DOLAR 5,8010
EURO 6,4657
ALTIN 277,0
BIST 97.886
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

İzmirli ekolojistler Çanakkale’ye doğru yola koyuldu

09.10.2019
A+
A-

İZMİR – İzmir’de, Ege Çevre ve Kültür Platformu’nun başını çektiği doğal yaşam savunucuları, 12 Ekim’de Çanakkale gerçekleştirilecek mitinge katılmak üzere yürüyüş başlattı.

 
Kaz Dağları’ndaki altın madeni şirketinin ruhsatının yenilenmemesi için 12 Ekim’de Çanakkale’de yapılacak mitinge katılmak üzere doğal yaşam savunucuları yola koyuldu. İzmir’de de Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) ve İzmir Düşünce Topluluğu’nun yanı sıra kentteki birçok çevre örgütünün üyeleri, mitinge katılmak Çanakkale’ye doğru yürüyüşlerine başladı. 
 
Doğal yaşam savunucuları yürüyüşlerinin ilk durağı olan Efemçukuru altın madeni önünde açıklama yaptı. 
 
“Efemçukuru’ndan Kazdağları’na su, vicdan ve yaşam yürüyüşü” pankartı taşıyan ekolojistler adına açıklamayı Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) Eş Dönem Sözcüsü Alime Mitap yaptı. 
 
‘HUKUK KİRLETME FAALİYETİNİN KILIFI OLARAK KULLANILIYOR’
 
Kaz Dağları’ndaki doğa talanına karşı 12 Ekim’de yapılacak mitinge İzmir’den ses vermek için yola çıkıldığını söyleyen EGEÇEP Sözcüsü Alime Mitap, güzergahları boyunca ekolojik yıkım alanlarına uğrayıp, buralarda açıklamalarda bulunacaklarını kaydetti.
Yürüyüşte yer alan isimlerden Efemçukuru davası avukatlarından Arif Ali Cangı ise, dava sürecine dair bilgiler paylaştı. Cangı, “Hukuk ne yazık ki kirletme faaliyetinin kılıfı olarak kullanılıyor” dedi.
 
‘YETKİLİLERE SORUYORUZ, YANIT ALAMIYORUZ’
 
Burada yapılan açıklamanın ardından yürüyüşçülerin bir sonraki durağı nükleer atıkların gömülü olduğu iddia edilen Gaziemir’deki Arslan Avcı Kurşun Fabrikası oldu. Fabrika önünde konuşan Alime Mitap, “İzmir’in Çernobil’i Gaziemir, tüm İzmirlilerin sağlığını tehdit ediyor” dedi. 
İzmir’in göbeğindeki Gaziemir’de, artık çalışmayan kurşun fabrikasındaki atıklarda 10 yıl önce radyasyon olduğu saptandığını dile getiren Mitap, “Ülkemizde nükleer santral olmadığı halde, satışı ve nakli, tüm dünyada çok katı kurallara bağlı olan bu nükleer santral atıkları nereden gelmiştir. Yıllardır yetkililere soruyoruz, doyurucu bir yanıt alamıyoruz” ifadelerini kullandı. 
 
‘HALKIN SAĞLIĞI TEHLİKE ALTINDADIR’
 
Fabrikanın hemen yanı balında bir okul bulunmasına dikkat çeken Mitap, şunları söyledi: “Nükleer atıklar, işte bu kadar halkla iç içedir ve halk sağlığı çok büyük tehlike altındadır. Atıkların bir an önce bölgeden halk sağlığına uygun koşullarda, bilimsel verilere göre uzaklaştırılması için Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumlara çağrıda bulunuyoruz.” 
 
‘İNSAN GELECEĞİ TEHDİT ALTINDA’
 
Çevre örgütleri buradaki açıklamasının ardından Konak ilçesine bulanan  Eski Sümer Bank önünde  bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Açıklamaya çok sayıda Ekoloji gurubunun yanı sıra Emek Ve Demokrasi Güçleri katıldı. “Ekolojik yıkıma karşı toprağımızı, suyumuzu, havzamızı, kuruyalım” pankartının açıldığı basın açıklamasını Çevre Hareketi Sözcüsü ve HDP Parti Meclis (PM) üyesi İbrahim Akın okudu. Akın, bölgede yaşanan ekolojik yıkma karşı toprak, su ve  havzaların daha fazla kirlenmesini önlemek ve seslerini kamuoyuna duyurmak amacıyla, yolla çıktıklarını belirterek, insan geleceğini tehdit altında olduğunu ifade etti. Türkiye’nin  doğaya en çok sera gazı salınımı yapan ilk 5 ülke arasında bulunduğunu hatırlatan Akın, Türkiye, Kyoto Protokolüne imza atmayan tek  G 20 ülkesi olduğunu vurguladı.
 
 ‘EGE EKOLOJİK SALDIRININ EN YOĞUN OLDUĞU YERDİR ‘
 
Ege bölgesinde  ekolojik saldırının en yoğun olduğu yerlerin başında geldiğine dikkat çeken Akın, Yürüyüşün 12 Ekim Cumartesi günü Çanakkale’de yapılacak mitinge kadar süreceğini kaydetti. Ekolojik tahribatın yaşandığı 20 noktada yürüyüş ve basın açıklamaları yaparak bütün yurttaşlara havzasına, suyuna, toprağına sahip çıkmaya davet edeceklerini ifade eden Akın, “ Bölgede Madencilik faaliyet gerçekleştiren şirketin 13 Ekim tarihinde sona erecek ruhsatının yenilenmemesi için 12 Ekim Cumartesi günü Kaz Dağları  Su ve Vicdan Mitingine katılım sağlayacağız. savaşa karşı yaşamı savunuyoruz. Nerede bir doğa ve yaşam yok oluyorsa buna karşı olacağız” dedi. 
 
Açıklamanın ardında Konak’tan Basmane semtinde bulunan Kahraman mahallesine kadar yürümek isteyen doğa severlere, polis izin vermedi. Polisin engellemesine tepki gösteren kitle anayol üzerinde bulunan  otobüslere kadar kısa bir yürüyüş gerçekleştirerek oradan ayrıldı.  Çevre örgütleri Çiğli ilçesinde bulunan Sasalı kuş cennetini ziyaret ederek buradan Gediz Deltasına yürüyüş yapacak. Ardından kitle Menemen ilçesine sonra Foça ilçesine giderek geceyi kendileri için ayrılan konaklama yerlerinde geçirecek. Çevre örgütleri 10 Ekim’de Aliağa, Bergama, Dikili, Balıkesir’e bağlı Ayvalık ardından Akşam 17.00’da Burhaniye ilçesinde konaklayacak. 
 
11 Ekim tarihinde çevre örgütleri, Burhaniye, Edremit, Altınoluk ve Küçükkaya mevkilerinde basın açıklaması yaparak 12 Ekim’de ise Çanakkale Kaz Dağları’nda yapılacak mitinge katılacak. 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.