DOLAR 5,8032
EURO 6,5289
ALTIN 238,3
BIST 96.861
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Çok Bulutlu

Hücreden yayılan bahar kokusu…

03.04.2019
A+
A-

Türkiye, heyecanlı bir seçim maratonunu daha yaşadı. Normal şartlarda yerel seçimlerin bu atmosferi yaratmaması gerekir. Ancak Türkiye çoktandır bu normalliğin dışına çıkmış vaziyette. Alt tarafı çöpümüzü toplayacak, iki üç kaldırım düzeltecek, çocuklar için de bir iki park yapacak belediye seçimleri nasıl olur da ülkenin kaderini değiştirebilir ki? Ama değiştiriyor işte… Şu bir gerçek ki belediyeler paranın döndüğü ve rantın dağıtıldığı merkezi noktalardır. Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Mersin, Antalya gibi büyükşehirler size genel seçimlerde iktidarın kapısını açacak gücü sağlayabilir. Seçim sonuçlarına göre yukarıda saydığım illerin içerisinde Bursa hariç (-ki orada da adaylar arasında fark çok düşük ve ciddi itirazlar var) muhalefetin eline geçmiş durumda.

Şimdi AKP’nin belediyecilik üzerinden iktidara geldiğini de göz önünde bulundurarak sürece geniş açıdan bakarsak, seçim sonrasında iktidarın neden kıvrandığını da anlayabiliriz. Hedeflediği noktaya ulaşana kadar bindiği ‘Demokrasi Treninden’ uzun zaman önce inen AKP, beklenmedik bir anda elinden kayıp giden Türkiye’nin en önemli illerini muhalefete vermemek için kaç gündür akla zarar denemeler yapıyor. Seçim gecesi Anadolu Ajansı (AA) ile başlayan ‘ne yapsak da kaybettiğimizi saklasak’ telaşı, bu gün ‘bu seçim olmadı yeniden yapalım’ noktasına kadar vardırdı işi…

Peki bu seçim size yakın dönemdeki hangi seçimi hatırlatıyor? Ben söyleyeyim, 7 Haziran…

Hani şu AKP’nin iktidarı kaybettiği ancak muhalefetin de basiretsizliği yüzünden heba edilen seçimler… İki seçimin birbirine benzemesine sebep olan bir konu da HDP’nin o gün yaptığını bu gün de başarmasıdır. HDP nezdinde Kürt seçmen, Türkiye’de istediği zaman iktidarı değiştirebilecek güçte olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. 7 Haziran seçimleri öncesinde ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ diyen Selahattin Demirtaş bunu başarmış, ancak muhalefetin de desteğiyle hem bu süreç heba edilmiş hem de Recep Tayyip Erdoğan’ın en çekindiği rakibi Demirtaş hapse atılmıştı. Ondan sonra yaşanan kayyum hukuksuzlukları, tutuklamalar ve baskılar hepinizin malumu. Tam da herkesin umudu kırılmışken bir şey oldu. Yerel seçimlerde HDP yönetimi bir karar aldı ve ‘dahil edilmediği’ ittifaka batıda destek vereceğini açıkladı. Bunun gereği olarak da batıda aday göstermedi. Bu duruma bir çok HDP’li tepki gösterdi, alınan bu karar çok eleştirildi ve bir çok HDP seçmeni sandığa gitmeyeceğini söyledi. Ancak seçimlere iki gün kala Demirtaş’ın ‘kettlından’ bir mesaj yayıldı: “Birazcık hatırım varsa yüreğinize taş basın ve faşizme karşı oyunuzu kullanın” dedi. Demirtaş’ın HDP seçmeninde ne kadar büyük hatırı olduğunu seçim sonuçlarıyla görmüş olduk. Adeta Demirtaş’ın hücresinden ülkeye bahar kokusu yayıldı… Bu gün eğer iktidarın geriletilmesi konuşuluyorsa, İstanbul, Ankara, Antalya, Mersin, Adana gibi Türkiye’nin en önemli belediyeleri muhalefete geçmişse ve insanlarda geleceğe dair bir nebze umut yeşermişse HDP’nin ve Demirtaş’ın katkısı asla unutulmamalıdır.

Bu durumu özellikle vurgulamamın sebebi yarınlar içindir. Çünkü CHP’nin HDP ve Kürtler olmadan asla Türkiye’de bir değişimi sağlayamayacağını anlaması gerekiyor artık… Bu yüzden HDP’nin ve Demirtaş’ın ortaya koyduğu fedakarlığa yüz çevirmeden, aksine el uzatarak karşılık vermeleri elzemdir. AKP-MHP bloğunun HDP’yi karalama, kriminalize etmesine seyirci kalmamalıdır. Sürekli ‘bölücülükle’ suçlanan bir partinin, ülkeyi nasıl da birleştirdiğine dönüp baksınlar. “HDP’nin başka haritası var, ülkeyi bölecekler” diyenlere inat şimdi muhalefet açıp seçim sonrası haritaya baksın. HDP’nin ülkeyi nasıl da rengârenk bir bahçeye dönüştürdüğünü görsünler. Kurtuluş tam da buradadır… Gelecek adına bu yapılmaz ve AKP-MHP bloğunun Kürt düşmanlığına ve savaş politikası değirmenine su taşınmaya devam edilirse bu gün edindiğimiz umudun zerresi kalmaz…

Şimdi muhalefetin birlikte yapması gereken ilk iş sandıktan çıkan halk iradesinin tecelli etmesini sağlamaktır. İstanbul’da 27 bin küsür oy farkına rağmen sandıklar sayılırken, Muş’ta HDP’nin tüm delillerine ve itirazlarına rağmen YSK bu itirazları dikkate almıyor. Aynı şekilde İYİ Parti’nin Balıkesir itirazları da kabul görmüyor. Bu duruma nereden bakarsanız bakın hukuksuzdur ve tutarsızdır. İlk olarak tüm muhalefet güçlerinin İstanbul, Muş ve Balıkesir illerinde mücadeleyi ortaklaştırması gerekiyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.