DOLAR 8,2364
EURO 10,0327
ALTIN 484,91
BIST 1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Az Bulutlu
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Cts 24°C
Paz 21°C
Pts 20°C
Sal 20°C

İshak Paşa Sarayı’ndan esinlenerek bahçesine kale yaptı

26.04.2021
A+
A-
IĞDIR – İshak Paşa Sarayı’ndan esinlenerek bahçesine kale yapan Şevki Alagöz, yapının köyün simgesi haline geldiğini söyledi. 
 
Iğdır’ın Aralık ilçesine bağlı Aşağı Çamurlu köyünde ikamet eden Şevki Alagöz (57), 1995 yılında İshak Paşa Sarayı’ndan esinlenerek kendi imkanlarıyla bahçesine yaptığı kale, köyün uğrak noktası oldu. 
 
TAŞLARI AĞRI DAĞI’NDA TOPLADI 
 
Yaşadığı köyde 12 yıl boyunca ev inşa ettiğini dile getiren Alagöz, kale yapma fikrinin de bundan oluştuğunu söyledi. Doğubayazıt’ın simge yapısı İshak Paşa Sarayı’nın minyatürü için Ağrı Dağı eteklerinde taş topladığını belirten Alagöz, “1995 yılında getirdiğim taşlarla 1 buçuk senede tek başıma kaleyi bitirdim. 10 metre uzunluğundaki kaleye kendi adımı verdim ve kale çok ilgi çekiyor. Köye gelen yabancılar, turistler ve köylüler merak edip bana tarihini soruyorlar” dedi. 
 
İKİ TAŞ TÜRÜ KULLANILDI 
 
Kalenin yapılışına başlamadan önce kendi bahçesinde düz bir alan oluşturduğunu anlatan Alagöz, bu alana kalenin temeli için başka ve büyük taşlar kullandığını söyledi. Alagöz, “Kale için iki tür taş kullandım. Birincisi yine Ağrı Dağı’nın eteklerinden getirdiğim büyük taşlar. İkincide kırmız taş dediğimiz taşlar. Öncelikle büyük taşları baltayla şekillendirerek kaleye şekil verdim. Bu işlemi bitirdikten sonra kalenin etrafını kırmızı taşlarla sardım. Böylelikle iki taş türü arasında da bir bağlantı oluştu. Kalenin tam ortasından su bağlantısı geçirdim. Şuan çeşme olarak kullanıyoruz. Çok zahmetli oldu ve tam bir buçuk yıl sonra bitti” diye konuştu. 
 
KÖYÜN SİMGESİ OLDU
 
Mesleğinin yanı sıra bu tür yapıtlarla hobi olarak ilgilendiğini ifade eden Alagöz, sözlerini şöyle tamamladı: “İnsanlar gelince fotoğraf çektirip öyle gidiyorlar. Gelecekte buradakiler beni bununla hatırlayacak. Buraya yabancılar geldiğinde hangi uygarlıklardan kaldığını soruyorlar. Yapılışını falan anlatıyorum çok şaşırıyorlar. Benim için çok önemli. Çünkü benden bir şey kalsın istiyorum. Tarihi eser olarak kalsın. Çok mutlu oluyorum bu durumdan. Hatta köyün simgesi haline geldi. Bu eserler kültürümüzde yer alıyor.” 
 
MA / Melek Şahin 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.