DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,54
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Az Bulutlu

İHD Kadın Komisyonu: Ekonomik ve sosyal hak başvuruları arttı

22.11.2020
A+
A-
ANKARA – Pandemi süreciyle birlikte yıl boyunca İHD’ye yapılan başvurularda ekonomik ve sosyal hak talepli başvuruların arttığını belirten Kadın Komisyonu üyesi Nuray Çevirmen, başvuruların arttığı bir diğer kesimin ise cezaevleri olduğunu söyledi. 
 
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla ülkedeki hak ihlallerini konuştuğumuz İnsan Hakları Derneği (İHD) Kadın Komisyonu’nun verilerine göre, 2020 Ocak-Ekim ayları arasında internet üzerinden bin 120 başvuru yapıldı. Bu başvuruların 539’u ekonomik ve sosyal haklar talebiyle yapılırken, 402 başvuru kadınlar tarafından yapıldı. En yüksek başvuru ise Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında yapıldı.
 
İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) ve Kadın Komisyonu üyesi Nuray Çevirmen, derneklerine yapılan başvuruları ve kadınların artan sorunlarına dair değerlendirmede bulundu.
 
SOSYAL HAK BAŞVURULARI ARTTI 
 
Pandemi öncesi daha çok taciz, tecavüz ve şiddet vakalarının yanı sıra en çok başvurunun cezaevlerinden geldiğini aktaran Çevirmen, pandemi ile birlikte özellikle ekonomik ve sosyal hak talepli başvuruların arttığını söyledi. Bu süreçte ayrıca ev içi şiddete dair başvurularda da bir artışın söz konusu olduğunu ifade eden Çevirmen, “Eşleri cezaevinde olan çok sayıda kadın, ekonomik ve sosyal haklar kapsamında başvuru yaptı. Kadınların başvurdukları yaş ortalamasında da geniş bir skala var. 16 yaşındaki kadından 80 yaşına kadar başvuruda bulunuldu” dedi.
 
Daha çok ekonomik ve sosyal durumları kötü olan kadınların maruz kaldığı şiddette katlanmak zorunda kaldığını belirten Çevirmen, “Kendi yaşamlarını idame ettiremeyecek durumda olan kadınlar dışarıdan gelen şiddete de açık hale geliyor. Şiddet gören sığınma evine yerleşen kadınlar bir süre sonra imkânlar yaratılmadığı için tekrar ailelerin yanına dönmek zorunda kalıyor. Bu da şiddetin sürmesini ve kadınların yaşamlarını zorlaştıran bir şey oluyor” diye belirtti. Salgınla birlikte özellikle kadınlarda işsizlik oranının arttığını kaydeden Çevirmen, “Zaten düşük ücretlerde çalışan kadınlar bu süreçte ilk gözden çıkarılanlar oldu” ifadelerini kullandı. 
 
CEZAEVLERİ
 
Pandemi ile birlikte baskı ve hak ihlallerinin arttığı kesimin başında tutukluların geldiğini dile getiren Çevirmen, cezaevlerinde halihazırda birçok sorun yaşayan kadınların salgınla birlikte temizlik ve hijyen malzemelerine ulaşmalarının da zorlaştığını kaydetti. Birçok kadın tutuklunun ailelerinden uzak cezaevlerine sevk edildiğini vurgulayan Çevirmen, şöyle dedi: “Çocuklarıyla birlikte tutulan kadın mahpuslar ciddi sorunlarla karşı karşıya. Ayrıca kadın mahpusların başvurularında çıplak arama dayatmasında artış var. Yanı sıra hastanelere sevk sırasında bazı ayrımcı yaklaşımlara da maruz kalıyorlar.” 
 
MÜLTECİ KADINLAR
 
İHD Kadın Komisyonu’na yapılan başvuruların şiddet, taciz ve tecavüz vakalarındaki artışla orantılı olduğunu belirten Çevirmen, mülteci kadınların da yaşadıkları ihlaller nedeniyle kendilerine başvurduklarını söyledi. Mülteci kadınların maruz kaldıkları ayrımcılık ve şiddet konusunda hem çekinceleri olduğunu hem de nereye başvuracaklarını bilmediklerini ifade eden Çevirmen, son dönemlerde bu alanda da ciddi başvurular aldıklarını aktardı. 
 
‘DEĞİŞİM DÖNÜŞÜM ŞART’
 
Kadınların yaşadığı sorunlara kalıcı çözüm bulma noktasında zorlandıklarını belirten Çevirmen, şöyle devam etti: “Kadınların yaşadıkları sorunların çözümü Türkiye’deki politikaların değişmesiyle mümkün. Çalışmalarımızda sonuç almamızda bu politikaların değişmesiyle mümkün. İstanbul Sözleşmesi’ni tartışan, 6284 Sayılı Kanunu uygulamayan, kadınları korumayan, ev içi şiddete çözüm bulmayan, kadınları şiddet gördükleri mekânlara yollayan bir düzen içerisinde bizlerde gelen başvurulara ilişkin bir çözüm bulmaya çalışıyoruz. Ama ne kadar çözüm üretebiliyoruz dersek, çok kalıcı yönde çözüm üretmemiz mümkün olmuyor. Dolayısıyla tüm politikanın değişmesi dönüşmesi lazım. Hep birlikte bir değişim dönüşüm içerisinde olursak sonuç alırız.”
 
Türkiye’de siyaset ve iktidar mekanizmalarının dönüşmesi konusunda kadınların hep birlikte mücadele etmesi gerektiğine vurgu yapan Çevirmen, değişim ve dönüşümün ancak güçlü bir kadın muhalefetiyle sağlanabileceğini belirtti.
 
MA / Berivan Altan

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.