DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Parçalı Bulutlu

HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu’ndan Feyzioğlu hakkında suç duyurusu

15.10.2019
A+
A-

ANKARA – HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, TBB Başkanı Metin Feyzioğlu hakkında suç duyurusunda bulundu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu tarafından yapılan yazılı açıklamada “Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu hakkında, ‘Uluslararası hukukun bu çatışmaları düzenleyen maddelerine göre eğer silahlı güçler sivilleri kendilerine kalkan yapıyorsa saldırıya uğrayan devlet sivillerin hayatını korumak zorunda değildir’ ifadeleri nedeni ile suç duyurusunda bulunulmuştur” denildi.
 

HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi: “Yargıç Roland Freisler, Hitler’e yazdığı bir mektupta, ‘Führer’im; halk mahkemeleri bundan böyle bir karar verirken, siz nasıl karar vereceğinize inanıyorsa, o yönde bir karar vermeye çalışacaktır’ diye yazıyordu.

‘FEYZİOĞLU KÜRT DÜŞMANLIĞI İLE SAVAŞ SUÇU İŞLEMEKTEDİR’

Türkiye’deki mevcut iktidar güçleri tarafından Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik başlatılan işgalde, sivil katliamı meşrulaştırmak ve teşvik etmek için uluslararası hukuk manipüle edilmiştir. Kamuoyunu yanlış bilgilendiren ve yanıltan Feyzioğlu ise, Kürt düşmanlığı ile sınırları uluslararası hukukla belirtilmiş savaş suçu işlemektedir. Hak ve yetkilerini aşarak, konumuna aykırı davranan Feyzioğlu Türkiye Barolar Birliği’ni değil, siyasi iktidarı temsil çabası içerisindedir. İşgal güzellemeleri Barolar Birliği’nin ne sorumluluğu ne de yetkisindedir.

‘KAYBEDENLERLE Mİ YARGILANACAK YOKSA?’

Feyzioğlu’nun okurken ürperten sözleri siyasi iktidarın, kendi çıkarları uğruna attığı adımları perdelemek için başvurduğu ‘millilik’ kriterinin nasıl çarpıtıldığının en uç örneği olarak tarihteki yerini almıştır. Siyasi ve hukuki aktörlerin tarihsel sorumluluklarının bilinciyle hareket etmeleri gerekirken savaş suçuna ortak olmaları kabul edilemez. Siyasi iktidarın diplomasiyi tamamen savaşa indirgediği akıl almaz kararlarla uluslararası ilişkileri yönetmesini desteklemek hukukun görevi değildir. Tam aksine, bu durumda görev olan hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, vicdan ve adalet duygularına aykırı olanın reddedilmesi gerektiğini savunmaktır. Güzellemelerle yetinmeyip işgali hukuki saiklerle de açıklamaya çabalayarak iktidarın kullanışlı hukukçusu olmaya talip olan Feyzioğlu yakın bir gelecekte tarih sahnesine bu defa da ‘kaybeden’ olarak çıkanları mı yargılayacak, yoksa onlarla birlikte mi yargılanacak?


‘FEYZİOĞLU’NUN GÖREVİ EMİRLERE UYGUN YORUM YAPMAK DEĞİLDİR’

Mevcut ulusal ve uluslararası yasaların hukuksallığı ve adaleti hedeflemesi gerektiğini ve savaş emrinin hukuksallığını sorgulayıp tartışması gereken Feyzioğlu’nun görevi emirlere uygun yorum yapmak değildir. Bu açık açık Kürt düşmanlığı ve savaş suçudur. Bu haliyle Feyzioğlu, daha çok savaş, daha fazla yoksulluk, daha fazla zam, daha fazla işsizlik, daha fazla hukuksuzluk ve daha az demokrasi demektedir. Savaşların kaybedenleri dünyanın tüm halkları, kazananları uluslararası tekeller ve onların yerli işbirlikçileridir.  


Birlikte eşit, özgür, demokratik bir yaşam için demokrasiden yana olan tüm hukukçuların savaş politikaları karşısında sesini yükseltmesi ve ülkenin savaş karanlığına sürüklenmesinin karşısında durması gerekmektedir.”

NE OLMUŞTU?

TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, katıldığı bir televizyon programında “Uluslararası hukukun bu çatışmaları düzenleyen maddelerine göre eğer silahlı güçler sivilleri kendilerine kalkan yapıyorsa saldırıya uğrayan devlet sivillerin hayatını korumak zorunda değildir” ifadelerini kullanmıştı.

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.