DOLAR 5,5635
EURO 6,3100
ALTIN 236,5
BIST 99.326
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Parçalı Bulutlu

Hastaneye bırakıp kaçtılar: Savcılık ‘yeterli delil’ bulamadı

20.11.2018
A+
A-

Diyarbakır’ın Çınar ilçesine bağlı Düzova köyünde yaşayan evli ve 3 çocuk annesi Gül Karataş (35), 11 Kasım tarihinde kimliği belirsiz 2 kişi tarafından yaralı bir şekilde İlçe Devlet Hastanesi’ne bırakıldı. Karataş’ın intihar ettiğini ileri süren kişiler, hastane doktorunun Karataş’ın vücudundaki yaraların intihar yaraları ile alakası olmadığını söylemesi üzerine kayıplara karıştı. Hastanede tedavi altına alınan Karataş, durumunun ağır olması nedeniyle bir süre sonra Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Ancak, Karataş hastaneye yetiştirilemeden hayatını kaybetti.

Yaşanan durumun ardından Düzova köyü muhtarı, Karataş’ın Mardin’in Savur ilçesine bağlı Zonê köyünde yaşayan ailesini arayarak, “Kızınız intihar etmiş. Çınar Devlet Hastanesi’ne kaldırılmış” dedi. Bunun üzerine Diyarbakır’a gelen Karataş’ın ailesi, cenazeyi alarak köyde toprağa verdi.

KARATAŞ’IN KARDEŞİ: DARP EDEREK ÖLDÜRDÜLER

Karataş’ın ailesi, hastaneye geldikleri sırada kızlarının evli olduğu Salih Karataş ve yakınlarından hiçbirinin olmadığını gördü. Aile, daha önce de şiddete maruz kaldığını bildikleri Gül Karataş’ın, evli olduğu erkek ve ailesi tarafından öldürülmüş olabileceği düşüncesiyle suç duyurusunda bulundu.

‘ABLAM DARP EDİLEREK ÖLDÜRÜLDÜ’

Karataş’ın kardeşi Sultan Kılıç, savcılığa verdiği başvuru dilekçesinde, daha önce yaşanan darp olayını da anlatarak şunları dile getirdi: “Yaklaşık 5 ay kadar önce ablamı darp etmeleri üzerine ablam beni aramış ve eşi (Salih) ile birlikte kardeşi Ercan’ın kendisini darp ettiklerini söylemişti. Bunun üzerine ben hemen bağlı bulundukları Aşağıkonak Jandarma Karakol Komutanlığı’na durumu telefon ile ihbar ettim. Bunun üzerine Jandarma Karakol Komutanı köye giderek, eşi ile birlikte ablamı karakola götürmüş ve ifadelerini almıştı. Eşi bir daha ablama karışmayacağına dair söz verdikten sonra eve dönmüştü. O tarihten sonra ablam ile her görüştüğümüzde iki zanlının kendisine zaman zaman hakaret ettiklerini, kendisini darp ettiklerini söylüyordu. Ancak çocuklarını çok sevdiği için de evini terk edemiyordu. Ablamın intihar ettiğine kesinlikle inanmıyoruz. Ablam her iki şüpheli tarafından darp edilerek öldürülmüştür. Çünkü hastaneye bıraktıktan sonra yanında durmamış, hastaneye bıraktıktan sonra hastaneden ayrılmışlardır.”

SAVCI ‘YETERLİ DELİL’ BULAMADI

Yapılan şikayet üzerine Çınar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, İstanbul’a kaçtıkları tespit edilen Karataş’ın evli olduğu erkek Salih Karataş ve Salih Karataş’ın kardeşleri Ercan ile Özcan Karataş gözaltına alınarak, Çınar’a getirildi. Her 3 kişi de savcılık ifadelerinin ardından, “yeterli delil olmadığı” iddiasıyla serbest bırakıldı.

‘ANNE BENİ ÖLDÜRECEKLER’

Karataş’ın ailesi ise, halen köyde taziye ziyaretlerini kabul ediyor. Salih Karataş’ın ve ailesinden kimsenin taziyeye gelmediğine dikkat çeken Karataş’ın annesi Hamdiye Kılıç, yaşanan olaya ilişkin Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Ahmet Kanbal‘a konuştu.

Kızının 10 yıl önce, evlendiğini dile getiren anne Kılıç, kızının öldürüldüğünden emin olduğunu vurguladı. Kızının sürekli kendisine, “Onlar yüzünden dışarıya çıkamıyorum” dediğini söyleyen Kılıç, daha önce yaşanan bir olay hakkında şunları belirtti: “Yaz mevsiminde dahi içerden çıkamıyormuş. Salih’in kardeşi Özcan tekrar başına silah dayamıştı. En son noktaya dayandığı zaman sıkıntılarını bana söylüyordu. 5 ay önce ‘Salih ve Özcan beni öldürmek istiyor. Anne beni öldürecekler” dedi. Bunları anlatırken telefon kapandı. Oğlum şikayetçi oldu, onlar da gözaltına alındı. Savcı, ‘eğer tekrar öyle bir hata yaparlarsa tutuklarız’ demişti.”

‘KAFASININ ARKASINDA İZ VARDI’

Olayın intihar olması halinde kendilerine daha öncesinden haber verileceğini ifade eden Kılıç, kızının cenazesinde yer alan darp izleri hakkında da, şöyle konuştu: “Öldükten sonra bize haber verildi. Kafasına bir şey vurarak öldürmüşler. Cenaze yıkandıktan sonra yüzünü boynuna kadar açtım. Yüzünde ve boynunda hiçbir iz yoktu. Eğer intihar ettiyse neden iz yok. Doktor da bana kızımı birilerinin öldürdüğünü söyledi. Kafasının arkasında bir iz vardı. Yine kollarında da izler vardı. Kolları sıkılmış, kafasının arkasında bir şey ile vurulmuş.”

‘OTOPSİ RAPORUNU VERMEDİLER’

Kızının tek bir kişi tarafından değil, 2 kişi tarafından öldürüldüğünü söyleyen Kılıç, otopsi raporunu hastaneden istemelerine rağmen kendilerine verilmediğine dikkat çekerek, “Para ve rüşvet ile olayı kapatmak istiyorlar. Cephanelik kadar silahları var. Araya para koyarak delilleri karartmaya çalışıyorlar. Kızımı 100 defa da olsa mezardan çıkarmalarına ve otopsi yapmalarına razıyım. Hiçbir şekilde kızımın kendisini öldürdüğüne inanmıyorum” dedi.

‘BAŞKA KADINLAR YAŞAMASIN’

Tek isteğinin sorumluların yargılanması olduğunu vurgulayan anne Kılıç, “Kızımın hayatını kararttılar. Ben suçluların yargılanmasını istiyorum. Cezasız kalmalarını istemiyorum. Benim ciğerim yandı, başkalarının yanmasın. Kızımın yaşadıklarını başka kadınların yaşamasını istemiyorum. Torunlarım onlarda. Bir tanesi kız. Bugün annesine zarar veren yarın kızına da zarar verir. Ben bu davadan vazgeçmeyeceğim.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.