DOLAR 5,8774
EURO 6,5319
ALTIN 294,3
BIST 120.946
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 9°C
Hafif Yağmur

‘Herkes bu trajediye doğal ölüm gözüyle bakıyor’

15.01.2020
A+
A-

ANTALYA – Ege ve Akdeniz’inde yaşanan mülteci ölümlerine dikkati çeken Avukat Ahmet Çevik, sığınmacı haklarının yok sayıldığını belirterek, “Herkes bu trajediye doğal ölüm gözüyle bakıyor” dedi.

İçişleri Bakanlığı verilerine göre; 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu gereği 2018’de 56 bin, 2019 Ekim ayı itibariyle 75 bin 172 kişi olmak üzere toplam 95 bin kişi sınır dışı edildi.  Hakkında sınır dışı kararı verilen yabancılar, uyruğunda bulundukları ülkeye ya da farklı bir ülkeye sınır dışı edilebilmekte. Yabancılar hakkında sınır dışı kararı almaya yetkili makam; İçişleri Bakanlığına bağlı bulunan valilikler ve İl Göç İdareleri’dir. Sığınmacıların son yıllarda sıklıkla sınır dışı edilmesini Avukat Ahmet Çevik, Mezopotamya Ajansı’na değerlendirdi.
 
YABANCI DÜŞMANLIĞI ARTIYOR
 
Bir yılda sınır dışı etme oranının iki katına çıktığının bilgisini paylaşan Av. Çevik, politikacıların Suriyeli karşıtlığının ve yabancılara yönelik üretilen nefret söylemlerine dikkati çekti. Ege ve Akdeniz’de mültecilerin yaşadığı trajediye değinen Av. Çevik, “Herkes bu trajediye doğal ölüm gözüyle bakıyor. Egemen ülkelerin de göçmenlere yönelik samimi politikaları yok. Türkiye göç yolları üzerinde bulunuyor birçok göçmen ve sığınmacı geri gönderme merkezlerinde gönderilmeyi bekliyor ve geri gönderme merkezlerinde ceza evinden daha ağır şartlarda kalıyor cezaevlerinde bir işleyiş bir sistematik düzen var ve mahpusları mahpus olmaktan doğan hakları var. Hâlbuki göçmenler sığınmacılar ve mültecilerin haklarını güvence altına alan bir işleyişten söz edemiyoruz” diye belirtti. 
 
İHLALLERİ MEŞRULAŞTIRIYORLAR
 
Kimsenin mültecilerin ölümlerinin sorumluluğunu üzerine almadığını vurgulayan Çevik, egemenlerin mültecilere dair hak ihlallerini meşrulaştırdığını söyledi. Ülkeye gelen yabancıların ülkede evlendiğini ve çocuk sahibi olmalarına rağmen sınır dışı kararı verilebildiğini hatırlatan Çevik, Kongo vatandaşı üniversite öğrencisi müvekkilinin çalıştığı ileri sürülerek, ikamet izni iptal edilip sınır dışı etme kararı verildiğini kaydetti.  Av. Çevik, “Bunun üzerine İdare Mahkemesi’nde sınır dışı kararının iptalini istedik. Bu süre içinde yabancı uyruklu bir Türk vatandaşı ile evlendi, gebe kaldı. Buna rağmen İdare Mahkemesi sınır dışı etme kararını kesin bir şekilde onadı. Anayasa Mahkemesi’ne giderek sınır dışı etme kararını aile hayatına saygı hakkı kapsamında tedbiren durdurulmasını istedik. Mahkeme tedbiren sınır dışı etme işlemine durdurma kararı verdi ve Anayasa Mahkemesi sonucunu şimdi bekliyoruz.”
 
‘İLTİCAYA ERİŞİME HAKKI VERİLSİN’
 
“Hakkını arayamayan dil sorunu nedeni ile avukat bulamayan kişilerde çaresizlikten riskli olan geldikleri yerlere gitmek zorunda bırakılıyor ve sınır dışı ediliyorlar” diye devam eden Çevik, mültecilerin zor şartlar altında yaşam mücadelesi verdiğini anımsattı. Çevik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Post-politik toplumlarda üretilen nefret ile hassas ve dezavantajlı gruplara karşı mobilize de edilebiliyor. Antik Yunan, İmparatorluklarda göçmen ve mültecilere yönelik bu şekilde kapatma kültürü yoktu mülteciler göçmenler ve sığınmacılar modern çağın köleleridir. Post-Politik egemenler yaşatma hakkını hassas ve dezavantajlı gruplar üzerinde kullanmıyorlar. Zorunlu göç hareketinin yaşandığı günümüzde, artan ihtiyaçlara rağmen devletlerin ilticaya erişim hakkı ve uluslararası korumanın sınırlarını gittikçe daraltma eğiliminde olduğunda ilticaya erişim hakkının temel bir hak olarak başvurusunun kolaylaştırılması. Katı vize politikalarından vazgeçilmesi, ihtiyacı olan ve zor durumda olanların sınırdan geçmesi, aile birleşmesinin önüne konulan engellerin kaldırılması, mültecilerin sığındıkları ülkede hak ve hizmetlere etkin erişimin sağlanması, insan onuruna yakışır bir yaşam kurabilmelerine imkân tanınmalıdır.” 
 
MA / Hamdullah Kesen

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.