DOLAR 8,5492
EURO 10,0853
ALTIN 495,52
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Gök Gürültülü
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Pts 31°C
Sal 32°C
Çar 33°C
Per 34°C

Karadeniz’i vampir kelebekler istila etti

22.08.2018
A+
A-

Hidroelektrik santralleri, madenler, yapılan yayla yolları ve imara açılan alanlar Karadeniz’in doğasını bütünüyle değiştiriyor. Haliyle canlı popülasyonu da etkileniyor. Yusufçuk türlerinin azaldığı bölgede, bitki örtüsüne büyük zararlar veren kelebek türlerinin istilası yaşanıyor.

Doğu Karadeniz bölgesinde ilk kez 2007 yılında fark edilen ve son dönem yaygın adıyla vampir ya da katil kelebek Ricania Simulans başta fasulye, salatalık, biber, kivi, incir ve çeşitli meyvelere büyük zarar vermeye devam ediyor. Rize Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, 2010 yılında Ricania Simulans’la ilgili bölgenin en önemli tarımsal ürünü ve ticari varlığı olan çayda bu böceğin kesinlikle zararı olmadığını açıklamıştı. Havaların ısınmasıyla birlikte yeniden ortaya çıkan ‘Ricania Simulans’ adlı kelebek türü böcek, tarım alanları başta olmak üzere suyunu emdiği diğer bitkiler ve yeşil örtünün kurumasına neden olmayı sürdürüyor. Vücudu genellikle açık gri renkte olan ve rahatsız edildiklerinde hızla zıplayabilen kelebeklerin çay ve fındık bitkisindeki özsuyunu emip kurumasına da yol açmasından endişe ediliyor. Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun illerinde sahil bölgelerinde yaygın olarak görülen böcek halkın korkulu rüyası haline gelirken, Samsun’a kadar ilerlemiş durumda.

Trabzon’un Of ilçesinde 6 yıldır bu böceklerle mücadele ettiklerini anlatan Bahadır Yılmaz, “Bu kelebekler çaylıklara ve sebzelere de dadanmış durumda. Çay toplarken sürekli yüzümüze atlıyorlar ve yapışıyorlar. Çalışmamıza engel oluyorlar. Farkında olmadan bizi hasta mı ediyorlar, bilmiyoruz. Belki de mikrop bulaştırıyorlar. Çaylıklara girerken kendimizce tedbir alıyoruz. İnsanlar çaylıklara girerken üzerlerine benzin, mazot sürüyorlar. Ona rağmen yine yapışıyorlar” ifadelerini kullandı. Kelebeklerin bütün bitkinin suyunu emdiğini anlatan Yakup Ayhan, “Bahçeden verim alamıyoruz. Balkonumda oturup bir bardak çay içemiyorum. Sineklikleri kapatıp eve mahkum oluyoruz” diyerek önlem alınmasını istedi.

Tüm Karadeniz’e yayıldı

Son yıllarda yayılma alanın daha da geliştiren tür, Karadeniz sahili boyunca Samsun’a kadar ulaştı. Ayrıca Trakya bölgesinde Bulgaristan üzerinden İstanbul ve Sakarya’ya kadar yayılarak Marmara bölgesinde de görülmeye başlandı. Mayıs ayında ergin öncesi dönemde tüylü bir yapıda olan canlı, Haziran ortasından itibaren ergin dönemine ulaşıyor. Bu dönemde beslenme aktivitelerini azaltıp, yumurtlama aktivitelerini arttırıyor.

Soçi’den yayıldı

1892’de Soçi’de kurulan Rusya’nın en büyük botanik bahçesi Tropik Park’a dünyanın her yerinden ağaç, bitki, fide getirilir. Bu fidelerin üzerinde ‘Ricania Japonica’nın da yumurtaları vardır. Yumurtalardan çıkan kelebekler etrafa yayılır. Soçi’nin iklimi uygun olmadığından sevdiği daha nemli bölgelere doğru ilerler. Gürcistan’da ilk 1956 yılında görülür. 1964 yılında ise dikkat çekmeye başlayan etkisiyle kayda geçirilir.

HES’ler Yusufçuk’u yok etti

Ricania Simulans’un yumurtaları ise 1990’lı yıllarda Doğu Karadeniz’de kendini gösterir ancak kimse bundan rahatsız olmazdı. Bu kelebeklerin çoğalmasının önünde en büyük engel ‘Asilidae’ yani yusufçuklardı. Kelebeğin yumurtalarını yiyerek nüfusunu kontrol eden yusufçuklar bir süre sonra Karadeniz de ortadan kaybolmaya başladı. Bunların yok olmasının nedeninin ise doğada tatlı su kaynaklarının azalması olduğu belirlendi. Yani her dere yatağına kurulan HES’ler dereleri kuruttu. Doğanın dengesini bozmanın ciddi sonuçları olduğu bilinirken, bir avuç kişinin çıkarı için ekosistem tahribata uğratılıyor. HES’ler, madenler ve bu nedenle açılan Yeşil Yol ve imar barışı adı altında yağmanın yasallaştırılması bölge ekosisteminin derinden etkileyen ve değişeme uğratıp yok eden bir etkiye sahip.

Yeni Yaşam Gazetesi

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.