DOLAR 7,5575
EURO 8,9826
ALTIN 474,07
BIST 9,7776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Rüzgarlı

‘Demokratik Mücadele Programı’nın startını veren Buldan: Birlikte mücadeleye

19.08.2020
A+
A-

İSTANBUL – HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin “Demokratik Mücadele Programı’nın” startını vererek, barış adalet ve demokrasi için birlikte mücadele çağrısı yaptı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bakırköy Özgürlük Meydan’ında “Demokratik Mücadele Programı’nın” 3’üncü aşamasının startını vermek üzere bir araya geldi. Ancak burada toplanan kitle Bakırköy kaymakamlığının salgın nedeniyle yasak kararı gerekçe gösterilerek polisler tarafından engellenmek istendi. Toplanan kitle meydanda çıkartılmak istenince buna karşı yurttaşlar yapılan engellemenin zulüm olduğunu belirterek, alandan çıkmazken, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganlarıyla polisin tutumu protesto edildi. 

Müdahaleler üzerine HDP Parti Sözcüsü Saruhan Oluç’un yaptığı görüşmeler sonucu meydanın dışında açıklama yapılmasına izin verildi.  Burada Kürtçe Türkçe  “Hep birlikte tecride karşı özgürlük savaşa karşı barış” pankartları açıldı.  Açıklamaya HDK Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu ile çok sayıda yurttaş katıldı.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın alana gelmesiyle açıklamaya geçildi.

Açılış konuşmalarının ardından söz alan Buldan’ın konuşması şöyle:

“Bugün Demokratik Mücadele Programı’mızın 3’üncü aşamasının startını veriyoruz, 3’üncü aşamamızın startını 19 Ağustos tarihine denk getirdik. Çünkü bu tarih bizlerin, bir halkın iradesinin gasp edildiği tarihin yıldönümüdür. Geçen sene 31 Mart yerel seçimlerinde halkın iradesiyle seçilen belediye eşbaşkanlarımız görevden alınmış yerlerine kayyımlar atanmıştır. Bu tam da siyasi darbedir. Bir halkın iradesinin gasp edilmesi, sandıkla seçimle elde edilemeyen kazanılamayan belediyelerin zorla gasp edilmesidir ve bunun adı tam anlamıyla siyasi darbedir.

BİR ARADA YAŞAMA DARBE VURULUYOR

Kazandığımız 65 belediye başkanlığının bugün 53’üne bir kez daha el konulmuş, bu belediyeler gasp edilmiş, halkın iradesi yok sayılmıştır. Şunu çok açık ifade etmek isterim ki kayyım zihniyeti artık çökmüştür. Kazandığımız belediyelere atanan kayyımların hırsızlığı, yolsuzluğu artık belgelerle açık olarak deşifre olmuş ve belgelenmiştir. O mekânlar o binalar halka hizmet için değil hırsızlık yolsuzluk için şuanda kullanılmaktadır. Bütün bunları belgeleriyle ortaya koymamıza rağmen o belediyelerde hala kayyımlar atanmış bir görevli olarak yelerlerinde durmaktadır. AKP bugün bu ülkeyi kayyımlarla yönetmektedir bu ülkeyi ne yazık ki hırsızlık yolsuzluk yapan atanmışlarla yönetmektedir. Çünkü bu ülkeyi yönetenlerin de aslında zihniyetleri amaçları tıpkı atadıkları kayyımlar gibi bu ülkede yolsuzluk, hırsızlık, haksızlık, usulsüzlük yapmaktır. Bu ülkeyi artık yönetemediklerini görüyoruz. Bu ülkeyi kayyımlarla yönetmeye çalışanlar bu ülkeyi tecrit etmekten başka hiç bir işe yaramayanlar Kürde, Kadına, Alevi’ye, Ermeni’ye düşmanlığı bir yol haline getirmiştir. Bu ülkede farklılıkları zenginlikleriyle, çeşitliğiyle, Ermeni’siyle, Kürt’üyle, Türküyle, Alevi’siyle kadınıyla, genciyle bir arada yaşama hakkına ne yazık ki darbe vurulmaktadır.

BU ÜLKEDE KADINLARA ADALET YOK

Kayyım sadece bir siyasi darbe değildir aynı zamanda halkların bir arada yaşamasına vurulan darbedir bu ülkenin demokrasisine barışına, kardeşliğine vurulan darbedir. O yüzden diyoruz ki bu uygulamalardan bir an önce vazgeçin. Bu ülkede Kürt düşmanlığından vazgeçin, Kadın düşmanlığından vazgeçin.  İşte mesele Kürt olduğu zaman kadınlar olduğu zaman bu ülkede hukukun adaletin, demokrasinin olmadığını herkes görüyor ve biliyor. Buna tanıklık ediyor. Bir örnek vereceğim. Özellikle kadınlar kadın yoldaşlarımız her gün bir kişinin katledildiği her gün onlarca kadının tecavüze ve şiddete uğradığı bir ülkede eğer kadınsan, aynı zamanda Kürt’sen o zaman sana hukuk yok adalet yok, demokrasi bu ülkeyi yönetenler Kürde ayrı bir demokrasi, ayrı bir hukuk dayatması içerisindedir.

TECAVÜZÜ TEŞHİR ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ

İki gün önce Batman’da bir kadın tecavüze uğradı. Tecavüze uğrayan kadın yaşamına son vermek için intihar etti. İki gün önce de yaşamını yitirdi. Fakat ne oldun yani fail yakalanmadı, elini kollunu sallayarak aramızda dolaşmaya devam etti. Tecavüz eden kim bir uzman çavuş. Peki tecavüz eden bir uzman çavuş olursa onun dokunulmazlığı mı var? Ona hukuk işlemiyor mu? Tecavüz ettiği kadın eğer Kürt ise ona hukuk ayrı mı işliyor? Bu suçu işleyen fail kendisi gitmiş teslim olmuş fakat teslim olmasaydı bu ülkeyi yönetenler bu ülkenin savcıları, hakimlerin onu tutuklamaya niyeti yoktu. Çünkü dokunulmazlığı vardı ve tecavüz ettiği bir Kürt kadını idi. Ne pahasına olursa tecavüz edenleri, şiddet uygulayanları, hukuksuzluk yapanları, teşhir etmeye devam edeceğiz.  

DEMOKASİ MÜCADELESİDİR

Bu mücadele bir demokrasi mücadelesidir, aynı zamanda barış mücadelesidir. Biz 1 Haziran’da açıkladığımız tutum belgemiz ile birlikte bu yola bu ülkedeki engellerin aşılması adalet, hukuk, barış ve demokrasinin bu ülkeyi gelmesi için bir yola çıktığımızı ifade ettik. Hakkari ve Edirne’den yollara düşüp Ankara’ya gittik. İkinci aşamamızda tematik buluşmalarla kadınları, gençlerin, emekçilerin, işçilerin yanına gittik ve onları dinledik. Onlarla bu ülkeye barışın nasıl geleceğini, demokrasiyi nasıl getireceğimizi konuştuk.

KAYYIMLARI KABUL ETMEYECEĞİZ

Şimdi 3’ncü aşamamızda bugün startını verdiğimiz ve 1 Eylül dünya barış gününde oluşturacağımız insan zincirleri ile birlikte bir kez daha savaşa karşı barışı haykıracağız. Bir kez daha tecride karşı özgürlükleri haykıracağız. Bir kez daha kayyım zihniyetini protesto ettiğimizi ve kabul etmediğimiz haykıracağız.

Demokrasi gelecekse barışa, demokrasiye inananı, yoksulun emekçinin, kadının, gençlerin bir araya gelmesi ile gelecek. İşte biz bunun için varız. İşte biz bunu için yola çıktı, bunun için yola devam etmeye kararlıyız. Yeter ki bu düzene bu anlayışa, bu yönetime hep birlikte itiraz edelim, kabul etmeyelim. Kayyımı kabul etmiyoruz, savaşları kabul etmiyoruz, tecavüzleri kabul etmiyoruz, anti demokratik uygulamaları kabul etmiyoruz. Türkiye haklarının rahat bir nefes alması için barışı ve demokrasi istiyoruz ve bu yolda yürümeye kararlıyız.”

Buldan’ın konuşmasının ardından kitle sloganlar eşliğinde alandan ayrıldı.

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.