DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 3°C
Kar Yağışlı

Kadınlar şiddete karşı sözlerini de mücadelerini de büyütüyor

25.11.2020
A+
A-

HABER MERKEZİ – Kadınlar, 25 Kasım etkinlikleri kapsamında alanlara indi. Sözlerini de mücadelelerini de birleştiren kadınlar, “Tek bir kız kardeşimizi yalnız bırakmamak için bu mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz” dedi.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında birçok kentte eylem ve etkinlikler düzenlendi. 
 
VAN 
 
Özgür Kadın Hareketi’nin (TJA), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Van’da düzenlemek istediği yürüyüşe “eylem ve etkinlik” yasağı gerekçe gösterilerek izin verilmedi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, Muş Milletvekili Şevin Coşkun ve çevre illerden gelenlerin de aralarında bulunduğu çok sayıda kadın HDP İpekyolu İlçe Örgütü binası önünde bir araya gelerek, yürümek istedi. Sabahın erken saatlerinde parti binasını zırhlı araçlarla ablukaya alan çok sayıda polis kadınlara engel oldu. Bunun üzerine HDP’li Günay ve Coşkun ile polisler arasından uzun bir süre tartışma yaşandı. Kadınlar, “Erkek vuruyor devlet koruyor”, “Jin, jiyan, azadî” sloganlarıyla polislere tepki gösterdi.  
 
Kadınlar, bir süre yaşanan tartışmanın ardından parti binası önünde açıklama yaptı. “Erkek-devlet şiddetine karşı mücadeledeyiz” ve “Şiddete karşı direniş savunmanı kuşan” pankartının açıldığı açıklamada yerine kayyım atanan Muradiye Belediye Eşbaşkanı Leyla Balkan konuştu. “Kadın düşmanı politikalara boyun eğmeyeceğiz” diyen Balkan, “Eli sopalı erkekten, eli coplu postallı, üniformalı erkek devletten korkmuyoruz. Bu tarihsel duruşumuzla onur duyuyoruz. Onurluyuz, diz çökmedik, gururluyuz. Erkek egemen zihniyetten, onun ürünü devletten ve kadını tanımayan kanunlarından korkmuyoruz, itaat etmiyoruz, geri adım atmayacağız” şeklinde konuştu. 
 
GÜNAY: İSYANIMIZ BÜYÜYECEK
 
Ardından konuşan HDP’li Günay, yürüyüşün engellenmesine tepki gösterdi. Günay “Bulunduğumuz her yerde, sokakta, evde, işte isyanımız büyüyecektir. Evlere kapalı alanlara sığmayacak ve sokaklara taşacaktır. Bulunduğumuz her yerde kadın mücadelemizden asla bir adım geri atmayacağız” dedi. 
“Erkek-devlet şiddetine” karşı mücadele ederek, kendilerini savunacaklarını vurgulayan Günay, “İsyanımız ’em xwe diparêzin (Kendimizi savunuyoruz)’ diye büyüyecektir” ifadesini kullandı.  
 
‘EŞBAŞKANLIK MOR ÇİZGİMİZDİR’ 
 
“AKP-MHP faşist iktidarı kadın ve Kürt düşmanıdır” diyen Günay, eşbaşkanlığa dönük saldırılara tepki gösterdi. Eşbaşkanlığın mor çizgileri olduğunu vurgulayan Günay, “Bu dünya kadınlarına armağanımızdır. Bunun kayyım politikalarına kurban edilmesine izin vermeyeceğiz. Özgürlük talebimizi, isyanımızı ve kadın direnişimizi her yerde korumaya devam edeceğiz” diye konuştu. 
 
Dersim’de kaybolan Gülistan Doku ve Batman’da Uzman Çavuş Musa Orhan’ın İpek Er’e tecavüz ederek intihara sürüklemesine değinen Günay, şöyle devam etti: “Asla bir kişi daha eksilmeyeceğiz. Erkek-devlet şiddetine karşı her yerde “jin, jiyan, azadî’ demeye devam edeceğiz.
 
Açıklamanın ardından kadınlar hep birlikte halaya durdu. 
 
Van Barosu Kadın Hakları Komisyonu, 25 Kasım’a ilişkin baro binasında açıklama yaptı. “Emekçi kadınlar yalnız değildir” ve “Erkek adalet değil gerçek adalet” pankartlarının açıldığı açıklamada Komisyon üyelerinden Rabia Özgökçe konuştu. Demokrasinin, hukukun ve toplumsal birlikteliğin baskı altına olduğunu söyleyen Özgökçe, “Bu süreçte ötekileştirici, ayrıştırıcı, sorunun çözümünden de bir o kadar uzak politikalar en çok kadınların ve çocukların hayatı üzerinde etkili olmaktadır” dedi.
 
Kadınların yaşam alanlarının daraltıldığına dikkati çeken Özgökçe, “Kadınlar toplumsal yaşamdan koparılıp, eril zihniyetin tahakkümü altına alınması politikalarının elbette bir sebebi vardır. Bu bahsettiğimiz tahakkümün korkulu rüyası kadınlardır. Çünkü kadınlar hangi ırktan, hangi dinden, hangi dilden olursa olsun yaşamı adil ve eşit, özgür-özgün kılma pratiğini göstermiştir” dedi. Özgökçe, konuşmasının devamında İstanbul Sözleşmesi’nin önemine değinerek, kadına yönelik şiddete karşı önlem alınmadığını vurguladı. 
 
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Van Şubesi Kadın Meclisi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolasıyla  KESK binasında açıklama yaptı. Açıklamayı yapan SES Van Şube Eş Başkanı Figen Çolakoğlu, “ Erkek şiddeti her gün daha da vahşileşirken kadınlara, LGBTİ+lara yönelik şiddette ve çocuk istismarında cezasızlık özel bir politika olarak uygulanıyor. Eril yargı kararlarıyla birleşen iktidarın kadın düşmanlığı, şiddet faillerini cesaretlendirmeye devam ediyor” dedi.
Devletin tüm olanaklarını şiddeti önlemek için seferber etmesi gerekirken infaz düzenlemeleriyle failleri evlerine gönderdiğine dikkat çeken Çolakoğlu,  “Kadınları şiddete karşı koruyan yasalar esnetiliyor, sığınma evlerine erişim zorlaştırılıyor. Kayyumlar marifetiyle gasp edilen belediyelerin kadın birimleri kapatılıyor. İstanbul sözleşmesi ve 6284 gibi yaşam güvencemiz sayılabilecek kazanımlarımız yok edilmek isteniyor” diye konuştu.
 
DİYARBAKIR
 
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Danışma Ve Uygulama Merkezi, baronun adli hizmet binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Baro yöneticisi Berivan Turan, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında yürürlükte bulunan yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesinde, ihlal ve ihmaller zincirinin kollukta başlayıp yargıya kadar uzadığını söyledi. Kadına yönelik her türlü şiddetle mücadelede toplumun her kesimini dayanışmaya davet eden Turan, “Şiddetin son bulduğu bir dünya ümidiyle eşit bir yaşamı savunuyor ve bu anlamda hukuksal mücadelemizi sürdürüyoruz” dedi.
 
‘ZİHNİYET DEĞİŞMELİ’
 
Kolluk güçlerinin başvuru süreçlerini etkin yürütülmediğine değinen Turan, “Kadına yönelik şiddetin son bulması için temel çözüm yolu, yasalarda ve yaşamın her alanında eşitliğin hayata geçirilmesi, yasaların uygulanması ve mevcut toplumsal zihniyetin değiştirilmesidir. Bu bağlamda, devletin çok yönlü ve bütüncül politikalar üretmesinin yanında, bu mücadelenin toplumsal düzeyde, genele yayılarak, etkin ve istikrarlı bir biçimde yürütülmesi gerekmektedir” diye konuştu. 
 
‘KADINA ŞİDDET POLİTİKTİR’
 
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Diyarbakır Kadın Kolları da il binası önünde basın açıklaması yaptı. CHP’li kadınlar, kadına şiddete son verilmesi için dövizler açtı. Açıklama yapan CHP’li kadınlar, kadına şiddetin politik olduğunu hatırlatarak, “Bu yıl 25 Kasım pandemi koşullarının gölgesinde karşılıyoruz Ancak hepimiz biliyoruz ki, ülkemizde kadına yönelik şiddet, ayrımcılık ve hak ihlalleri artarak devam ediyor. Kadınlar şiddete, istismara, yoksulluğa, güvencesizliğe sıkıştırılmış hayatlar yaşıyor Pandemi döneminde bu sorunların daha da büyümesi yetmezmiş gibi kazanılmış haklarımıza dahi göz diken, kadınları ‘fitrat ve kader’ arasına sıkıştıran bir iktidarla mücadele ediyoruz. Kadınlar kıyafetinden kaç çocuk doğuracağına, nafaka hakkından İstanbul Sözleşmesi’ne kadar uzanan ellere, gereken cevabı her gün büyüttüğümüz örgütlü mücadelemiz ile veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. ‘Kadına yönelik şiddet politiktir’ diye haykırmayı sürdüreceğiz. Yaşamın her köşesini sevgiyle, barışla, kardeşlikle, güvenli bir gelecekle donatacağız El ele verip, önce eril zihniyeti sonra dünyayı değiştireceğiz. Cesaret biziz. Azim biziz. Emek biziz, biz kadınlarız. Biz her iki kişiden biriyiz” dedi. 
 
‘DURMUYORUZ, SUSMUYORUZ’
 
Diyarbakır Deva Partisi İl Kadın Politikaları Başkanlığı da partisinin il binasında 25 Kasım’a ilişkin açıklama yaptı. Yapılmak istenen yasal düzenlemelerin kadınların daha da sindirmeye yönelik politikalar olduğu vurgulanan açıklamada, “Bugün Mirabel kardeşlerimizin kelebekleri kadınlarımızın çığlığına kondu. Artık durmuyoruz susmuyoruz. Mevcut tüm iktidarların ve güç odaklarının kadını hayatını hiçe sayan uygulamalarını ve kadınların değersizleştirmesine yönelik politikalarını kınıyoruz. Kadına yönelik her türlü şiddete cevaz veren, bu şiddeti sistematik hale getiren kişi ve kurumlara karşı ortak politikalar belirlenmeli, bilinçlendirmeye yönelik eğitim faaliyetlerine ağırlık verilmeli, kadınların hak ve özgürlüklerine dair yasal düzenlemelere hız kazandırılmalıdır” diye belirtildi.  
 
URFA 
 
Urfa İl Kadın Platformu, 25 Kasım dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Ahmet Bahcıvan İş Merkezi önünde yapılan açıklamaya çok sayıda kadın katıldı. Basın metninin Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) yöneticisi Selma Ateş tarafından okundu. “İstanbul sözleşmesi yaşatır haklarımızdan ve yaşamımızda vazgeçmiyoruz” pankartının açıldığı eylemde, “Jin jiyane jiyanê nekuje” , “Koruma aklama yargıla” , “Boşanmayı değil cinayeti engelle” ve “Öldüren sevgiye hayır” dövizleri taşındı. 
 
Platform adına basın açıklamasında konuşan Selma Ateş, kadınlar olarak şiddetin karşısında mücadele edeceklerini vurguladı. 
Açıklama, “Jin jiyan azadî ” sloganları eşliğinde son buldu.
 
DERSİM  
 
Dersim Kadın Platformu üyeleri, “Erkek devlet şiddetine karşı mücadeledeyiz” sloganıyla Seyit Rıza Meydanı’nda bir araya geldi. “Şiddet her yerde, çözüm örgütlü mücadelede” yazılı pankartı açan kadınlar, “Erkek vuruyor, devlet koruyor”, “Gülistan Doku nerede?”, “İstanbul Sözleşmesi uygulansın” dövizleri taşıdı. Kadınlar, “Jin jîyan azadî”, “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları attı.  
 
Platform adına açıklama yapan Fatoş Taşkale, kadınların, dünyanın her yerinde fiziksel, psikolojik, ekonomik şiddete maruz kaldığını belirterek, “Her güne yeni bir ölüm, şiddet, taciz ya da tecavüz olayı ile uyanır olduk. Kadınlar lehine imzalanan ulusal ve uluslararası sözleşmelere uyulmadığı gibi, cezasızlık ve haksız tahrik indirimi gibi cezai uygulamalar, kadına yönelik her türlü şiddet taciz tecavüzde erkekleri güçlendiriyor, teşvik ediyor, koruyor. Son bir yılda platformumuza yapılan başvurular ve taşınan olaylar bile tablonun ne kadar ağır olduğunun bir göstergesi durumundadır. Bizler tek bir kız kardeşimizi yalnız bırakmamak için bu mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz” dedi.
 
326 gündür kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku ise, kardeşinin kayboluşundan sorumlu olan herkesin hesap vereceğini söyledi. İlk günden bu yana kardeşi için açıklama yapılmaması için yetkililerin baskı kurduklarını dile getiren abla Doku, şunları söyledi: “Bir kadın cinayeti 47 yıl sonra ortaya çıktı. Engin Yücel şunu zannetmesin. Bana bu saatten sonra durmak, nefes almak yok. Onlara da olmayacak. Gülistan Doku’yu bulacağım ve bize bunları çektirenler cezalandırılacak” 
 
İSTANBUL
 
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şubesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Fatih’te bulunan Beyazıt Meydanı’nda açıklama yaptı. Pandemi nedeniyle sembolik katılımla açıklamada “Haklarımız ve yaşamlarımızdan vazgeçmiyoruz 25 Kasım’da alanlardayız” pankartı açıldı.
 
Açıklamayı Eğitim Sen Üniversiteler Şubesi Yürütme Kurulu Üyesi Arzu Acar okudu. “Devletin tüm olanaklarının şiddeti önlemesi için kullanılması gerekirken failler korunuyor, kadın kazanımları yok sayılıyor, nafaka hakkı gaspı ve arabulucuk önümüze seriliyor” diyen Acar, kadın dayanışması ile kazanacaklarını söyledi. Yılmadan ve bıkmadan isyanlarını haykırdıklarının altını çizen Acar, “Şiddet münferit değil politiktir. Önlenmesinin en önemli yolu toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasından geçer” diye belirtti. 
 
ALANLARA ÇAĞRI
 
Acar, son olarak her türlü baskıya karşı yaşamı savunmak için sokaklarda olacaklarını belirtirken “Her türlü krizi fırsata çevirenlerden hesap soracağız. Nasıl yaşayacağımızı söyleyenlere karşı sınırları aşacağız. Vazgeçmiyoruz, alanlarda hesap sormaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
 
DİSK TALEPLERİNİ AÇIKLADI 
 
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Kadın Komisyonu 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Beşiktaş’ta bulunan genel merkez binaları önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve bir çok kadın katıldı. “Kadına yönelik şiddete cinsel tacize mobbinge sessiz kalma” ve “İstanbul sözleşmesine dokunma, 6284’ü uygula ILO 190’I onayla” pankartlarının açıldığı açıklamada sık sık “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” ve “Kadın, yaşam, özgürlük” sloganları atıldı. Açıklamayı Arzu Çerkezoğlu okudu. 
 
Çerkezoğlu, şiddet ve tacizden, ekonomik krizden ve pandeminin yıkıcı etkilerinden korunması için kadınların taleplerini şu sekilde sıraladı: ” * İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sa7yılı kanun uygulansın
 
* ILO’nun geçen yıl kabul ettiği 190 no.lu ‘İşyerinde Şiddet ve Tacizin Önlenmesi’ Sözleşmesi ülkemiz tarafından da onaylansın!
 
* İktidarın politikalarında kadın istihdamını artırmak için önerilen esnek çalışma biçimlerine karşı tam zamanlı ve güvenceli istihdam olanakları yaratılmalıdır. Covid-19 pandemisinin yarattığı krizden en çok etkilenen sektörlerde iş ve gelir kaybına uğrayan kadınlar için özel önlemler geliştirilmelidir. 
 
* Salgın süresince bütün işçiler süre koşulu aranmaksızın işsizlik ödeneği ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanmalıdır. Tüm işyerlerinde, hamileler, yasal süt izni kullananlar, engelliler, 60 yaş ve üzerinde olanlar Covid-19 salgını süresince idari izinli sayılmalıdır. 
 
* Kamu-özel ayrımı olmaksızın, zorunlu hizmet ve üretim alanında çalışan ebeveynlere dönüşümlü ve eşit olarak ücretli izin verilmelidir. 
 
* Kadınlara özgü görülen ev içi sorumluluklar için kamusal politikaların hayata geçirilmesi şarttır. Özellikle kamu kurumları ve yerel yönetimler tarafından kreş, gündüz bakım evi, hasta ve yaşlı bakım evleri gibi merkezler açılarak tüm kadın ve erkeklerin ücretsiz yararlanabileceği bir hak olarak tanımlanmalıdır.” 
 
 
İZMİR
 
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) bağlı Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (Genel İş) İzmir 2 No’lu Şube Kadın Komisyonu, 25 Kasım kapsamında basın açıklaması düzenledi. Konak ilçesinde bulunan eski Sümerbank önünde yapılan açıklamaya çok sayıda kadın katıldı. Açıklamada konuşan Genel İş 2 No’lu Şube Yöneticisi Zeynep Zarıçlar okudu. 
 
Salgın sürecinde yaşanan ekonomik kriz, cinsiyet eşitsizliğini de artığını belirten Zarıçlar, “Ülkemizde kadın emeği konusunda yaşanan sorunlar, salgın sürecinde giderek daha da kötüleşti. Biz kadınların her alanda mücadele ettiğimiz şiddetten ,tacizden, ekonomik krizden ve pandeminin yıkıcı etkilerinden korunmamız için yapılması gerekenler bellidir. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun uygulansın. Kadını ezen, yok sayan, ötekileştiren, öldüren her türlü ideolojinin karşısında; haklı mücadelemizde ön safta kız kardeşlerimizle sesimizi ve sözümüzü büyütmeye kararlıyız” diye belirtti. 
 
‘SOKAKTAYIZ’
 
Buca Kadın Platformu da, Çevik Bir Meydanı’nda açıklama yaptı. Eylemde konuşan platform üyesi Hülya Altın, “Bugün hala çadırlarda yaşamını sürdürmeye çalışan kadınların yükü kat be kat artırmıştır. Deprem değil bina öldürür gerçeği yetkililerin aymazlığı ile her seferinde ölüm olarak karşımıza çıktığı için buradayız” dedi. 
Dikili ilçesinde bulunan Atatürk Meydanı’nda biraya gelen kadınlar ise,  “Işık, Zümrüt, Çilem ve katledilen tüm kadınlar için sokaktayız” diyerek şiddete karşı mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.  
 
ADANA 
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi Kadın Hakları Komisyonu, 25 Kasım etkinlikleri kapsamında “Adana İli 2020 Yılı Kadın Hak İhlalleri Raporu”nu açıkladı. Dernek binasında düzenlenen toplantıda, raporu İHD Adana Şubesi Kadın Komisyonu Üyesi Baran Öner okudu. 
 
Yılın ilk 10 ayında şiddet başvurularında yüzde 37’lik bir artış olduğunu belirten Öner, “Bianet 2020 Erkek Şiddeti Çetelesi verilerine göre, erkekler 2020 yılının ilk 10 ayında en az 230 kadını öldürmüş, en az 670 kadına şiddet uygulamış, en az 71 kadına tecavüz etmiş, en az 498 kadını seks işçiliğine zorlamıştır. Dünya Ekonomik Formu (WEF) 2020 Cinsiyet Eşitliği Raporu’na göre, Türkiye 153 ülke arasında 130. sıradadır. Dünyada, Türkiye’nin de yer aldığı Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesi yüzde 60,5 ile cinsiyet eşitliği konusunda en geride yer almaktadır. Rapora göre, kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması için 100 yıl, eşit ücrete sahip olması için 257 yıl geçmesi gerekir” dedi.
 
HAK İHLALLERİ 
 
Öner, Adana’da tespit ettikleri kadın hak ihlalleri ile ilgili verileri şöyle sıraladı: “* 10 kadın öldürüldü. 4 kadın intihar etti. 2 kadın intihara teşebbüs etti. Bin 133 kadın eşi tarafından yaralandı. 2 bin 138 kadın eşinin hakaret-tehditlerine uğradı. 63 kadın eşinin cinsel saldırısına uğradı. 2 kadın tecavüze uğradı.”
 
ADANA BAROSU 
 
Adana Barosu Kadın Hakları Merkezi, 25 Kasım etkinlikleri kapsamında yazılı açıklama yaptı. Kadına yönelik eşitsizliğin ve şiddetin daha da tırmandığına dikkat çekilen açıklamada, yasalar eksiksiz olarak uygulanıncaya kadar tüm kamu kurum ve kuruluşların takipçisi olunacağı belirtilerek, kadına karşı şiddetin ortadan kaldırılması için mücadelenin devam edeceği vurgulandı. 
 
DİSK’TEN AÇIKLAMA 
 
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Tüm Emekliler Sendikası (Emekli-Sen) Adana Şubesi,  25 Kasım etkinlikleri kapsamında Gençlik Meydanı’nda açıklama yaparak, kazanılmış hakları için mücadele edeceklerini belirtti. 
 
HATAY
 
İHD İskenderun Şubesi de, 25 Kasım etkinlikleri kapsamında sendika binalarında basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan İHD İskenderun Şube Başkan Yardımcısı Ayten Kılınç, 25 Kasım’ın önemine değinerek, “Kadın yönelik şiddete karşı mücadele etmeliyiz. İktidar, İstanbul Sözleşmesi’ni uygulasın. Kadına yönelik şiddete karşı en etkili yolun kadınların mücadelesi olduğunu ve bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğimizi belirtmek isteriz” dedi.
 
İskenderun Kadın Platformu’nun düzenlediği açıklamada konuşan Dönem Sözcüsü Avukat Mehtap Sert, dünya genelinde her gün en az 137 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü belirterek, “Kadına karşı sistematik şiddet eziyettir, işkencedir. İşkence ve eziyet insanlığa karşı suçtur” dedi.  
 
Sert, kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması için atılması gereken 12 adımı şöyle sıraladı:
 
“*Ayrımcılık ve şiddeti kınayın, suç olduğunu açıklayın.
 
*Şiddeti önlemek için tedbir alın.
 
*Şiddete karşı destek mekanizmaları oluşturun.
 
*Risk altındakileri koruyun. 
 
*Yasaları uygulayın.
 
*Polis, savcılık hizmetleri ve yargının etkinliğini artırın.
 
*Adli işlemlerde mağdurları destekleyin ve koruyun.
 
*Kapsamlı ve eşgüdümlü politikalar tasarlayın.
 
*Sığınmacılar konusunda özenli davranın.
 
*Çocukların özel ihtiyaçlarını karşılayın.
 
*STK’ları destekleyin.
 
*Şiddet verilerini toplayın, araştırmaları destekleyin.”
 
ANKARA 
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Kadın Komisyonu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında basın toplantısı düzenledi. İHD Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantıya, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri Nuray Çevirmen ve Nilay Nayman katıldı. Açıklama yapan Nayman, 2020 yılının Ocak-Ekim ayları arasında derneklerine bin 120 hak ihlali başvurusunun yapıldığını, bunlardan 402’sinin kadın başvurusu olduğunu aktardı. Tüketici Hakları Derneği’nin verilerini hatırlatan Nayman, Türkiye’de 24 milyon kadının 4,8 milyonunun açlık, 14,5 milyonunun ise yoksulluk sınırının altında olduğunu söyledi. Nayman, ekonomik ve sosyal olarak mağdur olan kadınların belirli kurumlara başvurarak, çözüm aramak zorunda kaldıklarını belirtti. 
 
CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 
 
Dünya Ekonomik Formu (WEF) 2020 Cinsiyet Eşitliği raporunda, Türkiye’nin 153 ülke arasından 130’uncu sırada olduğuna dikkat çeken Nayman, “Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesi, yüzde 60,5 ile cinsiyet eşitliği konusunda en geride yer almaktadır. Rapora göre, kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması için 100 yıl, erkeklerle eşit ücrete sahip olması için 257 yıl geçmesi gerekir” dedi.
 
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi Kadın Komisyonu, 25 Kasım dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaştıkları videoyla İstanbul Sözleşmesi’ne dikkat çekti.
 
KATLEDİLEN DAĞDEMİR ANILDI
 
Ankara Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu, oda binasında açıklama yaptı. Salona, 25 Kasım’ın şiarı olan “Emeğimizden, kimliğimizden, birbirimizden, mücadelemizden, sokaklardan vazgeçmeyeceğiz” yazılı pankart asıldı. ATO Yönetim Kurulu üyesi Ayşe Uğurlu, Samsun’da 19 Kasım 2015’te beraber çalıştığı kadın arkadaşına eşi tarafından uygulanmak istenen şiddeti önlemek isterken katledilen Dr. Aynur Dağdemir’i andı.
 
ADIYAMAN 
 
Adıyaman İl Kadın Platformu, Demokrasi Parkı’nda açıklama yaptı. Açıklamada “Yasta değil isyandayız” pankartı açan kadınlar, “Jin jiyan azadî”  ve “Korona değil erkek şiddeti öldürür” dövizlerinin yanı sıra, katledilen kadınların fotoğraflarını taşıdı. Basın metnini Avukat Aysu Avcı okudu. 
 
Açıklama “Jin Jiyan Azadî / kadın yaşam özgürlük” sloganı eşliğinde son buldu. 
 
ŞIRNAK 
 
TJA,  Şırnak’ta HDP il binası önünde mor zincir eylemi gerçekleştirdi. Eyleme, HDP Kadın Meclisi, Barış Anneleri Meclisi, HDP il ve ilçe örgütlerinin yanı sıra çok sayıda kadın katıldı. Eylemde katledilen kadınların fotoğrafları  taşındı. Kadınlar adına açıklamayı TJA aktivisti Zozan Aksu yaptı. Aksu, TJA olarak kadın düşmanı politikalara boyun eğmeyeceklerini belirterek, “Eli sopalı erkekten, eli coplu postallı, üniformalı erkek devletten korkmuyoruz. Tıpkı yoldaş kılıfına bürünen erkek gibi af etmeyeceğiz. İşgal etmedik onurluyuz, diz çökmedik gururluyuz, erkek egemen zihniyetten onun ürünü devletten ve kadını tanımayan kanunlarından korkmuyoruz, itaat etmiyoruz, geri adım atmayacağız. TJA olarak dünya, Türkiye ve Kürdistanlı kadınları 25 Kasım’da, yaşam da bizim, meydanlar da deyip akın akın kadınları özgürlük alanlarına adeta uçmaya davet ediyoruz” dedi.
 
Açıklamanın ardından katledilen kadınların hikayeleri okundu.

HAKKARİ 

Hakkari’de 25 Kasım’a ilişkin HDP İl Örgütü binası önünde açıklaması yapıldı. “Em xwe li hemberî zordestîya mêran diparêzin (Erkek şiddetine karşı kendimizi savunuyoruz)” pankartının açıldığı açıklamada mor ve beyaz balonlar taşındı. HDP İl Eşbakanı Sipan Turan, “Kadın kazanımlarına yapılan saldırılar hız kesmeden devam etmektedir. İktidar yakın bir zamanda kadını şiddete karşı koruyan 6284 kanunu ve İstanbul Sözleşmesini hedef almıştır. Bu kazanımları hedef alan söylemlere karşı Türkiye’den Kürdistan’a her reaksiyondaki kadınların kararlı ve örgütlü mücadeleleri sokaklara yansımıştır” dedi. 
 
ANTALYA 
 
Sol Parti Antalya İl Başkanı Aysel Aydın, 25 Kasım etkinlikleri kapsamında il binalarında açıklama yaptı. Bugün en acil taleplerinin; yaşamları çalınan kadınların can güvenliğinin sağlanması için gerekli tüm önlemlerin alınması olduğunu ifade eden Aydın, “Cinsel kimlik ve cinsel yönelim temelli ayrımcılığın ortadan kaldırılması, 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesinin uygulanması, erkek egemenliğinin her düzeyde ortadan kaldırılması ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasıdır” dedi.
 
MARDİN
Mardin Şahmeran Kadın Platformu, 25 Kasım dolayısı ile açıklama yaptı. KESK Mardin şubeler Platformu binasında yapılan açıklamaya HDP Mardin Milletvekili Pero Dündar ve çok sayıda kadın katıldı. Açıklamayı Platform adına Derya Dal yaptı.
 
Kadın üzerinde bir tahakküm kurma biçimi olan şiddetin her çeşidine kendi hayatlarında mecbur bırakıldıklarını belirten Dal, “AKP iktidarı, erkek şiddetini alınacak kapsamlı tedbirlerle önlemek yerine ilgili uluslararası ve yerel mevzuatı uygulamamak için adeta ayak diretmektedir. AKP iktidarı bir yandan erkek egemen sistemi de besleyen milliyetçi ve militarist politikalara sarılırken bir yandan da baskı ile ülkeyi yönetmeye çalışmaktadır. Yaşanan baskı ve kutuplaştırmayla birlikte binlerce kadın emekçi KHK’lerle işten çıkarılmış, atanan kayyımlarla kadın kurumları işlevsiz hale getirilmiştir. Kadın örgütlerine ve aktivistlere yönelik gözaltı ve tutuklamalar iktidarın kadınlardan ne derece rahatsız olduğunu ve çekindiğini gösteriyor. Bütün bu eril ve otoriter uygulamalar kadınları şiddet karşısında güvencesiz bırakan, yalnızlaştırmaya çalışan bir hal almıştır” dedi.
 

MERSİN

Mersin Kadın Meclisi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Özgecan Aslan Barış Meydanı’nda yapılan açıklamaya çok sayıda kadın katıldı. “Asla yalnız yürümeyeceksin” pankartının açıldığı açıklamada, “İstanbul Sözleşmesi uygulansın”, “Sessiz kalmıyoruz” ve katledilen kadınların fotoğraflarının bulunduğu dövizler taşındı.

BU YIL 269 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ

Açıklamada ilk olarak konuşan Mersin Kadın Meclisi Sözcüsü Özge Çabuk, şiddeti, cezasızlığı, şüpheli ölümleri, kadın cinayetlerini durdurmak için İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatacaklarını belirterek, her gün kadınların kendi hayatlarına dair karar aldıkları için öldürüldüğünü vurguladı. Eşit yaşamak, boşanmak, ayrılmak, okumak ve çalışmak için bu yıl 269 kadın öldürüldüğünü dile getiren Çabuk, “152 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Pınar, Melek, Emine, Fatma, Özlem, Esma. İsimlerini sayamadığımız nicesi pandemi ya da deprem değil, erkek şiddeti ile öldürüldü. 1 gün içinde 4 kadın öldürüldü. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı her biri hayatta olacaktı. Bu ülkede kadınlar her gün yaşam mücadelesi veriyor” dedi.

 ‘EŞİTLİĞİ KAZANACAĞIZ’

Ardından Üniversite Kadın Meclisi adına Sena Selçukoğlu konuştu. Selçukoğlu, “ Üniversiteler bizim özgürlük biziz, Asla yalnız yürümeyeceğiz Her alanda olduğu gibi üniversitelerde de toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sonuçlarını yaşıyoruz. Genç kadınlar şiddetten kurtulmaya çalışıyor. Tıpkı Melek Aslan gibi. Şiddetten korunmak için koruma kararları aldırırken, geride kitapları kalıyor. Tıpkı Pınar Aslan, Zeynep Şenpınar gibi. Hepsi kendi ayakları üzerinde durmak, kendi kararlarını almak, eşitçe yaşamak istiyordu. Biz ölmek değil yaşamak istiyoruz. Cinsiyetçi ve gerici eğitime karşı, eşit yaşam hakkımız için mücadelemizi her kampüse yayacağız. Eşitliği kazanacağız, sömürü düzenini yıkacağız” ifadelerini kullandı.

‘İŞÇİ KADINLAR YALNIZ YÜRÜMEYECEK’

Son olarak İşçi Kadın Meclisi adına konuşan İlkay Pelin Şimşek ise, işçi kadınlar da asla yalnız yürümeyeceklerini kaydederek, şöyle konuştu: “Mağazalarda, marketlerde, tekstil atölyelerinde, fabrikalarda tüm emek veren kadınların uğradıkları hak gasplarına karşı da birlikte mücadele ediyoruz. ‘Ev işi ile meşgul’ bahanesi ile işgücü bile sayılmamaya, ev içi emeğimizin hiçe sayılmasına karşı mücadele ediyoruz. İşsizliğe, güvencesiz, esnek çalışma koşullarına, daha düşük ücretle çalıştırılmaya, kıdem tazminatı gaspına, sendikasızlığa karşı mücadele ediyoruz. Fikrimizle, aklımızla, örgütlü gücümüzle kadınların eşit yaşam mücadelesini büyütüyoruz” diye konuştu.

Açıklama “6284’ü uygula kadınlar yaşasın” ve “Kadın cinayetlerini durduracağız” sloganları ile sonlandı.

  
 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.