DOLAR 8,7540
EURO 10,3892
ALTIN 496,61
BIST 1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Gök Gürültülü
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Paz 25°C
Pts 26°C
Sal 26°C
Çar 27°C

Hayko Bağdat: Erdoğan geri adım atmış değil

25.10.2019
A+
A-

İSTANBUL – Uluslararası güçleri Türkiye’nin giriştiği saldırının başlangıcında sessiz kalmakla eleştiren gazeteci Hayko Bağdat, ABD ve Rusya ile varılan mutabakatlara rağmen Erdoğan’ın “saldırganlığından ve işgalci zihniyetinden bir adım bile geri atmadığını” söyledi. 

 
Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik 9 Ekim’de başlatılan operasyonun uluslararası krize dönüşmesi üzerine Türkiye, operasyonun 10’uncu gününde ABD ile varılan 13 maddelik mutabakat doğrultusunda 5 günlük ateşkes ilan etti. Akabinde 22 Ekim’de Soçi’ye giden AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşmesinden de 10 maddelik mutabakat çıktı. Varılan bu mutabakatların sahaya nasıl yansıyacağı beklenirken, Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük operasyonu ve Türkiye’nin ABD ile Rusya’yla imzaladığı mutabakatları gazeteci Hayko Bağdat değerlendirdi.
 
‘KATLİAMA YOL VERİLDİ’
 
“Türkiye’nin 9 Ekim işgal hareketinden bu yana Ortadoğu’da tarihsel bir süreç yaşanıyor” diyen Bağdat, dünya ülkelerinin Kürt halkının daha önce de olduğu gibi Türkiye’nin desteklediği işgalci çeteler tarafından katledilmesine yol verdiğini ifade etti. Bağdat, “Yapılan operasyon, Türkiye’nin kendi sınırları içerisindeki Kürtlere kimlik hakkı tanımadığı gibi kendi sınırlarının dışındaki Kürtlere gün yüzü göstermeme politikalarının devamıdır. Operasyon QSD’nin tamamen dağılması ve orada yaşayan yüz binlerce insanın topraklarından sürgün edilmesini amaçlayan bir işgaldir” dedi.
 
‘ERDOĞAN’IN İŞGALCİ HEVESİ’
 
Uluslararası güçleri başlangıçta Türkiye’nin giriştiği operasyona sessiz kalmakla eleştiren Bağdat, tepki gösterilinceye kadar geçen süre zarfında birçok sivil insanın yaşamını yitirdiğini kaydetti. Bağdat, “Daha kaç çocuk ölecek ki Erdoğan’ın işgalci hevesi tatmin olacak. Sessizlikle geçen 9 günlük süre, yüz binlerce insanın çöl yollarında sürgün edilmesine ve binlerce insanın ölmesine neden oldu” ifadelerini kullandı. Bağdat, devletlerin operasyona sessiz kalarak aslında insan haklarını “sattıklarını” da ekledi.
 
Bağdat’a göre, girişilen operasyona ülke içinden yeterli tepkilerin gelmemesinin nedeni de ülkede mevcut olan “faşizan diktatörlük”. Türkiye’de konsolide edilmiş olan faşizan diktatörlüğün siyaseti ele geçirmiş durumda olduğunu söyleyen Bağdat, şunları kaydetti: “Bu operasyonla birlikte faşist blok muhalefetin seçim çalışmalarında aldığı başarıyı dümdüz etmişlerdir. Artık hangi Kürtler İmamoğlu’na oy verecek. Hayko Çepkin’in bile askeri operasyona selam vermek zorunda kaldığı bir süreci yaşıyoruz. Faşizm, söyleme zorunluluğudur. Savaşa karşı durması gereken birçok insan bu faşizan tutumlarından kaçınmak için savaşa onay vermek zorunda kaldı.”
 
Türkiye’nin  tarihinin en büyük Kürt karşıtlığı saldırısı içinde olduğunu vurgulayan Bağdat, Kobanê sürecinde olduğu gibi Kürt halkı sokağa çıkmamasın diye toplumun örgütsüz ve lidersiz bırakılmaya çalışıldığına da dikkat çekti.
 
SMO-ÖSO NE OLACAK?
 
Bağdat, ABD ve Rusya ile vardığı mutabakatlar konusunda ise, Türkiye’nin operasyon öncesi ‘Suriye Milli Ordusu’ adı altında topladığı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) unsurlarını gündeme getirdi. Bağdat, bu konuda şunları söyledi:  
 
“Türkiye’nin kontrolündeki çetelerin ne yapacağı kimsenin umurunda değil. Bu anlaşmalarla Kürtlere ‘evet sizi katliamdan kurtardık ama Türkiye devleti güvenli bölgelere bir vali atar ve ÖSO’da zabıtalık yapar’ durumu oluyor. Bunun ötesinde Türkiye’nin QSD’nin bütün bileşenlerine yok etme kararlılığı var. Yine aynı şekilde orada bulunan halkı oradan sürüp, demografik yapıyı değiştirerek, selefi bir yapılanma kurma gayreti mevcut. Kürtlerin verdiği kimlik mücadelesi ÖSO çeteleri eliyle dümdüz edilmek isteniyor. Aynı 1915 yılında Ermenilerin çeteler tarafında Suriye çöllerinde katledildiği gibi. Fakat bu kadar tarihsel bir süreçte dünya bizlere ‘soykırımdan geçmek istemiyorsanız dağılın’ diyor.” 
 
‘ÇETELERİN VİCDANINA BIRAKILIYOR’
 
Bölgeden gelen haberlere göre, Türkiye destekli selefi grupların Serêkaniyê’de kadınlara çarşaf giyme zorunluluğu getirdiğine belirten Bağdat, “Şimdiki pratikte de görüyoruz. Bölge halkı DAİŞ artığı çetelerin vicdanına bırakılmaya çalışılıyor” dedi.
 
Bağdat, Rusya ile yapılan antlaşmada yer alan Adana Mutabakatı üzerinde de durdu. Erdoğan’ın geçmişte Esad’a dönük sarf ettiği imtihanlarını hatırlatan Bağdat, “Adana Mutabakatına vurgu yapılması, Erdoğan’ın Esad’la bir araya gelmesini kendi tabanının Kürt ve terör karşıtlığı ile sağlamaya çalışma gayesidir. Yani ileri ki süreçlerde Esad’la konuşup, işte ben ‘teröristleri muhatap almıyorum’ diyebilir. Bölgede düşman düşmanla, şeytan şeytanla yan yana gelebilecek düzeyde” diye konuştu.
 
‘TEHLİKE GEÇMİŞ DEĞİL’
 
Rusya ile varılan anlaşmanın Türkiye’nin, yine Şam rejimi ile bir araya gelmesini mecbur hale getirdiğini söyleyen Bağdat, “Bu girişimi Erdoğan kendi tabanına ‘PKK ve terör karşıtlığı’ içerisinde kuracağı ilişkiyle anlatmaya çalışacaktır. Yani tehlike halen geçmiş değil. Erdoğan saldırganlığından ve işgalci zihniyetinden bir adım bile geri atmamıştır. Kürtlerin bir statüye sahip olamaması için Erdoğan her şeyi yapabilme kapasitesine sahiptir” diye belirtti.
 
MA / Naci Kaya

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.