DOLAR 5,8965
EURO 6,6253
ALTIN 254,2
BIST 90.787
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu

Hekimlere ceza yağdı!

03.05.2019
A+
A-
 
Türk Tabipleri Birliği (TTB) 2016-2018 dönemi Merkez Konseyi 11 üyesi hakkında, 2016 yılı 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde yaptıkları “Bu topraklarda eşitlik ve barış içinde yaşamamız çok mümkün!” başlıklı açıklama ile 24 Ocak 2018’de, TSK’nin düzenlediği Efrin operasyonu sırasında yaptıkları “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” başlıklı açıklamalar dolayısıyla açılan davanın karar duruşması, Ankara 32’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
 
“Örgüt propagandası yapmak”, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçlamalarıyla yargılanan dönemin TTB Merkez Konsey üyelerinin hazır bulunduğu davaya, birçok sendikacı, siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcisi ve baro başkanı destek vererek duruşmada hazır bulundu. 
 
TTB müdafii avukatlar, iddia edilen suçun maddi dayanaklardan yoksun olduğunu belirterek yargılanmak istenenin hekimlerin fikirleri olduğunu ifade etti.
 
Yargılanan tüm hekimlere, yaptıkları her iki açıklama dolayısıyla Türk Ceza Kanunu’nun 216’ncı maddesi gereği “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçlamasıyla ayrı ayrı 10’ar ay hapis cezaları verildi. 
 
Yargılanan isimlerden hekim Hande Arpat’a ayrıca “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla 1 yıl 10 ay hapis cezası verildi. 
 
Böylece 10 kişiye 1 yıl 8’er ay hapis cezaları veren mahkeme, Hande Arpat’a ise 3 yıl 3 ay 22 gün hapis cezası verdi.
 
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebini reddettikleri için hekimlerin cezaları ertelenmedi.
 
2016-2018 yıllarında TTB Merkez Konsey’de yer alan hekimlerin isimleri şöyle: Mehmet Raşit Tükel, Sinan Adıyaman, Ayfer Horasan, Bülent Nazım Yılmaz, Dursun Yaşar Ulutaş, Funda Barlık Obuz, Hande Arpat, Mehmet Sezai Berber, Mustafa Tamer Gören, Selma Göngür, Şeyhmuz Gökalp.”
 
TTB Merkez Konseyi tarafından yapılan açıklamalar şöyle: 
 
“1 EYLÜL 2016
 
Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü.
 
Bundan tam 77 yıl önce Nazilerin Polonya’yı işgal etmeleri ile başlayan İkinci Büyük Emperyalist Savaş, milyonlarca insanın ölümüne, yaralanmasına, etkisi yıllar boyu sürecek sağlık sorunlarına neden oldu; ardında moloz yığınları haline gelmiş kentler bıraktı. Faşizme karşı büyük bedeller ödenerek, nihayetinde insanlığın galip geldiği emperyalist paylaşım savaşının başladığı gün olan 1 Eylül, Dünya Barış Günü olarak kabul edildi.
 
Ne yazık ki bir Dünya Barış Günü’nü daha acılar içinde karşılıyoruz. Ülkemiz Cumhuriyet tarihinin en kanlı dönemlerinden geçiyor. Her gün bir kentimize düşen bombalar yüreklerimizi dağlıyor, her gün evlerimize ateş düşüyor. İnsanlığa düşman saldırılar mitinglerimizi, Anadolu halklarının en şen günlerinden biri olan düğünleri, ülkenin muhalefet liderini hedef alıyor.
 
Bitmiyor, iktidarın kendi eliyle her türlü desteği vererek besleyip büyüttüğü gerici bir yapılanmanın darbe girişimi ile katledilen onlarca yurttaşımızın acısı, demokrasinin olmazsa olmazı parlamentonun bombalanmasına dair öfkemiz hala taze.
 
Bitmiyor, darbe girişiminin faillerine yönelik olarak başlatılan operasyonlar, hayatını emek ve demokrasi mücadelesine adamış onlarca ilerici hekimin, gazetecinin, sanatçının alıkonulduğu bir “cadı avı”na dönüştürülüyor; işkence ve kötü muamele uygulamaları iktidar eliyle basına servis ediliyor.
 
Bitmiyor, çocuklarımız gerici örgütlerin yurtlarında, göçmen kamplarında, çadırlarda şiddete ve tecavüze uğruyor, tüm adalet arayışlarının kapıları kapalı tutuluyor.
Bitmiyor, her gün ülkemizin çeşitli yerlerinde iş cinayetleri nedeniyle emekçiler katlediliyor, tüm hesap sorma kanalları tıkatılıyor.
 
Bitmiyor, demokratik yollarla çözümünün mümkün olduğu tarihsel süreçte farklı toplumlardaki örnekleriyle de bilinen Kürt sorunu kanla, talanla, işkence ve kötü muameleyle derinleştiriliyor. Onlarca kentimiz yıkıntı haline getiriliyor, yüzlerce sivil yurttaşımız katlediliyor, binlerce yoksul insan göçe zorlanıyor.
 
Bitmiyor, iktidarın ve emperyalist güçlerin akıl almaz Suriye politikası nedeniyle cihatçı çetelerin taşeronluğunda kana bulandırdığı Suriye’den ülkemize göç eden 4 milyona yakın göçmen insanlık dışı koşullarda yaşamaya mahkum ediliyor, insan yaşamı vize pazarlıklarında hiçe sayılıyor.
 
Bitmiyor, demokrasiyi lağveden OHAL ve KHK’lar ile emekçiler her geçen gün yoksullaştırılıyor, doğal kaynaklarımız ve kentlerimiz ranta feda ediliyor.
Bitmiyor… Bitmeyecek de; bizler, emekçiler, barıştan yana saf tutanlar, gericiliğe baş kaldıranlar, bu kan siyasetine “hayır!” diyenler bir araya gelip sözlerini haykırmadıkça bitmeyecek.
 
Gerek ülkemiz içinde, gerekse sınırlarımızın dışında toplumsal ve evrensel barışı ayakları altına alan bu kan siyasetine karşı sesimizi yükseltmek, bir canımızı, evladımızı, kardeşimizi daha bu kan siyasetine kurban etmemek, bir Dünya Barış Günü’nü daha acılar içinde karşılamamak için tüm halkımızı sesimize güç vermeye, Emek ve Demokrasi Güç Birliği’ne katılmaya davet ediyoruz.
 
Biliyoruz, her türlü emeği sarf etmeye de varız: BU TOPRAKLARDA EŞİTLİK VE BARIŞ İÇİNDE YAŞAMAMIZ ÇOK MÜMKÜN!
 
Türk Tabipleri Birliği
Merkez Konseyi”
 
24 OCAK 2018
 
Savaş bir halk sağlığı sorunudur!
 
Biz hekimler uyarıyoruz:
 
Savaş, doğada ve insanda tahribat yapan, toplumsal yaşamı tehdit eden, insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunudur.
 
Her çatışma, her savaş; fiziksel, ruhsal, sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açarak büyük bir insani dramı da beraberinde getirir.
 
Yaşatmaya ant içmiş bir mesleğin mensupları olarak, yaşamı savunmanın, barış iklimine sahip çıkmanın birincil görevimiz olduğunu aklımızdan çıkarmıyoruz.
 
Savaşla baş etmenin yolu, adil, demokratik, eşitlikçi, özgür ve barışçıl bir yaşam kurmak ve bunu sürekli kılmaktır.
 
Savaşa hayır, barış hemen şimdi!
 
Türk Tabipleri Birliği
Merkez Konseyi”
 
 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.