DOLAR 8,5492
EURO 10,0853
ALTIN 495,44
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Gök Gürültülü
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Paz 30°C
Pts 31°C
Sal 32°C
Çar 32°C

‘Kadınları yalnız bırakan toplum kaybeder’

26.06.2021
A+
A-

GİRESUN – AKP’nin kadın hareketiyle irade savaşı verdiğini belirten Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi aktivisti Ebru Yiğit, “O yüzden İstanbul Sözleşmesi toplumsaldır ve faşizmin çarpışma meydanıdır. Kadınları yalnız bıraktığınız her koşulda sadece kadınlar değil tüm toplum yenilecek” dedi.

 
Dört gün sonra İstanbul Sözleşmesi’nin ilk imzacısı olmakla övünen Türkiye, sözleşmenin 10’ununcu yılında imzacı ülkeler arasında çıkan ilk ülke olacak. 20 Mart gece yarısı AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından alınan karar, 1 Temmuz itibariyle kesinleşecek.
 
Kararın alındığı ilk günden itibaren tepkilerini dile getiren kadınlar, 1 Temmuz’da ülkenin dört bir yanında hayatı durdurmaya hazırlanıyor. Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi aktivisti Ebru Yiğit, sözleşmeden çekilme sürecini ve sonrasını değerlendirdi.
 
İRADE SAVAŞI
 
AKP iktidarının 2015 yılından itibaren toplumsal muhalefetle hesaplaşmasını kadın hareketinin iradesini kırma üzerinden yürüttüğünü belirten Yiğit, nedenini ise sokağın en aktif dinamiğinin kadın hareketinin olmasına bağladı. Tüm saldırılara rağmen sokaklardan vazgeçilmediğini ifade eden Yiğit, “AKP ile kadınlar arasında bir irade savaşı olduğunu söyleyebiliriz. Sözleşmeden vazgeçme kararıyla birlikte bu savaş kendini daha net gösterdi. Kararı tanımayan kadınlar, ‘yükümlülüğün sözleşmeyi uygulamak’ demiş oldu” ifadelerini kullandı.
 
TOPLUMSAL SAFLAŞMA
 
Sözleşmeden çekilme kararının ayrıca toplumsal saflaşma yarattığını belirten Yiğit, sözleşmeye karşı çıkanların AKP tarafında yer aldığını söyledi. Sözleşmeyi sahiplenenlerin ise “kutsal aile” ve “makul kadın” üzerinden hedef alındığını anımsatan Yiğit, “En son kadın hareketinin karşısına AKP’li kadın vekiller çıkartıldı. Cumhurbaşkanı olarak Erdoğan, sözleşmeden çekilmeyi savunamazken, kadın vekiller aracılığıyla bunun izahı yapılmaya çalışıldı. Çünkü faşizmin önündeki en güçlü barikat kadın hareketi. Bu barikat yıkıldığı an AKP saldırgan politikalarını fütursuzca bütün toplumsal yaşama boca edecek. O yüzden bugün kadın hareketinin kazanımlarını savunmak faşizmin önündeki barikatı güçlendirmek anlamına geliyor. O yüzden İstanbul Sözleşmesi toplumsaldır ve faşizmin çarpışma meydanıdır. Bu meydanda kadınları yalnız bıraktığınız her koşulda sadece kadınlar yenilmeyecek. Bütün toplum yenilecek” dedi.
 
KADINLAR BELİRLEYECEK
 
Mücadele hattının Kasım ayında başladığını söyleyen Yiğit, bu hattın sokak eylemlerinden vapur işgallerine kadar çeşitlilik gösterdiğini belirtti. Bu hattın iki önemli durağı olduğunu kaydeden Yiğit, “Birincisi 19 Haziran İstanbul Mitingi idi ve orada güçlü bir kadın iradesi açığa çıktı. AKP’ye ‘Bütün farklılıklarımızla İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkıyoruz. Kadın düşmanı politikaların karşısında birleşiyoruz’ mesajı verildi. 1 Temmuz, bu mesajı daha da ileriye taşıyacak. Biz kadınlar olarak “hayatı durduruyoruz” diyeceğiz. Sokakta trafiği durdurmaktan iş yerinde üretimi durdurmaya kadar her alanda yaşamı ve gündemi belirlemiş olacağız” diye belirtti.
 
MÜCADELE YÜKSELECEK
 
1 Temmuz itibariyle kadın özgürlük mücadelesinin ileriye taşınacağını vurgulayan Yiğit, şöyle devam etti: “Bu, bize faşizm karşısında eşitlik ve özgürlük mücadelesini dünden farklı araçlarla devam etme sorumluluğu veriyor. Parçalı olan kadın hareketi, faşizmi yıkmanın güncel sorumluluğu etrafında bir araya gelecek. Dolayısıyla sözleşmeye sahip çıkan, ‘kadın cinayetlerine karşı önlem al’ diyen politik hattımız yeterli gelmeyecek. Doğrudan AKP faşizmini yıkmayı hedefleyecek politik bir mücadele hattına girme anlamına gelecek. Bu da mücadelenin daha da sertleşeceği, yükseleceği bir dönemecin bizi beklediği anlamına gelecek.”
 
MA / Tolga Güney 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.