DOLAR 7,8335
EURO 9,3656
ALTIN 448,09
BIST 1.284
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 9°C
Yağışlı

İzmir Tabip Odası: Kovid-19 riski arttı

03.11.2020
A+
A-
İZMİR – İzmir Tabip Odası, meydana gelen deprem sonrası yaşanan kargaşa ve kalabalık ortamların Kovid-19 riskini arttırdığına dikkat çekti. 
 
İzmir Tabip Odası, Seferihisar açıklarında yaşanan 6,6 şiddetindeki depreme ilişkin hazırladıkları raporu, oda binasında yaptıkları basın toplantısıyla açıkladı. Toplantıya, İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfü Çamlı, Türkiye Tabip Odası (TTB) 2’inci Başkanı Ali İhsan Ökten, TTB Etik Kurulu Başkanı Feride Aksu Tetik ve sağlık emekçileri katıldı. Raporu İzmir Tabip Odası Lütfü Çamlı okudu. 
 
Deprem sonrası toplanma alanlarının durumuna değinen Çamlı, gıda ve çadır gibi ihtiyaçlarının olmadığını söyledi. Depremden etkilenen sağlık binaları hakkında bilgi veren Çamlı, Bayraklı ilçesinde 3 Aile Sağlığı Merkezinin (ASM) hizmet dışı kaldığını belirtti. Çamlı, ayrıca Bayraklı’da 4, Buca’da 4, Güzelbahçe’de 1, Karabağlar’da 1, Karşıyaka’da 2, Konak’da 5 ASM’nin de hasarlı olduğunu aktardı. Yanı sıra Diş Hastanesi, Buca Devlet Hastanesi, Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesi ve Alsancak Devlet Hastanesi’nde çatlaklar olduğunu söyleyen Çamlı, sağlık hizmetinin devam ettiğini ifade etti. 
 
RİSK BÜYÜDÜ
 
Çamlı, deprem nedeniyle oluşan nüfus hareketliliği, kalabalık ortamlar ve barınma sorunlarının uygun olmayan yaşam koşullarının koronavirüs (Kovid-19) riskini arttırdığını söyledi. Çamlı, “Nitekim 31 Ekim’de İzmir’de test pozitifliği yüzde 23,8 olarak saptanmıştır. Evi hasar gören ya da çeşitli nedenler ile evinde kalamayan Kovid-19 vaka ve temaslılarının bir kısmının geçen 3 gün boyunca geçici barınma yerlerinde kalması izlerinin kaybedilmesi riskini ortaya çıkarmıştır” dedi. 
 
HES KODU KONTROLÜ 
 
Bayraklı İl Sağlık Müdürlüğü’nün de depremde hasar görmesinin kayıtlara ulaşımını zorlaştırdığını dile getiren Çamlı, ancak yurttaşların bilgi vermesiyle durumun anlaşılacağı için barınma alanlarında HES Kodu kontrolü yapılması gerektiğini uyarısında bulundu. Pozitif vakaların deprem öncesinde güvenlik güçlerinin denetimiyle evlerinde tutulabildiğine dikkat çeken Çamlı, geçici yerleşim yerlerinde ise bir ailenin tek bir çadırda kalmak zorunda kaldığını dile getirdi.
 
SAĞLIK ÇALIŞANLARI DA DEPREMZEDE
 
Raporun açıklandığı saate kadar 6 sağlık çalışanının depremde hayatını kaybettiğini açıklayan Çamlı, 3 sağlık çalışanının ise halen enkaz altında olduğunu söyledi. Sağlık çalışanlarının da depremzede olduklarının unutulmaması gerektiğini vurgulayan Çamlı, sağlıkçıların kendi ve ailelerinin güvenliklerini sağlamak, temel gereksinimlerine ulaşmak üzere planlamaların yapılması gerektiğini kaydetti. Sağlık çalışanları için ekonomik ve sosyal hakların sağlanması gerektiğinin altını çizen Çamlı, “Özellikle depremden doğrudan zarar gören sağlık çalışanları başta olmak üzere tüm çalışanların durumları ve gereksinimleri için izleme ekibi kurulmalıdır. Hasta ve yaralılarla temasların artması nedeniyle koronavirüs riski artmıştır. Bu nedenle daha yaygın test yapılmalıdır” ifadelerini kullandı. 
 
ORTAKLAŞMA ÇAĞRISI
 
Depremin ardından kurulan kriz masalarında gerekli planlamaların ve halkla temasın sağlanamadığına dikkat çeken Çamlı, daha önceki afetlerde yaşandığı gibi devlet yetkililerinin bu masaları sürekli ziyaret etmesi nedeniyle çalışmaların aksadığını söyledi. Yakınlarına ulaşamayan yurttaşların nereye başvuracaklarının belirsiz olduğuna değinen Çamlı, Sağlık Bakanlığı’nın 184 hattından bilgi alınabileceğini açıklamasına rağmen bu hattın sadece hastaneye getirilenler hakkında bilgi verebildiğini kaydetti. Kriz yönetimi içerisine meslek örgütlerinin dahil edilmediğini belirten Çamlı, “Kriz yönetimi içerisinde Tabip Odası dahil ilgili meslek örgütleri yer almalı. Kriz masaları toplumun ve depremzede yakınlarının bilgilendirilmesi konusunda özel çalışma yürütmelidir” diye konuştu. 
 
PANDEMİ ŞİDDETİ ARTACAK
 
TTB 2’inci Başkanı Ali İhsan Ökten de depremin sürekli yaşandığı bir coğrafyada olunduğu için bunlardan ders çıkarılması gerektiğini söyledi. Yaşanan depremde sorumluluğu bulunanların en kısa sürede ortaya çıkarılması gerektiğini ifade eden Ökten, şunları söyledi: “Pandemi nedeniyle yaşanan olağanüstü durum şimdi daha da ciddi bir noktaya geldi. Pandeminin şiddeti artacaktır. Bundan sonra kamu kurumlarının diğer sivil toplum örgütleri ile ortak çalışmaları yaraların hızlı bir şekilde sarılması için önemlidir.”
 
‘NEOLİBELAR POLİTİKALAR ETKİLİ OLDU’
 
TTB Etik Kurulu Başkanı Feride Aksu Tetik ise sağlığın tek başına teknik bir konu olmadığını dile getirdi. Depremzedelerin ciddi bir barınma sorunu yaşadıklarına dikkat çeken Tetik, devletin sosyal devlet olduğunu hatırlayıp, buna göre hareket etmesi gerektiğini, yurttaşlara ücretsiz barınma yerleri sağlanması gerektiğinin altını çizdi. Hastanelerde yaşanan hasarların nedeninin de neo-liberal politikalar sonucu yaşanan özelleştirmeler olduğunu ifade eden Tetik, para kazanma amacıyla hareket edilmemesi, sağlık hizmetlerinin yeniden kamu hizmeti olarak sunulması gerektiğini söyledi.
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.