DOLAR 5,7898
EURO 6,4559
ALTIN 277,4
BIST 98.415
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

İBB’nin tek kadın başkan adayı: Meydanlar bizim

03.02.2019
A+
A-

İstanbul’un sorunlarını kentte yaşayan halkla birlikte konuşup karar verecekleri bir seçim çalışması yürüteceklerini belirten EHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Özge Akman, “Billboardlarımız olmayabilir ama bütün duvarlar, meydanlar bizim” dedi.

31 Mart yerel seçimine 2 aydan az bir zaman kalırken partilerin belediye başkan adaylarının da büyük bir bölümü açıklandı. Emekçi Hareket Partisi (EHP) de İstanbul Büyükşehir Belediye Adaylığına Özge Akman’ı gösterdi. Akman, seçimleri ve aday olma gerekçesini aday olma gerekçesini Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Necla Demir‘e açıkladı.

İstanbul doğumlu ve tekel işçisi bir anne- babanın çocuğu olan Akman, üniversite yıllarında tanıştığı EHP ile birlikte sosyalist mücadele içerisinde yer almaya başladığını belirtti. Genç bir kadın olarak toplumsal sorunlar, emek, kadın ve gençlik mücadelesinde aktif olarak çalışma yürüttüğünü dile getiren Akman, “Şimdiye kadar yaşadığım ve mücadele verdiğim kentte adaylığımızı koydum” dedi.

‘EMEĞİN BAŞKENTİ İSTANBUL’DAN GİRİŞ YAPALIM İSTEDİK’

Akman aday olma nedenlerini ise şu sözlerle açıkladı: “En önemli gündemlerimiz arasında ülkede yaşananları göz önünde bulundurduğumuzda AKP’den kurtulmak vardı fakat geldiğimiz aşama itibariyle ekonomik kriz çok derinleşti. Emekçilerin sesini dile getirmenin ihtiyacı çok yükseldi. Bizler bu emekçilerin içinden gelen insanlarız, çocuklarıyız. Mevcut krizlerden en çok etkilenenleriz. Bu toplumda kadınlar istihdam gücü olarak bile sayılmıyor. Benim öğrencilik yıllarım çalışma hayatı içerisinde geçti. Kaldı ki büyük işsizlik, yoksulluk gibi süreçlerin gelmesi bu gündemi bizim açımızdan da en önemli sıraya getirdi. Toplumsal muhalefet içerisinde az dile getirilmesinden ve içerisinde yaşayanlar olarak gündeme getirme ihtiyacı duyduk. Bunun en üst sıradan gündeme gelmesi için de bir seçim süreci içerisinde olmasını istedik. Emeğin başkenti olarak gördüğümüz İstanbul’dan giriş yaparak emekçilerin sorununu kriz gündemiyle ele alalım dedik. Bu yüzden de kendi adayımızı belirledik.”

‘İSTANBUL İKTİDAR SINIRLARI İÇERİSİNDE KAZANILAMAZ’

AKP ve CHP başta olmak üzere siyasi partilerin seçim gündemleri ve stratejilerine dair de konuşan Akman, “AKP, Binali Yıldırım gibi birini aday göstermesinin sebebi seçimde fiziki olarak çok büyük bir emek sarf etmeden seçimde İstanbul’u kazanabileceği bir yer olarak da düşünmesi. Bu bağlamıyla da ekonomik kriz gündemini geçiştirmek, seçim sonrasına atmak istiyorlar. Çünkü AKP çok ciddi bir sıkışıklığın içerisinde. Bunu ortadan kaldıracak olan güç şu an kendisinde yok. Yoksulluk ve pahalılığın kendi seçmenlerinde de bir karşılığı ve aynı zamanda itirazları da var. CHP açısından ise tam buna karşılık getirilen bir siyaset tarzı yok ortada. Mesela Ekrem İmamoğlu gibi bir figürün ‘ben siyasetle ilgilenmiyorum, siyaset Ankara’dan yürütülür, biz İstanbul’daki konularla ilgilenelim’ tarzdaki gidişatı aslında ne AKP’ye itiraz eden seçmene sesleniyor ne de kendince AKP’den kurtulmak isteyen demokratlara sesleniyor. Bu aslında bir çeşit siyasetsizlik. Bizim iddiamız ise şu; toplumun siyasi konuları konuşulamadan, bunlar yok sayılarak herhangi bir seçimli süreç asla kazanılamaz. İstanbul iktidar sınırları çerçevesinde kalarak kazanılabilecek bir kent değil. Kaldı ki Türkiye’nin hiçbir ili bu pozisyonda değil. Burada muhalefetin kendince bu ekonomik kriz gündemini, bu memleketteki ezilen halklar ile de ilgili hiçbir sorunu önüne almaması ve hatta tamamen reddetmesi milliyetçi bloğa yaslanması ve oradan oy isteyen bir pozisyona gelmesi ciddi tartışma konusu” ifadesinde bulundu.

‘HDP’NİN TUTUMUNU YERİNDE BULUYORUZ’

HDP’nin tutumunu yerinde bulduklarını da açıklayan Akman, “Nihayetinde kendi yürüttüğü bir politika doğrultusunda İstanbul’da kendi seçmenleriyle birlikte mantıklı bir karara varmıştır. Tartışmamız Kürt kentlerinde kayyumlarla uğraşan, batı illerinde de kendince bir siyasi pozisyonda bulunan HDP ile ilgili temelli bir tartışma değildir” diye belirtti.

‘KRİZİ GÜNDEME GETİRECEĞİZ’

“Şuan toplumun en çok konuştuğu kriz gündemi hiçbir yerde yok” diyen Akman, krizin adının bile anılmadığı bir süreçte bu gündem ekseninde kendilerini ayrıştırdıkları görüşünde. Akman bu görüşünü de “Çünkü artık toplumun kutupları sadece kendi güncel siyasete dair itirazlarına yönelik kutuplardan çıkmıştır. Emek gündemi ve geçim derdi birinci sıraya gelmiştir. Biz de EHP olarak bu gündemleri birbirinden ayrıştırmayı doğru bulmuyoruz. Her ne olursa olsun EHP’nin temel politikası doğrultusunda kriz gündemini gündeme getirmemiz gerekirdi. Bu seçimde ‘Hiçbir şey yapmadan da olur’ gibi bir eğilime gelmek AKP’nin ekmeğine esasen yağ sürmek olurdu diye düşündük” sözleriyle dile getirdi.

‘KADINLAR VAR’

Siyasi partilerin kadın belediye adaylıkları konusunda da yine sınıfta kaldığını hatırlatan Akman şunları ifade etti: “İstanbul’da ilk kadın belediye başkan adaylığına başvuran da biziz. Bu önemli. Çünkü toplumsal siyaset içerisinde kadınlar ikinci planda tutuluyor. ‘Kadınlar aday olmak istemiyor’ diye yorumlar da geldi. Bu toplumun yarısı kadınlar. Siyasi partiler bu toplumun yarısını oluşturan kadınların kendilerini nasıl seçmelerini bekliyorlar? Kadınları anlayan ve anlayış gösteren siyaset tarzını benimsediklerini söylüyorlar ama bizim anlaşılmaya ihtiyacımız yok ki. Kadınların var olduğunu gösteren şeylere ihtiyacımız var ve kadınlar var. İşte ben de bu adaylardan biriyim. En önemli konumuz emek gündemi olabilir ama yıllarca biz kadın hareketinin içerisinde var olduk. Yerel yönetimler konusunda kadınlarla ilgili çokça açık varken, İstanbul en çok kadının öldürüldüğü ve güvensiz şehir iken bu hepimizin gündemi olmalı. Kadınların yaşam mücadelelerinden tutun da siyaset alanında bulunmalarına kadar tüm meseleler en önemli gündemlerden. Bu açıdan kadınların sesini de dile getirmek için varız.”

‘EŞBAŞKANLIK BATIDA DA UYGULANABİLİR’

Akman, Kürt kentlerinde kayyumlar atanana kadar eşbaşkanlık sisteminin çok iyi işlere imza attığını ve bu sistemin aynı şekilde batıdaki belediyelerde de hayata geçirilebileceği dile getirdi. Eşbankanlığın kadınların siyasette teşvik edici bir yerde olduğuna dikkat çeken Akman, “Eşbaşkanlık sistemi tüm adayları erkek olan siyasi partiler açısından gündeme alınması gereken bir konu. Kazanılması kesin bir sürü ilçe var. Buralarda kadın adaylar teşvik edilemez miydi? Ama erkek egemen politikanın sürdürülmesi anlamında böyle değerlendirmiyorlar. Kazanılmış Kürt illerindeki örnek de önemlidir ve yerinden yönetimin geliştirici biçimleri değerlendirme altında tutulmalı” diye belirtti.

‘BÜTÜN DUVARLAR VE MEYDANLAR BİZİM’

Akman son olarak, “Biz kendi elimizdeki imkanlarla üst düzeyde seçim çalışması planlayacağız. İstanbul’un girilmedik sokağını ve çalınmadık kapısını bırakmayacağız. 39 ilçeyi önümüze koyacağız ve bunların hepsinde bir çalışma planı yapacağız. İstanbul’un sorunlarını konuşacağımız ve birlikte karar alabileceğimiz bir seçim çalışması olacak. Billboardlarımız olamayabilir ama bütün duvarlar bizim. Paramız pulumuz olamayabilir ama bütün meydanlar bizim. Televizyonlarımız olmayabilir ama her kapısını çalacağımız halkımız bizim. Elimizden geleni canla başla çalışıp uygulayacağız” diye konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.