DOLAR 5,8965
EURO 6,6253
ALTIN 254,2
BIST 90.787
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu

Kalbimiz kurumasın… Unutmayalım

20.08.2018
A+
A-

En güzel kıyafetler giyilmiş, sarı lambalarla aydınlatılmıştı sokak. Şarkılar çalıyor orkestra eşliğinde, halaylar çekiliyor, çocuklar koşturuyordu sağa sola. Pamuk şekerci her zaman olduğu gibi yerini almıştı yine…

Halay başında mahallenin 65’lik delikanlısı vardı. Mendilini bir sağa bir sola, bir öne bir arkaya sallıyor, topuğunu kırdığı ayakkabısını yere vuruyordu. Üzerinde tiftik ipliğinden işlenmiş kumaştan bir kıyafet vardı. Yelek olmazsa olmazdı…

Gelin ile damat olması gerektiği gibi en güzel köşeye kurulan masada yerlerini almış, çekilen halayları seyrediyorlardı.

Ufak tefek aksilikler olsa da her şey dört dörtlüktü… Saatler ilerliyor, gecenin sonuna geliniyordu.

Bir haber düştü ajanslara bir başka düğünden. Tarih 20 Ağustos 2016’yı gösteriyordu. Saat 23.00’a geliyordu. Televizyonlarda son dakika geçiliyordu. Düğünler iç içe geçmişti. Ülkenin bir ucundan diğer ucuna iki düğün arasında. Aynı acı hissediliyordu.

Ajanslar rakamları sıralıyordu. Antep’te düğüne canlı bomba saldırısı: 20 ölü, 30 ölü, 51 ölü, 56 ölü… Ölü sayıları yükseliyordu her defasında. Yaralılar vardı. Ambulanslar siren sesleri ile inletiyordu. Düğünler son bulmuştu. Halayın yerini yas almıştı bile… 44’ü çocuktu. Daha küçücük çocuklar…

Herkes oraya ulaşmak istiyordu. Antep’e. Beybahçe’ye… Sabah olduğunda acı daha da büyümüştü… Ulaşanlar ve ulaşamayanlar, televizyonları başından izlemek zorunda kalanlar…

Devletin başındakiler; “Hesabı sorulacak” diye naralar atıyordu. Üzülüyorlar mıydı peki.. Ne de olsa “Bir grup öfkeli gençti” bunları yapanlar. Belki de “Öfkeli gençlere” üzülüyorlardı.

Tam 2 yıl geçti.. IŞİD’in Antep, Beybahçe’de 44’ü çocuk 56 kişiyi vahşice katlettiği o düğün gecesinin üzerinden… Gidenler gelmeyecekti de; peki hesabı sorulmuş muydu? Acılar paylaşılmış mıydı? Dinmiş miydi o 44 çocuğun annesinin acısı? 12 yetişkinin ardından dökülen gözyaşları? Ya yaralılar…

Gerçi ne olmuştu o günden sonra?

11 kişi tutuklanmış, 12 kişi hakkında dava açılmıştı. Dava ardından “Güvenlik” gerekçesi ile Kayseri’ye taşınmıştı. Davanın ilk 4 duruşması görülmüştü. Davanın avukatı kendisine akıbeti sorulunca “Heyet tüm taleplerimizi reddediyor. Dosya kapatılmaya çalışılıyor” diyordu.

Başka ne olmuştu biliyor musunuz? O günden sonra olan unutmaya yüz tutmak olmuştu. Hani her defasında “Unutursak kalbimiz kurusun” diyoruz ya işte… İkinci yılına girerken unutmuş gibi olmuştuk.

Bir şey daha olmuştu. Kayseri’de 4 duruşması görülmüş davanın ancak ruhumuz bile duymamıştı. Duruşmalarda ne olmuştu haberimiz bile olmamıştı. Merak eden soranımız elbet olmuştu ama bu ülkenin nice gazeteleri, televizyonları, muhalifleri ne o aileleri bir daha sormuşlardı ne de davayı takip etmişlerdi.

Katliamın ikinci yıldönümü bugün yani 20 Ağustos. Saldırıda 15 yaşındaki oğlu Abdulhalim Çelikten’i kaybeden Zeynel Çelikten, “O gün benim kıyametim oldu” diye sesleniyor ve “Biz sadece manevi destek bekliyoruz. Bize farklı gözlerle bakıyorlar” diye sitem ediyor.

Bugün bir bayram arifesi ve aslında yine bir düğün günü çoğumuz için. Kıyametimiz olmasın. Farklı gözlerle bakmayalım kimseye. En önemlisi de unutmayalım.

Ne Roboski, ne Suruç, ne Ankara, ne Antep, ne İstanbul, ne Soma ne de diğer kıyametlerimizi unutmayalım… Sadece kıyametlerimizi değil, kıyametleri başımıza getirenleri de unutmayalım…

Şiarımızda dediğimiz gibi “Unutursak kalbimiz kurusun” ama unutmayalım…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.