DOLAR 5,7549
EURO 6,4021
ALTIN 276,3
BIST 99.498
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

İrfan Kılıç’ın eylemini koğuş arkadaşı anlattı

14.07.2019
A+
A-
İSTANBUL – Federe Kürdistan Bölgesi’ne yönelik süren operasyona karşı Kandıra 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde kaldığı koğuşta 3 Temmuz’da yaşamına son veren İrfan Kılıç’ın koğuş arkadaşı Mehmet Akyüz, o günü, öncesini ve sonrasını anlattı. 
 
Kocaeli’nin Kandıra 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde kaldığı koğuşta 3 Temmuz günü yaşamına son veren İrfan Kılıç’ın koğuş arkadaşı Mehmet Akyüz, Çarşamba günü görülen duruşmasında tahliye edildi. Cezaevinden çıkan Akyüz, o gün yaşananları ve olaya dair bildiklerini Mezopotamya Ajansı’na (MA) anlattı. 
 
İrfan Kılıç’la bir süredir oda arkadaşı olduğunu belirten Akyüz, olayın yaşandığı 3 Temmuz Çarşamba günü diğer tutuklularla sohbet ve spor faaliyetleri olduğunu, kendisinin sohbete, İrfan ve diğer arkadaşının ise spora gideceğini ifade etti. Ancak İrfan’ın hasta ve gözlerinden rahatsız olduğunu belirterek, spora çıkmayacağını söylediğini, bir kaç defa ısrar etmelerine rağmen “Kendimi hiç iyi hissetmiyorum” diyerek çıkmadığını dile getiren Akyüz, sonrasında yaşananları şöyle aktardı: 
 
O GÜNÜ ANLATTI 
 
“Saat 09.10 gibi biz odadan çıktık diğer arkadaşımla beraber. Saat 10.00 sıralarında sohbet alanında bulunduğumuz pencereden cezaevi infaz koruma memurlarının ciddi bir hengâmesini gördük. O esnada koşuşturma vardı ve sürekli ‘Kameralara bakın’ diye bağırıyorlardı. O esnada bir şey olduğunu hissettik fakat İrfan arkadaşla ilgili olduğunu o an tasavvur edemedik. Bu hengâmeden 20 dakika sonra kaldığı odaya en yakın ben bulunduğum için gelip, ‘Müdür bey sizi çağırıyor’ dediler. 2 blok ötede 30 saniyelik yürüme mesafesindeydim. Akabinde ısrarla sormama rağmen ‘Siz odaya gelin müdür anlatacak’ gibisinden şeyler söylediler. Alelacele götürdüler beni havalandırma diye tabir ettiğimiz alana.
 
YERDE VE DUVARDA YANIK İZLERİ VARDI
 
İrfan arkadaşın eylemi gerçekleştirdiği yere götürmediler yani odaya çıkarmadılar. Tabi o esnada bana anlattılar. İrfan arkadaşın bedenini ateşe verdiğini eş zamanlı olarak da koluna ve boynuna kesik atmak suretiyle cam parçasıyla darbe vurduğunu söylediler. Israrla olay yerini görmek istediğini söyledim. Diğer oda arkadaşımı getirmemişlerdi. Başta ‘Hayır’ dediler, ‘Burası olay yeri delillerin kaybolmaması için’. Ben görmek istediğimi söyledim ısrarla. Eylemin yapıldığı yere gittiğimde yerde ve duvarda ciddi yanık izleri vardı. Tabi odanın her tarafı kararmıştı; o eylemin bizzati yapıldığı yerde ciddi yanık izleri vardı. Kan izleri vardı yerde ve duvarlarda, üst kattan aşağıya kadar. Tabi yangına su ile müdahale edilmişti her taraf ıslaktı. Olay yerini gördükten sonra aşağıya indim.”
 
Akyüz, sonrasında ‘İrfan hastaneye mi götürüldü?” diye sorduğu cezaevi görevlilerinin “Evet” yanıtı verdiğini söyledi. Yine yönelttiği “Hayatta mıydı?” sorusuna “Biz götürdüğümüzde hayattaydı” diyen görevlilerin “Bilinci açık mıydı?” sorusuna ise, “Onu bilmiyoruz, fakat büyük ihtimalle vücudundaki yanıklardan dolayı inlemesi vardı yani ses veriyordu” yanıtı verdiğini paylaştı.
 
ÖĞLEDEN SONRA ÖLÜM HABERİ GELDİ 
 
Olayın ardından cezaevi yönetimi ve jandarma tarafından ifadelerine başvurulduğunu söyleyen Akyüz, öğleden sonra İrfan Kılıç’ın ölüm haberini aldıklarını dile getirdi. “Olaydan bir gün sonra cezaevi savcısı gelip bizimle görüştü. Israrla şehadet sebebinin ne olduğunu, ön otopside ne çıktığını sordum. Bana yanıklardan dolayı İrfan’ın yaşamını yitirdiğini söylediler” diyen Akyüz, yaşamına son veren İrfan Kılıç için şunları ifade etti: “Kendisiyle en son görüştüğümüzde böyle bir eylemi yapacağını hissettirmedi, hatta pozitif diyebileceğimiz havada bir sohbetimiz olmuştu. Gerekçelendirmek için bize sordular; ‘Psikolojik sorunları var mıydı?’ gibisinden. ‘Yoktu’ dedim, bunu ısrarla söyledim onlara. İrfan ileriye dönük edebiyat çalışmaları yapan, kooperatifler üzerine kafa yoran, bizimle sohbetlerinde ciddi ciddi bu manada plan projelerini anlatan biriydi. Bilindiği gibi Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın tasvip etmediği, bizim de tasvip etmediğimiz bir eylem biçimidir. Bunu yapmasından sonra bizim saygı duymaktan başka geliştireceğimiz tavır kalmıyor.” 
 
EYLEMDEN ÖNCE NOT BIRAKMIŞTI
 
Akyüz, olayın akabinde görüştükleri Kılıç ailesi ve avukatlara da bu tanıklıklarını paylaştığını kaydetti. Akyüz, “Aile ile özel izin çerçevesinde görüştük. Kendilerine anlattım. Tabi üzüldük ama bu bir dirayet meselesidir aynı zamanda. Ailenin bu konuda metin olduğunu gördüm, böyle de olması gerekiyordu. Aldığı bir karardı zaten, arkadaşlara da eylem öncesi bununla ilgili bir not bırakmıştı 2 Temmuz’da. Muhtemelen bu kararlılıkla yapmış. Bunu bizden saklaması da ne kadar kararlı olduğunu gösteriyor” diye belirtti.

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.