DOLAR 7,3296
EURO 8,6988
ALTIN 456,58
BIST 9,6229
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu

‘Hızır, inanç ve kültür olarak hayatın her alanına girdi’

13.02.2020
A+
A-

DERSİM – Hızır ayı, tutulan oruç ve inançsal ritüellerle devam ederken, Alevilerin kanaat önderlerinden Ali Doğan, Hızır’ın inanç, kültür ve toplumsal olarak hayatın her alanına girdiğini söyledi.

Dersim’de Aleviler için kutsal kabul edilen Hızır ayı, tutulan oruç ve inançsal ritüellerle geçiyor. Zorlu kış günlerinin geride kalması anlamına gelen Hızır ayında, lokmalar dağıtılır, ziyaretler ve türbeler ziyaret edilerek, iyi dileklerde bulunulur. Ayrıca, cemlerin bağlandığı ve kurbanların dağıtıldığı bu ayda, Hızır orucu tutulur. Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde değişiklikler gösteren Hızır orucu, genelde Şubat ayının  Salı, Çarşamba ve Perşembe günlerinde tutulur. Gece yarısında başlayan ve akşam gün batımına kadar devam eden Hızır orucu, Şubat’ın sonlarında son buluyor. Piri Sevdin Ocağından kanaat önderi Ali Doğan ve Derviş Cemal Ocağından kanaat önderi Menşure Doğan, Alevilerde Hızır’ın önemini, tutulan oruç ve yapılan ritüelleri anlattı.
 
‘REYA HAQ CORAFYASI KÜLTÜRÜNÜ SÜRDÜRÜYOR’
 
“Pir sevdim o ocak evladıyım” diyerek konuşan Pir Ali Doğan, Hızır’ın inanç, kültür ve toplumsal olarak hayatın her alanına girdiğini söyledi. Hızır’ın karşılarına çıkan büyük bir değer olduğunu belirten Doğan, ibadet ettiklerinde Hızır’ın anılmadığı, girmediği yer olmadığını dile getirdi. Bu kültürün hala yaşayan bir damar olduğunu belirten Doğan, “Kadınlar elinde tepsilerle lokmalar dağıtıyor. Sokakta Hızır orucu tutuğunu söyleyenlere rastlıyoruz. Asırlardır kuşaktan kuşağa günümüze kadar geldi. Özellikle bizim ‘reya haq’ coğrafyası ve evlatları, o yolu, kültürü sürdürüyor. Baba ve dedelerimiz kendilerini öyle ifade ediyorlar. 50-60 yaşında bir insana sorsanız sadece Dersim’de değil Erzincan, Erzurum, Sivas, Maraş, Antep’in büyük bölümü, Hızır adına bir şey yapmıştır. Fakat giderek bu alanlardan kopma olmasına rağmen halen Hızır kültürünü yaşıyoruz” dedi.
 
‘HER YERDE HIZIR’IN NİŞANGAHI VAR’
 
Doğan, yaşadıkları coğrafyayı büyüklerinin, “evliyalar diyarı, Hızır’ın mekanı, ocakların kalesi” olarak andıklarını kaydetti. Dağa, taşa, toprağa, suya bu kutsallıkla yaklaştıklarını söyleyen Doğan, “Büyüklerimiz en büyük nehre ‘Munzur’a Çeme Xızır’ demiş. Bereketli ve bol olsun diye onun üzerine yemin içmiş, üzerine sofra duası verirken, onun gibi bereketli olsun demişler. En yüksek Munzur Dağlarına ‘çiyaye Xızır’ demişler. Ona yüzünü dönmüşler ve bu sıfatla dua etmişler. Bugün nereye giderseniz gidin Hızır’ın nişagahı vardır. Bizde avcılık yasaktır. Bir canlıyı öldüreni cem evlerine almazlar. Burada olan dağ keçilerini Hızır’ın hayvanları olarak nitelendiriliyor.  Hızır en yakın olarak sevgiyle anlamlandırdıkları için en yakın güç olarak görmüşlerdir. Hızır’la ilgili bir çok rivayet, hikaye var. Bizde Hızır her yerde, her koşulda karşılarına çıkacak. Yol değiştirecek biri olarak görüyorlar” şeklinde konuştu.
 
‘LOKMALAR İHTİYACA GÖRE PAY EDİLİR’
 
En ufak bir belada Hızır’ın akıllarına geldiğini dile getiren Menşure Doğan ise ninesinin inancı ile Hızır’ı anlattı. Doğan, “Nenem tüm evrene ve diyara seslenerek Hızır’ı 366 evliyayla çağırır. Herkes kendi köyünde, yaşadığı yerdeki ziyarete seslenir, dua eder. Fakat Hızır herkes çağırır ve tüm toplumlarda var.  Bir Munzur ve Düzgün Babayı dua ettiğinde dağın görmesini arzu ediyor insan. Kentlerde beton binalarında bekliyorsun ki güneş açsın, avuçlarımı açayım diye. Bulamıyorsak büyük şehirlerde o zaman Hızır’ı yine ihmal etmiyoruz. Hızır ayında nenemin bütün kapı komşuları lokmasını alır getirirler.  Nenemde onları lokmasız bırakır mi? Hayır. Hangi evde kime ne vereyim, kimin neye ihtiyacı varsa bir hafta önceden hazırlığını yapar. Loxme Xızır diyerek pay eder. Bu alışkanlığı en çok Hızır ayında yaparız” diye konuştu.  
 
‘3 GÜN ORUÇ TUTULUR’
 
Doğan, Hızır ayında eve gelen hiç kimsenin boş gönderilmediğini belirterek, şunları kaydetti: “Çünkü belki Hızır onun kılığına girmiştir. Hangi fakirin ayağı senin evine girerse, senden bir şey istiyorsa onu iyi karşılıyorsun. Bir lokma olsa bile Hızır niyetine boş bırakmayacaksın. Bu kadar değerli ve Allah katına çıkardığımız Hızır, peygamberler ve dinler üstüdür. Çünkü iman, din, Allah sevgisiyle insanın kalbindedir. Hızır ayında Salı gününden başlanır. İklim şartlarından dolayı bölge bölge değişir. Perşembe günü özellikle cem tutulur. Dersim yöresinde 3 gün Hızır orucu tutulur. Başka yörelerde 5 gün tutan kesimler de var.” 
 
Kimsenin baskıyla oruç tutmadığını söyleyen Doğan, Alevi inancında rızanın çok önemli olduğunu dile getirdi. 
 
MA / Ayşe Sürme 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.