DOLAR 8,5492
EURO 10,0853
ALTIN 495,44
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Gök Gürültülü
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Paz 30°C
Pts 31°C
Sal 32°C
Çar 32°C

HDK: Gözaltında kaybetme suçları ile yüzleşin

17.05.2020
A+
A-

İSTANBUL– HDK Adalet Komisyonu, yaptığı yazılı açıklamayla dünden bugüne devletin “güvenlik güçlerince” ya da “desteklediği güçlerce” binlerce insanın gözaltında kaybettirildiğini belirterek, toplumsal barış ve adalet için yüzleşme çağrısında bulundu.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Adalet Komisyonu, 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası’na ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Anayasada belirtilen hukuk devleti ilkesi gereğince Türkiye’nin gözaltında kaybetme suçları ile yüzleşmesi gerektiği belirtilen açıklamada, kayıpların bulunması ve faillerin yargılanması gerekliliği üzerinde duruldu. Yüzlerce bulunmayan kayıp ve yargılanmayan faillerin olduğu, sistematik olarak bu kaybetme ve cezasızlık politikaların devam ettiği kaydedilen açıklamada ayrıca, toplumsal barış ve adalet için “Hakikat ve Yüzleşme Komisyonu” kurulması ve ailelerin adalet taleplerine cevap olunması istendi.

Devletin “güvenlik güçlerince” ya da “desteklediği güçlerce” binlerce insanın gözaltına alındığı ve yine gözaltında kaybedildiği aktarılan açıklamada, gözaltında kaybedilmeye dikkat çekildi.

‘POLİTİKALAR DEVAM EDİYOR’

Cumhuriyet öncesi ve sonrasından beri kaybettirmelerin sürdüğüne ve bugün de devam ettiğine vurgu yapılan açıklamada, “6 Ağustos 2019’dan beri kayıp olan eski Sanayi Bakanlığı çalışanı Yusuf Bilge Tunç bunlardan biridir. Şırnak’ta Keldani halkımızdan Hürmüz Diril’den 11 Ocak’tan beri haber alınamıyor. Üniversite öğrencisi Gülistan Doku’dan ise 5 Ocak’tan bu yana haber yok. 24 Ocak’ta hapishanedeki oğlunu ziyaret etmek için Batman’dan İstanbul’a gelen Mehmet Bal’dan o tarihten bu yana haber alınamıyor” denildi.

‘DELİLLER KARARTILMAYA ÇALIŞILIYOR’

Bugün İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) ulaştığı verilere göre Türkiye’de 1990-2011 yılları arasında toplam 2 bin 872 faili meçhul cinayetin meydana geldiği hatırlatılan açıklamanın devamında şunlara yer verildi: “İHD’nin ulaşabildiği kayıp sayısı da 940 olarak açıklanıyor. Dernek, tespit ettikleri 253 toplu mezarda 4 binden fazla kişinin gömülü olduğunu tahmin ediyor. Türkiye’de kaybedilenlerin kimliğini belirlemek amacıyla bu toplu mezarların açılması çalışmalarında kemiklere zarar veriliyor. Uluslararası Minnesota Protokolü, toplu mezarların nasıl açılacağını gösterirken, bu protokolü onaylamayan Türkiye, protokol kurallarına uymadığı, iş makineleri ile toplu mezarları açarak kemiklere zarar verdiği için kayıpların kimlik tespiti zorlaşıyor. Ayrıca bu yöntemle deliller de karartılmaya çalışılıyor.”

 ‘BİR İNSANLIK SUÇU OLARAK TANINMALI’

“Adalet arayan kayıp aileleri için, Batman, Diyarbakır, Cizre, Yüksekova başta olmak üzere Kürdistan’da meydanlar, İstanbul’da Galatasaray Meydanı kayıp ailelerinin sevdikleri ile buluşma ve hafıza mekanıdır” denilen açıklamada, “Ailelerin acılarını ortaklaştırdığı ve birbirinden güç aldığı, adalet arayışlarını görünür kıldığı bu mekanların ailelere yasaklanmasından vazgeçilmelidir. Devlet, arşivlerini açarak, kayıp avukatlarının ve ailelerinin ulaştıkları bilgileri esas alarak, ailelerin kayıplarına ulaşmasını, faillerin yargılanmasını sağlamalıdır. Türkiye, BM ‘Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesini imzalamalı, ceza kanununda ‘gözaltında kaybetmeyi’ bir insanlık suçu olarak tanımlamalıdır” ifadelerine yer verildi.

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.