DOLAR 5,7077
EURO 6,3688
ALTIN 260,0
BIST 102.556
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Gök Gürültülü

Işık: Öcalan’ın demokratik çözüm politikası herkese kazandırır

15.05.2019
A+
A-
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla yaptığı görüşmeyi Öcalan’ın avukatı aynı zamanda Halkların Demokrasi Partisi (HDP) Muş Milletvekili Mensur Işık, değerlendirdi. 
 
Öcalan’ın İmralı Adası için Proto-Guantanamo dediğini hatırlatan Işık, “Guantanamo ABD dışında bir ada ve buraya ne ABD yasaları ve uluslararası hukuk etki edemiyor. Özü korsanca kaçırmaya, tecrit ve baskılarla, işkence ile siyasi muhalifinin iradesini kırarak kendi çizgisine çekme esasına dayanıyor. Müvekkilimiz sayın Öcalan 20 yıllık İmralı duruşu ile özgürlük iradesini tüm tecrit ve baskılara rağmen korumasını bildi. Savunmalarıyla özgürlük, demokrasi iradesini daha güçlü, ideolojik ve politik donanıma kavuşturdu. Yani uluslararası komplo, İmralı işkence sistemi ve tecrit ile amaçlanan bütün politikaları boşa çıkarttı. Neydi bu politikalar? Önce Kürt-Türk savaşı çıkarmak istediler, yapamadılar. İdam ile tehdit ettiler olmadı. Tecridi adım adım ağırlaştırarak ve sağlığını bozarak zamana yayıp azar azar öldürme politikasını devreye koydular ama yine olmadı” dedi. 
 
‘TEK ÇARE DEMOKRATİK ÇÖZÜM VE BARIŞTIR’
 
Aile ve avukat görüşme, haberleşme ve dış dünya ile iletişim hakkı, ifade özgürlüğü uluslararası hukukla güvenceye alınmış en temel haklardan olduğunu ancak bunların “hukuk dışı” politik bir kararla İmralı’da uygulanmadığını söyleyen Işık, “Çünkü Öcalan sadece bir birey değil. Şahsında Ortadoğu halklarının özgür, eşit, demokratik birlik çizgisini yürüttüğü için, Türkiye ve Ortadoğu’da halklar lehine bir duruşu sergilediği için, en önemlisi de halklar lehine geliştirdiği demokratik Ortadoğu çizgisinin hem Türkiye hem de bölgede gelişme göstermesiyle, bölgede oynanan bütün oyunları bozuyordu. Oyunlarını rahat oynamak için Öcalan’ın dış dünya ile bağını kopardılar. Milliyetçi, dinci ve mezhepçi politikaları devreye koydular. Sonuç kutuplaşma, çatışma, kriz, kaos ve çıkmaz oldu.  Gelinen aşamada devlet aklı ve uluslararası camia şunu anladı; milliyetçi, dinci ve mezhepçi politikalar herkese kaybettiriyor ama Öcalan’ın 1993 yılından beridir hayata geçirmeye çalıştığı demokratik çözüm politikası herkese kazandırıyor. Tek çare demokratik çözüm ve barıştır. Türkiye’ye de, Suriye’ye de, Irak, İran ve tüm Ortadoğu’ya lazım olan demokrasidir, demokratik siyasettir, demokratik kültür, üslup ilke ve tarzıdır. Bunun dışındaki tüm yollar herkese kaybettiriyor. Bunu anlamaktan uzak olanlar tecrit politikasını uyguluyorlar” diye belirtti.
 
‘İMRALI HUKUKA VE YASAYA GÖRE YÖNETİLMİYOR’
 
İmralı Cezaevi’nin kurulduğu günden bu yana hukuka ve yasalara göre yönetilmediğini hatırlatan Işık, burada uygulananın her zaman olağanüstü kriz yönetimi, istisna hukuku, keyfiyet hukuku, siyasi rehine ve düşman ceza hukuku olduğunu söyledi.Şimdi ise tüm Türkiye’nin İmralı sistemine dönüştürüldüğüne dikkat çeken Işık şöyle devam etti: “Bırakalım hukukun üstünlüğünü, hukuk devletini, yasalar bile uygulanmıyor. Kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı ortadan kalkmış, her şey tek adamın iradesine ve politik kararına bağlanmıştır. Tek adamın 2011’de bir gazetecinin sorduğu ‘avukatlar neden görüştürülmüyor?’ sorusuna ‘avukatlar bir kenarda kalsın’ cevabını verdiği biliniyor. Bu politik bir karar olarak uygulandı. CPT raporları da bunun politik bir karar olduğunu vurguluyordu. Kaldı ki dünyanın her yerinde ve Türkiye yasalarında ve uygulamada tüm cezaevlerinde bu uygulanıyor. İmralı’da uygulanması için de yasal bir engel yok ama hileli bir şekilde kanuna karşı hile yapılıyordu. Olmayan gerekçeler üretiliyor, kanunilik ilkesi bu yolla boşa çıkarılıyordu. Örneğin yasa ‘sen önce görüşmeyi yaptır, hukuksuzluk varsa tutanakla tespit eder ve ancak ondan sonra mahkeme kararıyla yasaklayabilirsin’ diyor. Ama bakıyoruz 8 yıldır avukat görüşmesi yaptırılmadığı halde, yani ortada bir fiil ve bir tutanak dahi olmamasına rağmen yasaklama kararı verildi. Yani var olan yasal koşulların bile dışına çıkıldı.” 
 
‘YARGI BAĞIMSIZLIĞI YOK’ 
 
Mahkemelerin hukukun belirttiği yasal şartları bile taşımayan kararlar verdiğini belirten Işık, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çok bu döneminde mahkemelerin ne kadar hukuk ve yasaların dışına çıkan kararlar verdiğini , politik kararlara kılıf giydirmekle iştigal ettiğini gördük. Yargının araçsallaştığı bir dönemi yaşadık, yaşıyoruz. İlk defa 2 Mayıs avukat görüşmesi öncesi mahkeme; yıllardır itiraz ettiğimiz avukat yasağının hukuk ve yasaya aykırılığını kabul ederek kaldırdı. Şüphesiz olumlu bir karar olmakla birlikte bunun da açlık grevlerinin ve uluslararası hukuk kurumlarının dayatmasıyla verildiğini düşünüyoruz. AB yargı bağımsızlığı kriterleri, hakim ve savcıların sadece yasama, yürütme ve idareden bağımsızlığına vurgu yapılmasını yeterli görmüyor. Atama, terfi ve mali bakımdan da özerk ve bağımsız olmasını gerektiriyor. Atama, terfi için milletvekili, bakan peşinde koşan, Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığına bağımlı hakim, savcının bağımsız olduğunu kimse iddia edemez. Bunu en bariz şekilde Öcalan’a uygulanan kararlarda yaşadık, yaşıyoruz” ifadesinde bulundu. 
 
‘SORUMLUSU SİYASİ İKTİDARDIR’
 
Dünyada eşi benzeri görülmeyen bir kitlesellik, büyük bir inanç ve büyük bir umut ile yapılan bir açlık grevi direnişi olduğunun altını çizen Işık, “Açlık grevleri sağılık açısından da kritik aşamayı çoktan geçti. Olası bir olumsuzluğun siyasi sorumlusu elbette siyasi iktidardır” diye vurguladı. 
 
Yaşanan siyasi, sosyal ve ekonomik sorundan ve krizlerden çıkışın tek yolunun tecride son vermek olduğunu vurgulayan Işık, “Öcalan ile avukat görüşünün düzenli bir şekilde yapılması gerekiyor. Bu görüşmeler gerçekleşirse iktidar ve devlet yetkilileri toplumun her katmanının nasıl rahatladığını görecektir” dedi.
 
MA / Cemil Uğur
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.