DOLAR 5,7148
EURO 6,3447
ALTIN 276,4
BIST 95.522
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Gök Gürültülü

İnsan içine çıkacak yüzü olmayanlar!

03.08.2018
A+
A-

“Partide olanları anlatsam yöneticiler insan içine çıkamazlar.” Bu sözler, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’ye ait. Hani şu seçim döneminde her fırsatta Kemal Kılıçdaroğlu’na minnet duygularını aktaran, “Asla ona rakip olmam” diyen İnce… Seçimle birlikte ortaklık da bitince, ortalığa mide bulandırıcı sözcükler saçılmaya başlandı. Bu; insanların medyadan gördüklerinin dışında, siyasetin çirkin yüzünün de bir itirafı niteliğinde değil midir? “İnsan içine çıkamayacak” kadar kirlenmiş kişilerin, beylik laflar ederek topluma kendilerini ‘umut’ olarak pazarlamaları nasıl bir ikiyüzlülüktür? Seçim döneminde “Selahattin Demirtaş serbest bırakılmalı” diyen, seçim biter bitmez “Ben öyle bir şey söylemedi” noktasına gelen, “Kılıçdaroğlu’na asla rakip olmam” dedikten aylar sonra “Koltuk savaşına” tutuşan birisi ne kadar tutarlı olabilir?

 

“Şimdi seçim dönemi, muhalefeti yıpratmayın. Tek adam rejimine karşı duranları bölmeyin” diyerek önümüzü kesenler; peki şimdi konuşabilir miyiz? Ülkenin ekonomisi dibe vurmuş, dolar 5 TL’yi görmüşken, ülke yanlış politikaların sebebiyle yaptırımlar ve savaş tehditleriyle karşı karşıya kalmışken, AKP’nin yarattığı tek adam rejimi yönetim anlamında ‘dibe’ vurmuşken koltuk sevdası peşinde koşanlar nasıl insan içine çıkacaklar. Talan, sömürü, baskı, işkence, ayyuka çıkmış; diktatörlüğün temel taşları yerleştirilmişken ‘kendi derdine düşmüş benciller’ nasıl olur da bir daha insan içine çıkabilir.

 

Seçimlerden önce “Sandığa gidin, oyunuzu kullanın. Oyunuzu korumak bizim boynumuzun borcu” diyenler bir daha insanları sandığa çağırırken utanmayacaklar mı? “Çaldılar ama o kadar da çok çalmadılar” diyerek büyük bir rezalete imza atanların insan içine çıkmak için nasıl bir yüzsüzlüğe sahip olması gerekir bir düşünün… Daha kurultay için toplanan üç-beş imzayı sayamayan, buna bile karar veremeyenler 80 milyonluk ülkeyi hangi vizyonla yöneteceklerini halka nasıl anlatabilirler ki?

 

Seçim bitti “Adam kazandı” diyenler tüm baskıcı uygulamalara, usulsüzlüklere rağmen halka hangi yüzle “5 yıl bekleyin sandık kurulsun” diyebilecekler? Muhalefetin, hak aramanın, ‘yönetenden razı değiliz’ demenin sadece sandıkta değil sokakta, okulda, sırada, fabrikada olabileceğini insanlara anlatmak yerine sizler nasıl bir yüzsüzlükle ‘sandığı bekleyin’ diyebilirsiniz.

 

Diğer taraftan, girdiğin bütün seçimlerde mağlup olmuşsun, ‘çıkmışsın yenmiş’, ‘çıkmışsın yenmiş’ ama koltuğa yapışmış bırakmıyorsun. Nasıl bir yüzle bir seçime daha gireceksin? Başta dokunulmazlıkların kaldırılması olmak üzere muhalefet adına en kritik noktalarda en kritik hataları yapacaksın ancak koltuğundan vaz geçmeyeceksin? Nasıl bir yüzle ‘daha demokratik bir Türkiye’ kuracağını iddia edebilirsin? Kürt sorunundan Alevi sorununa, Kadın sorunundan , çevre sorununa kadar ülkenin can alıcı meselelerine kadar bu güne kadar ‘Mecliste gaz alma, muhalefet gibi görünme dışında’ bir hamle dahi yapmamışsın ama orada oturmaya devam ediyorsun. Önce HDP’nin baskı altına alınıp ‘hapsedilmesine’ seyirci kalmışsın, ardından sıra sana gelmiş ve milletvekillerin birer birer alınmaya başlanmış ama gıkın çıkmamış, ama o koltukta oturmaya devam edeceksin?

 

7 Haziran seçimlerinden bu yana yaşanan süreci gördükçe, CHP yönetiminin Recep Tayyip Erdoğan ile ortak çalıştığı fikrine kapılıyorum. Ne zaman Tayyip sıkışsa, imdadına yetişir gibi ‘lehine’ hamleler yapıyor olmanın nasıl bir açıklaması olabilir? Muharrem İnce’nin seçim gecesi ortadan kaybolmasından tutun da CHP’nin o gece ortaya koyduğu tutarsızlık, “Kapalı kapılar ardında pazarlık” dedikodularının haklılığını düşünmeye teşvik etmiyor mu? Devlet Bahçeli’yi yeniden oyuna dahil eden, “MHP’ye alternatif” olarak ortaya çıkan ancak “CHP’yi eriten” İYİ Parti ve sonrasında bu partide yaşanan gelişmeleri gözünüzün önüne getirin. Önce el öpme skandalı, ardından “Liderimiz Bahçeli” gafı! Bunlar çok olası geliyor mu sizlere? Ya da seçim öncesi kükreyen Muharrem İnce’nin seçim gecesi ‘kediye’ dönmüş hali? AKP’ye gösteremediği cevvalliği kendi partisinin yönetimine göstermesi ve sözünü yutarak ‘koltuk’ istemesi olağan durumlar mı?

 

Eğer bunların tümü kendi doğallığında gelişti ve yukarıda yazdıklarım ‘komplo teorisi’ ise bu kritik evrede muhalefetin bu durumda olmasında rolü olan hiç kimsenin insanların önüne çıkmaya yüzü yok demektir.

 

Bunlardan bizler adına çıkarılacak en önemli ders ise; asla bir kahraman beklememek gerektiği gerçekliğinin bir kez daha ortaya çıkmasıdır. Kimseyi bu denli büyüterek ‘bizi kurtaracak’ noktasına getirmemektir. İkincisi ise sürekli stratejik hatalar (ya da bilinçli yapılıyor) yapan ana muhalefet partisinin artık insanları kaldırmasına engel olmaktır. Bunları ortada seçim yokken konuşmak yerinde olacaktır. Seçim dönemi ‘sağdan oy alacağız’ fantezisi yüzünden insanları olmadık yerlere sürüklemelerine artık sessiz kalınmamalıdır. Asla umut olamamış ama ‘öyleymiş’ gibi görünmelerinin aldatmacasından insanların kendilerini kurtarmaları lazım. Sol şeridi tıkamaktan artık vaz geçin. Çünkü Cumhurbaşkanı Adayınızın da dediği gibi artık insan içine çıkacak yüzünüz kalmadı. Siz bizi rahat bırakın ve ‘koltuk savaşınıza’ devam edin.

 

Siz yolu açtıktan sonra, önce hakkıyla ana muhalefet görevini üstlenecek, ardından da ülkeyi hakkıyla yönetecek tutarlılıkta parti gelecektir… Düşün artık insanların yakasından…

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.