DOLAR 8,4047
EURO 10,1808
ALTIN 507,39
BIST 1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Gök Gürültülü
İstanbul
26°C
Gök Gürültülü
Pts 23°C
Sal 22°C
Çar 22°C
Per 26°C

İHD: Yaşamını yitiren Koç sistematik hak ihlaline maruz kaldı

10.03.2020
A+
A-

ANKARA – İHD Ankara Hapishaneler Komisyonu, cezaevinde yaşamına son verdiği ileri sürülen MKP-HKO savaşçısı Aysel Koç’a dair yaptıkları açıklamada, sistematik hak ihlaline maruz kaldığını söyledi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi Hapishaneler Komisyonu, cezaevinde yaşamına son verdiği ileri sürülen MKP-HKO savaşçısı Aysel Koç’un ölümüne ilişkin basın toplantısı düzenledi. İHD Ankara Şubesi’nde düzenlenen toplantıda Koç’un ailesi, cezaevi arkadaşları ve cezaevi yönetiminden alınan bilgiler ışığında hazırlanan açıklama okundu. Avukat Ömer Faruk Yazmacı, ailenin kendilerine, Koç’un bir süredir tek başına tutulduğu, epilepsi hastası olduğu, cezaevinde birçok hak ihlaline maruz kaldığı, babası ile yaptığı telefon görüşmesinde “Beni buradan sağ çıkartmayacaklar” dediği bilgilerini aldıklarını belirtti.
 
Cezaevinde birlikte kaldığı arkadaşlarıyla yapılan görüşmesine dair bilgi veren Yazmacı, şunları söyledi: “8 yıldır 4 kadın mahpus olarak birçok cezaevinde kaldıkları ve son 3,5 yıldır da Sincan Kadın Kapalı cezaevinde bulundukları dönemde kendilerine ayrı bir tecrit uygulandığını, spor, atölye gibi faaliyetlere sadece 4 kişi olarak çıkarıldıklarını, sohbet haklarının engellendiğini, 4 kişinin hiçbir yere çıkarılmadıklarını, bunun sebebini sorduklarında cevap alamadıklarını ifade etmişlerdir. Aysel Koç’a yetkililer tarafından ‘Bekleyin ağırlaştırılmış müebbet alacaksınız, şurada yeni bir cezaevi yapacağız, tek tip kıyafet giydireceğiz’ dediklerini ifade etmişlerdir. Aysel Koç’un epilepsi hastası olmasına rağmen görevliler tarafından kafasının koğuş kapısına sıkıştırıldığını, yerlerde sürüklendiğini, bu durumu diğer üç arkadaşının mahkemede dile getirmesine rağmen sonuç alamadıklarını, olayla ilgili olarak Aysel Koç’un ceza aldığını aktarmışlardır.”
 
SIK SIK EPİLEPSİ KRİZİ GEÇİRİYORMUŞ
 
Koç’un sık sık epilepsi krizi geçirmesinden dolayı bir başka cezaevine naklinin yapılması ve tedavi edilmesi için arkadaşlarının idareye başvurduklarını aktaran Yazmacı, şu bilgileri verdi: “Arkadaşları ayrıca Koç’un bir defasında dilini yuttuğunu, koğuşta kalan diğer 3 kişinin zor durumda kaldığını, hiç bir görevlinin gelmediğini bu nedenle bir tutuklunun elini Aysel’in ağzına sokarak hayatını kurtardığını, Aysel’in 6 ay boyunca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan mahkumların yan koğuşunda tek başına kaldığını, tek başına kalırken üç kez epilepsi krizi geçirdiğini, bir kez epilepsi krizi sırasında elindeki bardağın kırıldığını ve kırılan bardaktaki camların üzerinde titreyerek kriz geçirdiğini ve yaralandığını, ölmeden önce de 25 Şubat’tan sonra 7 gündür tek başına bir koğuşta kaldığını anlatmışlardır.”
 
Yazmacı, Koç’un 27 Şubat’ta bulunduğu koğuştan arkadaşlarına bağırarak, “Nasılsınız, ben hiç iyi değilim, kuşlarımı, kitaplarımı, defterlerimi size göndereceğim, sizi seviyorum” dediğini söyledi.
 
‘DERHAL SORUŞTURMA BAŞLATILMALI’
 
Koç’un sistemli bir hak ihlaline maruz kaldığını kaydeden Yazmacı, epilepsi hastalarının sebebi ne olursa olsun tek başlarına tutulamayacaklarını vurguladı.  Yazmacı, “Ancak daha önce 6 ay süreyle ve 25 Şubat’tan ölümüne kadar olan 7 günlük sürede tek başına tutulmuştur. Hasta olmasına ve tedavisi yönünde çeşitli kereler dilekçe yazılmasına ve sevk talep edilmesine rağmen bunlar yapılmayarak süreç adeta hızlandırılmıştır” dedi.
 
Cezaevlerinde tutukluların yaşamının korunması yönünde gereken tedbirleri almakla yükümlü olan idarenin gerekenleri yerine getirmediğine dikkat çeken Yazmacı, “Tüm bu ihmallerden ve hak ihlallerinden sorumlu olanlar hakkında derhal soruşturma başlatılmalı, yükümlülüğü bulunanlar hakkında cezai işlemler uygulanmalıdır. Yaşam hakkını ortadan kaldıran ve tecrit içinde tecrit uygulatan cezaevi rejiminin tüm insan onurunu hiçe sayan uygulamalara son verilmelidir. Yaşam hakkı kutsaldır ve devlet bunu korumakla görevlidir” ifadelerini kullandı.
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.