DOLAR 6,5763
EURO 7,2549
ALTIN 342,98
BIST 88.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Çok Bulutlu

İnşaat Mühendisleri Odası: Koyun can derdinde, AKP rant peşinde

26.03.2020
A+
A-

İSTANBUL – TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, Kanal İstanbul projesi kapsamında tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin rekonstrüksiyon çalışmalarına dair yapılan ihaleye  “Koyun can derdinde, AKP rant peşinde” diye tepki gösterdi.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu, yaptığı yazılı açıklama ile Kanal İstanbul Projesi’nin ilk adımı olan Başakşehir’deki tarihi Odabaşı ve Arnavutköy’deki tarihi Dursunköy köprülerinin yeniden yapım projesi için gerçekleştirilen ihaleye tepki gösterdi.
 
‘TAVİZ VERMEDİĞİ TEK KONU: RANT’
 
Atılan bu adım için “Koyun can derdinde, AKP rant peşinde” denilen açıklamada, “Şartlar ne olursa olsun AKP iktidarının taviz vermediği bir konu bulunuyor: Rant. Bütün bir ülke karonavirüs gündemine kilitlenmişken ve adeta 80 milyon can pazarındayken AKP İktidarı rant yaratmaya dönük adımlar atmaya devam ediyor. 16 Mart 2020 tarihli Resmi Gazete’de ‘Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ yayınlayarak koruma altındaki alanları yapılaşmaya açan AKP iktidarı, bugün de Kanal İstanbul projesi için ilk ihaleyi gerçekleştirdi” ifadeleri kullanıldı.
 
HUKUKİ SKANDAL
 
İnşaat Mühendisleri Odası,  Kanal İstanbul projesinin iptali için açılmış davaların henüz devam ettiğini de hatırattı. Buna rağmen ihale yapılmış olmasına ilişkin, “Hukuki sürecin tamamlanmamasına rağmen projeye dahil bazı işlerin ihaleye çıkarılması kabul edilebilir değildir. Ancak bilinmelidir ki bu yarattığı hukuki skandal bir yana itirazımız projenin kendisinedir. Defalarca yineledik, Kanal İstanbul, İstanbul İçin bir yıkım projesidir. Ve ne yazık ki yapıldığında İş işten geçmiş olacaktır. Projenin yol açacağı olumsuzlukları yeniden hatırlatmanın gereği bulunmuyor ancak şu noktayı bir kez daha vurgulu hale getirmek isteriz: Kanal İstanbul, olası bir İstanbul depremi açışından büyük bir tehlike arz etmektedir” denildi.
 
‘BELİRLEYİCİ OLAN SERMAYE’
 
Koronavirüs mücadele sürecinin yıllardır uygulanan sağlık politikasının büyük zafiyet içerisinde olduğunu gözler önüne serdiğine değinilen açıklama, şunlar kaydedildi: “Özel hastanelerden sağlığa ayrılan paya, araştırmalara ayrılan kaynaktan sağlık personelinin sayısına kadar, Türkiye sağlık sistemini yeniden ele almak ve köklü değişiklikler yapmak durumundadır. Aynı şekilde bir deprem ülkesi Olan Türkiye’nin kentleşme politikaları ve deprem önlemleriyle ilgili mevcut durumu geleceğimizi karartacak düzeyde yanlış ve yetersizdir. Bilim İnsanları, üniversiteler, meslek odaları ve konunun diğer bileşenlerinin uyarı ve önerileri göz ardı edilmekte, yok sayılmaktadır. Çünkü mevcut iktidar kentsel rant yaratmaya odaklanmıştır. İstanbulluların hayatı, can ve mal güvenliği değil, ulusal ve uluslararası sermaye gruplarının ihtiyacı tek belirleyici ilan edilmiştir.” 
 
‘İNSANLIK SUÇU SAYILACAK’ 
 
Projenin gerçekleştirilmesindeki ısrarın başka bir izahının bulunmadığı vurgulanan açıklama, “Kanal İstanbul projesindeki ısrarın başka bir izahı yoktur. Bu ısrarın ‘korona günlerinde’ bile sürmesi işe iktidarın rant konusundaki kararlığını göstermektedir. Türkiye deprem, su taşkını, diğer doğal afetler ve son olarak da salgın hastalıklara karşı önlem almaya, altyapısını buna uygun düzenlemeye, merkezi bütçesini bu ihtiyaçlara uygun seferber etmeye zorunludur. Bunun yapılmaması açık bir insanlık suçu sayılacaktır” sözleriyle son buldu. 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.