DOLAR 5,7069
EURO 6,4311
ALTIN 259,3
BIST 97.098
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

İnsanlık 3 yıl önce yerlerde sürüklendi: Gülüşlerini unutturmak istediler

04.10.2018
A+
A-

Şırnak’ta çatışmalara sahne olan ‘sokağa çıkma yasakları’ döneminde 28 kurşun ile öldürülen 24 yaşındaki Hacı Lokman Birlik’in cansız bedeni, 3 Ekim 2015 günü akrep tipi zırhlı bir polis aracının arkasına bağlanarak kentin Dicle Mahallesi’nde sürüklendi. Kamuoyunda infial uyandıran olay sonrası İçişleri Bakanlığı tarafından inceleme başlatıldı.

Bakanlığın talimatı ile Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen idari soruşturmaya dair o dönem açıklama yapan Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Tahkikat sonuçlandı. İki polis, bu videoyu çektiği, bu davranışı sergilediği, terör operasyonlarının meşruiyetine gölge düşürdüğü için görevden alındı” dedi.

“Görevden men edildi” dediği ifade edilen polislerin farklı Emniyet Müdürlüklerinde görevde olduğu daha sonra ortaya çıktı.

Birlik ailesi avukatları ise, Birlik’i yaralı haldeyken öldüren polisler hakkında “Kasten öldürmek”, zırhlı araçla sürükleyenler hakkında “Kişinin hatırasına hakaret etmek” ve “Görevi kötüye kullanmak”, olayı gören diğer polisler hakkında da, “İşlenen suçu bildirmemek”, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlarını işledikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

BAŞSAVCILIK 6 POLİS HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATTI

Bunun üzerine Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı, olay günü görevli polislerin isimlerini Emniyet Müdürlüğü’nden talep etti. Akrep tipi zırhlı araç içinde bulundukları belirtilen 6 görevli polisin isimleri bir ay sonra savcılığa iletildi. İsimleri iletilen bu 6 polis hakkında sadece “Kişinin hatırasına hakaret etmek” suçlamasıyla soruşturma başlattı.

Savcılığa ifade veren polislerden 5’i, Birlik’in sürüklendiği zırhlı araçta görevli olmalarına rağmen, “olay gecesi sosyal medyada paylaşılan görüntüleri kimin çektiğini ve paylaştığını bilmediklerini” kaydetti. Diğeri ise, “Birlik’in zırhlı araç ile sürüklenirken fotoğrafını çektiğini ancak kendisinin sosyal medyada paylaşmadığını” söyledi.

TELSİZ KAYITLARI DOSYAYA GİRDİ

Soruşturma sürecinde Hacı Lokman Birlik’in bağlanarak araç arkasında sürüklenmesine dair polis telsiz konuşmaları da dosyaya eklendi.

Birlik’in cesedinin talimatla ve organize şekilde bir iple zırhlı araca bağlanarak sürüklendiği ortaya çıkan o telsiz kayıtlarında şu diyaloglar yer aldı:

“A telsizi: Asayiş… Anlaşıldı fotoğraf çekebilirseniz fotoğraf çekin.
A telsizi: Asayiş… Doğru değil, şahsı almadık, ona kanca takalım mı müdürüm?
B telsizi: Asayiş… Doğrudur. Kanca şu an kanca geçmiş olması lazım, kanca vasıtası ile sürükleyip çıkartalım oradan.
A telsizi: Asayiş… Anlaşıldı. Şu an seyyar kancası olan ekip var mı?
C telsizi: Asayiş… Bende bunu çekecek ip halat var. Sen de… Ben bunu çeke çeke götürürüm.
A telsizi: Asayiş… Anlaşıldı biz ön tarafa geçiyoruz. Siz o kancaya takın.
C telsizi: Asayiş… Tamam abi sen öne doğru çık, ön sütreye ben arabayla yanaşacağım. İpi bağlayacağım, çekeceğim tamam mı?
A telsizi: Asayiş… Çıkış yapıyorsun diye anlaşıldı. Çekiyor musun yani?
C telsizi: Asayiş… Şimdi çekmeye başlayacağım abi. Arkamdan siz de kontrol edin tamam mı?
A telsizi: Asayiş… Efendim güvenlik açısından uygun olursa en son siz terk edin burayı…
C telsizi: Asayiş… Efendim bu p..i nereye götürelim?
D telsizi: Asayiş… Emniyet Müdürlüğü’ne götürün.
E telsizi: Asayiş… Bu çeken ekip karakolun önüne alalım. Bunu alalım etrafa görüntü vermeyelim. Arkanda duruyorum. Kapatalım yolu. Bunu alalım öyle içerde götürelim.”

Dosyaya eklenen bu telsiz kaydı üzerine Birlik’in avukatları kayıtta yer alan güvenlik güçlerinin belirlenmesi ve haklarında dava açılması için Başsavcılığa yeniden başvurdu. Birlik’in avukatlarının başvurusu üzerine Başsavcılık, İl Emniyet Müdürlüğü’ne talimat göndererek, bu emri veren ve yerine getiren polislerin açık kimliğinin belirlenip gönderilmesini istedi.

3 YILDA 5 SAVCI DEĞİŞTİ

Kimlikleri tespit edilen polisler hakkında ayrıca açılan soruşturma, önceki soruşturma dosyası ile birleştirildi. Ancak soruşturmanın başlatıldığı günden bu güne geçen 3 yıl içerisinde 5 savcı değişmesine rağmen, bu zamana kadar ciddi bir ilerleme kaydedilmedi.

Öldürülen Birlik’in ağabeyi Mehmet Birlik, kardeşi ve kapatılmasından endişe edilen soruşturmaya dair konuştu.

‘HER ŞIRNAKLI BUNU DERİNDEN HİSSETTİ’

Kardeşi Hacı ile bir süre aynı cezaevinde aynı koğuşu paylaştıklarını dile getiren ağabey Mehmet Birlik Mezopotamya Ajansı‘na konuştu. Ağabey Birlik, kardeşinin iletişim kurduğu herkesin üzerinde büyük bir etki yarattığını ifade etti.

Bu etkiyi ise, kardeşinin cenaze töreninin sahiplenmesinde gördüğünü söyleyen Birlik, her Şırnaklı ailenin kardeşinin ölümü derinden hissettiğini kaydetti. Kardeşinin bedeninin sürüklenmesiyle ‘Senin dilini, kültürünü ve hayatını yasaklayacak güçteyim. Cansız bedenin üzerinde bile her türlü tahakkümü kurarım’ mesajının verilmek istendiğine dikkat çeken ağabey Birlik, karşılaşılan benzer olayları hatırlattı.

‘ARKADAŞLARIMIZIN GÜLÜŞLERİNİ UNUTTURMAK İSTEDİLER’

Bir süredir uzak kaldığı Şırnak’a her geldiğinde anılarının yeniden canlandığını ifade eden aktaran Birlik, yasak sırasında yaşanan ölüm ve yıkıma dair ise şunları dile getirdi: “Bu anılar canlandığı zaman öfkem de büyüyor. Şırnak’ta birçok mahalle yıkıldı. Sadece fiziki olarak yok etmek istemediler. Aynı zamanda kültür ve zihnimizi yok etmek istediler. Oyun oynadığımız, koşturduğumuz sokakları unutturmak istediler. Arkadaşlarımızın gülüşlerini ve anılarını unutturmak istediler.”

‘ONLARIN YARIM BIRAKTIĞI HAYATI YAŞIYORUZ’

Kardeşinin ölümüne ilişkin başlatılan soruşturmaya dair ise, “umudum yok” diyen Birlik, neden olarak da benzer durumlardaki vakalarda bugüne kadar vicdanları rahatlatan bir kararın çıkmamasını gösterdi.

Olayda ismi geçen kişilerin görevden alınmak yerine daha yüksek mertebelere getirildiğini belirten Birlik, “Vicdani bir adalet oluşturmalıyız. Onların anılarını unutmayarak, unutturmayarak bunu yapabiliriz. Bu hayat, onların yarım kalan hayatıdır ve biz bunu yaşıyoruz. Bunu her nefes aldığımız vakit aklımıza getirerek yaşamımızı sürdürmeliyiz. Hiçbir karar bizim acılarımızı azaltamaz” diye konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.