DOLAR 5,7695
EURO 6,5698
ALTIN 264,8
BIST 95.421
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu

İki gazeteci Kadri Bağdu ve Cemal Kaşıkçı cinayetleri ve ikiyüzlülük

01.11.2018
A+
A-

Ahmet KANBAL

Azadiya Welat Gazeteci çalışanı Kadri Bağdu’nun 14 Ekim 2014’te bir suikast ile öldürülmesinin ardından gazeteci arkadaşları ve avukatının faili olarak tespit ettiği isimlerden biri olan Servet Koç’un itiraf görüntüleri önceki gün Mezopotamya Ajansı’nda yayınlandı. Her zaman olduğu gibi bir kesim medya grubu dışında diğer tüm gazetelerin at gözlüğü taktığı itiraf karşısında Cumhuriyet Savcıları da henüz harekete geçmedi. Halbuki; Suudi Arabistan’ın Başkonsolosluğunda öldürülen Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı ile birlikte gazeteci cinayetleri ve basın özgürlüğüne ne de duyarlı bir iktidar ve yargımız olduğu tüm ana akım medyanın dilindeydi de…

Aradan 4 yıl geçmiş olsa da aylardan yine Ekim. Cemal Kaşıkçı girdiği Suudi konsolosluğundan bir daha çıkamadı. Yapılan son açıklama vahşetin gözler önüne serilmesi gibi: “Kaşıkçı’nın cesedi öldürüldükten sonra yok edilmek üzere parçalara ayrıldı.” Herkes vahşeti konuşurken, bir başka vahşet senaryosu olarak Kadri Bağdu’nun IŞİD’li faillerinden Servet Koç’un itirafları ortaya çıktı. O da benzer bir vahşetin farklı bir versiyonunu anlatıyordu: “İnfaz listesi hazırlamıştık. O gece bir katliam planlıyorduk. En az 50 kişi vardı infaz listesinde.”

Aynen bunları söylüyordu Servet Koç ve bir bir sıralıyordu diğer faillerin isimlerini ve işledikleri cinayetleri. Kimler mi vardı failler listesinde?

Kadri Bağdu’nun gazeteci arkadaşları olarak bizlerin 2015’te açıkladığı isimler yani Talip Güler, Ercan Güler, Cumali Güler, Coşkun Yalçın, Murat Bulanık, Barış Tekçe, Taner Güler. Başkaca Yusuf Güldiren ve Ahmet Albay’ı da öldürdüklerini itiraf ediyordu Servet Koç. Peki, ne oldu bu isimlere? Bu isimlerden Taner Güler Suriye’ye geçmeye çalıştığı sırada yakalandı ve tutuklandı. Ardından ise, Kadri Bağdu cinayeti ile hiç ilişkilendirilmeden serbest bırakıldı. Ercan Güler için devlet “Suriye’ye kaçtı” dedi ama Türkiye’de olduğu ortaya çıktı. Servet Koç ve Talip Güler ait olduğu örgüte yani IŞİD’e koştu halen oradalar ya da öldüler.

Devletin yetkili kurumları ise, tüm bu süreçleri izlemekle yetindiler. Yol verdiler, yol gösterdiler. Bunu kendi yanımızdan söylemiyoruz. Bunu bizzat devletin kendi belgeleri söylüyor. 27 Temmuz’da yapılan ve Ercan Güler’in yakalandığı o operasyonun detaylarında Ercan Güler ve diğerlerinin 30 Eylül 2014’ten bu yana teknik ve fiziki takipte oldukları ve adım adım izlendikleri söyleniyordu. Yani 3 cinayetin (Yusuf Güldiren, Ahmet Albay ve Kadri Bağdu) işlenmeye başlamasından bir hafta kadar önce.

Servet Koç, devam ediyor: “Bir infaz listesi hazırlamıştık. Fevzipaşa Mahallesi’nde bekliyorduk. Şakirpaşa’dan gelecek olanları tarayacaktık” diye. İnfaz listesinde Radyo Dünya’dan da isimlerin olduğunu söylüyor. İsim veriyor: “Emir’imiz Murat Bulanık’tı. Emri o verdi” diyor.

O gün o infaz listesinde başka kimlerin olduğu henüz netleşmedi. Ama görünen o ki; o gün Radyo Dünya’ya yapılan ihbarlarla gazeteciler bölgeye çekilmeye ve infaz edilmeye çalışıldı. Ancak başarılı olamadılar. Ama Kadri Bağdu’yu katlettiler. Ve bunu açık bir şekilde kendileri bugün itiraf ediyorlar. Kadri Bağdu cinayetinde kamuoyu duyarlılık göstermemiş olsaydı listede ismi olanları başka cinayetlerle öğrenebilecektik. Neyse ki; bu hiç olmadı.

Servet Koç’un itirafları ile birlikte her şey gün yüzüne çıktı, şüphelerin hepsini somutlaştıran itiraflarda bulundu. Tam dört yıldır bir araya getirmeye çalıştığımız yazbozun eksik parçasının yerine konmasında önemli bir yer teşkil eden itirafları ile aslında başından beri; Kadri’den sonra hedefte başkaları var mıydı, yok muydu? Soruları da cevaplanmış oldu.

Peki; Cemal Kaşıkçı cinayeti ile birlikte duyarlılık abidesi kesilen Savcılarımız, Bakanlarımız ve hatta Cumhurbaşkanımız hatta hatta medyamız. Onlar ne yapıyor? Her zamanki gibi üç maymunu oynayıp, vahşice katledilen Gazeteci Kadri Bağdu’ya ve hazırlanan infaz listelerine karşı ikiyüzlü politikaları ile “yargımız hiçbir dönem olmadığı kadar bağımsız, medyamız tarafsız” oyununu oynamayı sürdürüyorlar.

Kadri Bağdu cinayeti ortaya çıkan tüm delilleri ve ortaya çıktığı dönemi ile bu ikiyüzlülüğün bir kez daha teşhiridir…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.