DOLAR 8,0580
EURO 9,6752
ALTIN 460,38
BIST 1.408
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Sağanak Yağışlı
İstanbul
13°C
Sağanak Yağışlı
Paz 19°C
Pts 17°C
Sal 16°C
Çar 18°C

HRW’den kayyım açıklaması: Erdoğan şiddet seçeneğini teşvik ediyor

07.02.2020
A+
A-

İSTANBUL – HDP’li belediyelere kayyım atanıp, eşbaşkanların tutuklanmasının dayanaksız olduğunu vurgulayan İnsan Hakları İzleme Örgütü, “Erdoğan yönetimi, şiddete dayalı, demokratik olmayan ve hukuk dışı seçeneklerin desteklenmesini teşvik ediyor” dedi. 

 
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) yaptığı açıklamada, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) belediye eşbaşkanlarının görevden alınarak tutuklanması ve yerlerine kayyım atanmasıyla seçme ve seçilme hakkının ihlal edildiğine işaret etti. HRW’nin açıklamasına göre, iktidarın, belediye başkanlarını görevlerinden alarak ve ülkenin güneydoğusundaki belediye meclislerinin çalışmasını engelleyerek, muhalefetteki HDP’ye yönelik saldırılarını yoğunlaştırıyor.
 
Açıklamada, “Halen 23 belediye eşbaşkanı ‘Terörle Mücadele Yasası’ kapsamında suçlar işledikleri iddiasıyla tutuklu olarak hapiste bulunuyor. Bunlardan biri olan Diyarbakır’ın seçilmiş Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Adnan Selçuk Mızraklı, ‘örgüt üyeliği’ suçundan yargılandığı davanın ikinci duruşmasına 10 Şubat 2020 tarihinde çıkacak. Savcılık yayınladığı mütalaada, Mızraklı için mahkumiyet kararı istiyor olsa da iddianamede Mızraklı aleyhine sunulan deliller, Mızraklı’ya isnat edilen örgüt üyeliği veya suç sayılabilecek başka faaliyetlere karışmış olma suçlamalarını desteklemekten uzak” denildi.
 
‘1.8 MİLYON SEÇMENİN HAKLARI ÇİĞNENİYOR’
 
Raporda, görüşlerine yer verilen İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya direktörü Hugh Williamson, “Yerel Kürt politikacıları, suç sayılabilecek faaliyetlerin varlığını gösteren ikna edici deliller olmaksızın, sanki silahlı militanlarmış gibi görevden almak, tutuklamak ve yargılamak, anlaşıldığı kadarıyla, Türkiye Hükümeti’nin siyasal muhalefeti ortadan kaldırmak için tercih ettiği yöntem haline gelmiş durumda” şeklinde konuştu.
 
Williamson, “Meşru herhangi bir terörle mücadele çabasıyla bağlantılı olmayan bu davalar, belediye başkanlarının ve onlara oy vermiş 1.8 milyon seçmenin seçme ve seçilme haklarını çiğniyorlar” dedi.
 
İnsan Hakları İzleme Örgütü, görevden alma ve tutuklamaların süreceğini gösteren her türlü emarenin mevcut olduğu kanısında olduklarını da paylaştı. Raporda, görevden almalarla birlikte 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerin sonuçlarının da fiilen iptal edilmiş olduğu vurgulandı.
 
‘TUTUKLAMA GEREKÇELERİ TEMELSİZ’
 
32 HDP’li belediye eşbaşkanının görevden alındığı, yerlerine kayyım atandığını belirten HRW, bu dosyaları incelediklerini, mahkeme kararlarının bazıları gizli tutulan tanıklar tarafından belediye başkanlarına karşı dile getirilen muğlak ve genellemeci iddialar ile belediye başkanlarının siyasi faaliyetlerine ve sosyal medya paylaşımlarına ilişkin ayrıntılara dayandığını ve bunların suç sayılabilecek faaliyetlerin varlığına ilişkin makul şüphe bulunduğunu göstermekten, dolayısıyla tutuklama kararlarına gerekçe teşkil etmekten uzak olduğunu tespit etti.
 
HRW, tespitlerini şöyle sıraladı: “Bu durum, bölgede yaşayan Kürt seçmenler için, yerel demokrasinin ikinci kez askıya alınışı. Daha önce, Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal altında, Erdoğan hükümeti Belediye Kanunu’nda bir değişiklik yapmış ve 2014 yerel seçimlerini kazanarak göreve gelmiş 94 HDP’li belediyenin başkanlarını ve meclislerini görevden alarak, bunların yönetimine doğrudan el koymuştu. 2016-17 yıllarında tutuklanmış bu belediye başkanları hakkında da siyasal saikli ceza davaları açılmıştı.”
 
‘TUTUKLAMALARA SON VERİLMELİ’
 
Williamson, açıklamada şu çağrıyı yaptı: “Türkiye, Terörle Mücadele Yasası kapsamına giren suç isnatlarını siyasi saiklerle, siyasi muhalifleri tutuklamak ve yargılamak amacıyla kullanmaya son vermelidir. Meclis, belediye kanununda OHAL döneminde yapılan ve belediye başkanlarının keyfi olarak görevden alınarak tutuklanmalarını haklı göstermek için kullanılan değişiklileri yürürlükten kaldırmalıdır.”
 
Williamson, “Güneydoğu’da siyaset yapmanın hukuki yollarını tıkayan Erdoğan yönetimi, potansiyel olarak şiddete dayalı, demokratik olmayan ve hukuk dışı seçeneklerin desteklenmesini teşvik ediyor” vurgusu yaptı. 
 
HRW’nin sitesinde bu süreçle ilgili daha detaylı veri, görüşme ve açıklamalara yer verildi.

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.