DOLAR 5,7942
EURO 6,5889
ALTIN 265,2
BIST 95.421
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Gök Gürültülü

HDP’ye komplo AKP’ye içtihat

25.04.2019
A+
A-
DİYARBAKIR – HDP, Diyarbakır’da Bağlar Belediyesi Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan ile 22 Meclis üyesine “KHK” gerekçesiyle mazbata verilmemesine karşı YSK’ya olağanüstü itirazda bulundu. HDP’li yönetici Edip Binbir, YSK’nin HDP’ye komplo kurduğunu, AKP’ye ise içtihat yarattığını söyledi.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP), Diyarbakır’da 31 Mart seçimlerinde yüksek oy oranı almalarına rağmen Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) ihraç edildikleri gerekçesiyle mazbataları verilmeyen aralarında Bağlar Belediyesi Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan ile farklı belediyelerde bulunan 22 Meclis üyesi, Yüksek Seçim Kurulu’na olağanüstü itirazda bulundu. 23 kişi ayrıca YSK’ye bireysel başvuruda da bulundu. 41 yıl boyunca seçim kurullarında çalışan HDP Diyarbakır İl Yöneticisi Edip Binbir, yaptıkları itirazla YSK’nin kararına ilişkin yasalarla değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘YSK HDP’YE KOMPLO KURDU’
 
Aday başvuru ve adayların YSK tarafından kesin aday listesinin belirlenmesi sürecini hatırlatan Binbir, YSK’nin KHK gerekçesiyle mazbata vermediği başkan ve meclis üyelerinin aday listesi kesinleşmeden bildirmesi gerektiğinin altını çizdi. Kesinleşen adayın seçilmesi ardından hüküm giymesi durumunda düşürülebileceğini ifade eden Binbir, “Adayın düşürülmesi durumunda seçilen meclis kendi içerisinde bir başkan seçer. Ancak YSK HDP’ye komplo kurdu. Bunların tümünü bildirdik. Buna rağmen adayların kriterlerinin uygun olmadığı yönünde bir uyarı yapılmadı. Yüzde 72 oy alıyorsunuz ve yüzde 20 oy alan biri belediye başkanlığına getiriliyor. Bu ne hukuki ne de ahlakidir” dedi. 
 
‘YSK’NİN İÇERİSİNDE ÇELİŞKİ VAR’
 
298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkındaki Kanunu’na işaret eden Binbir, şöyle konuştu: “298 sayılı seçmen kütükleri kanununa göre 130/5 maddesi hangi hallerde mazbatalar verilmez; açık ve net söylüyor. Ancak bu haller dışında bir durum yok. Bu nedenle bunun komplo olduğunu düşünüyoruz. Bu siyasi bir karardır. 2972 sayılı yasada da eğer bir belediye başkanı vasfını kaybetmesi durumunda yerine ikinci yüksek oy alan partinin adayı getirileceğine dair bir ibare yer almıyor. Burada hukuksuzluğun temeli; YSK kendini anayasanın yerine koymasıyla, ikinci partiye içtihat yaratmasıyla başlıyor. Mazbatayı ona vermeyi hedeflemiş. Anayasa’da, seçim kanunlarında ikinci sırada seçimi tamamlayan şahısa veya partiye mazbata verilir diye bir ibare yok. Seçim kurulu bilinçli bir şekilde böyle bir karar aldı. Kendi içerisinde bir çelişki var” diye belirtti. 
 
YSK ÜYELERİNİN GÖREV SÜRESİNİN UZATILMASI
 
Meclis Genel Kurulu’nda AKP tarafından verilen kanun teklifiyle YSK Başkanı ve kurul üyelerinin görev sürelerinin uzatılmasını anımsatan Binbir, “Bunun ne anlama geldiğini biliyoruz. Görev sürelerinin uzatılması bugünlerin hazırlığıydı. Türkiye’de KHK’lilere milletvekili olabiliyor ama belediye başkanı olamıyor. KHK’li bir milletvekili bakan bile olabilir ama neden Belediye Meclis üyesi olamıyor? YSK’nin da böyle bir karar almasının siyasi karar olduğunu anlıyoruz. Yasa ise seçimin neticesinde müessir olanlar halinde bu gibi kararlar alınır. YSK aldığı bu kararla kendi hukukuna uymamıştır” diye konuştu. 
 
‘YARGI BAĞIMSIZLIĞINDA 1920’LERİN GERİSİNE DÜŞTÜK’
 
Binbir, yaptıkları olağanüstü itiraza ilişkin ise şunları söyledi: “YSK’den netice alamazsak, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) benzer karar çıkması durumunda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) kadar götüreceğiz. Siyasi iktidar KHK’yle ihraç edilen insanları açlıkla terbiye etmeye çalışıyor. Dünyanın her yerinde hukukun üstünlüğü her şeyin başında gelir. Biz hukuk çerçevesinde yasal mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Dünyada emsali görülmeyen bir karar olduğu için buna karşı mücadele edeceğiz. Çünkü yargı bağımsızlığında 1920’lerin gerisine düştük.”
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.