık iletişim kuramıyoruz. Abimin yardımıyla telefonu eline alıyor. Telefonda biz duruyoruz, onun sesi gelsin diye. Bazen de ‘durumun nasıl diyoruz’ sesini çıkarmıyor. Salgından dolayı görüş yok, sürekli koğuştalar. Salgından önce 3 gün hastaneye götürüyorlardı. Şu an hastaneye götürülmüyor. Abim, koğuşta babamın hizmetini yapıyor. Abim ‘sabaha kadar babamızın nöbetini tutuyorum’ diyor. Nefesi daraldığında kapıları çalıyorlar, havalandırmaya çıkarmak için. Bazen açıyorlar bazen de açmıyorlar. Bazen akşamları 10 kere revire götürüyorlar. Serum, ağrı kesici, iğne babama yasak. Tansiyon, kalp ve guatrı ilacı veriliyor” sözleriyle babasının durumuna değindi.

‘KALAN ÖMRÜNÜ BİZİMLE GEÇİRSİN’

Cezaevlerinde birçok hasta tutuklunun olduğuna dikkati çeken Özkan, “Babamın çok fazla hasta tutuklu arkadaşı var. Bu salgında neredeyse tüm cezaevlerinde olduğunu söylüyorlar. Salgında en çok yaşlıları etkiliyor. Her telefon çaldığında acaba babama bir şey mi oldu diye korkuyoruz. Telefon günlerinde geç aradığında yüreğimiz ağzımıza geliyor. Zaten ömrü bitmiş. Kalan ömrünü de bizimle geçirsin istiyoruz. Bırakılması için çok kere başvuru yaptık. Fakat ‘bırakırsak kaçar’ dediler. 82 yaşındaki bir insan nereye kaçabilir? Ev hapsine bile razıyız. Salgın sürecinde cezaevinde olmasını istemiyoruz” diye seslendi.

‘YARIN GEÇ OLABİLİR’

Hasta tutuklular için bir an önce önlem alınması gerektiğini vurgulayan Özkan, “Hasta tutukluların sesi olup daha fazla onlar için ses çıkarmalarını istiyoruz. Bugün üzerinde durmasak, onlar için bir şeyler yapmazsak, babam ve onun gibi hasta tutuklular cezaevinde yaşamını yitirirse, bizden kimse başsağlığı dilemesin. Onların hayatı için öncelikle mücadele etmeliyiz. Hastalar için adım atılsın. Çünkü bugün veya yarın onlar için geç olabilir” diye konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.