DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Parçalı Bulutlu

Katliam davası sanığı Ekici: Bu insanlar canlı bombaydı, birden bire yakalanıp, berat ettiler

13.02.2020
A+
A-

ANKARA- 10 Ekim davasında konuşan sanık Erman Ekici, kendisini teşhis eden kadınlara karşı “Bu kadınlar düne kadar canlı bomba diye aranıyordu. Birdenbire yakalanıp beraat eden insanlarla siz bugün röportaj mı yapıyorsunuz? İnsanlığa karşı suçu bir ben işledim de örgütün ağa babaları işlemedi mi? Neden ben yargılanıyorum çünkü arkamda kimse yok” diyerek savunma yaptı.

Ankara’da 10 Ekim 2015’te 103 kişinin katledildiği, yüzlerce kişinin yaralandığı Gar katliamının firari sanıklar yönünden tefrik edilen davanın 4’üncü duruşması Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde verilen kısa bir aranın ardından avukatların savunmaları ile devam etti.

Müşteki avukatlarından Doğukan Tonguç Cankurt, sanıkların IŞİD’li olduklarının açıkça bilinmesine rağmen gözaltına alınıp bırakılanlara dikkat çekti.  Cankurt, “Dosyaların tamamının Kilis Emniyet Müdürlüğü’nce gönderilmesini ve IŞİD’e yardım eden isimleri belirli askerler hakkındaki suç duyurusunun akıbetini istiyoruz. Hülya Balı’nın ifadesi sırasında müdahale eden İlhami Balı’nın babası Fevzi Balı hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istiyoruz. Derya Balı’nın ise tanık olarak dinlenmesini istiyoruz” dedi.

‘FİRARİ SANIKLARIN GİDİP EVLERİNE BAKMAKLA OLMAZ’

4 yıldır firarı olan sanıkların ara kararla sorulduğuna ancak yeni “arıyoruz” yanıtı geldiğine değinen avukat Gamze Gökoğlu, savunmasını şöyle sürdürdü: “Bu sanıklar nasıl aranıyor? Aranan Nusret Yılmaz, Gürcistan’a giderken kırmızı bültenle aranmasına rağmen alınmamış, polise sevk edilmiş ve herhangi bir işlem yapılmamış. Yine sanıklar hesaplarından bu süre içerisinde para çekmişler. Devletin bu kişileri tüm imkanları ile araması gerekiyor. Firari sanıkların gidip evlerine bakmakla olmaz. Bu katliamın hesabının sorulması isteniyorsa bütün istihbarat kayıtlarının dosyaya gelmesi lazım. Ahmet Güneş’in kafa kesme görüntüleri olmasına rağmen MİT’ten bağlantısının olmadığı haberi geliyor ve sanık Ahmet Güneş serbest bırakılıyor. Bu karara doğru olmamasına rağmen hızla cevap veren MİT, biz isteyince neden ayak diriyor” ifadelerini kullandı.

 ‘DİĞER SANIKLARDA İNSANLIĞA KARŞI SUÇTAN YARGILANMALI’

Avukat Senem Doğanoğlu da, “10 Ekim Ankara Katliamı’na ilişkin MİT’in istihbarat notlarını ve bunlara dair neler yapıldığını görmek istiyoruz” dedi. Sanık Yunus Durmaz, Mehmet Emin Cebael ve Erman Ekici’nin evinde ele geçirilen dijital materyallerin dosya kapsamına getirilmesini isteyen avukat Gülşah Kaya, “Mahkemenin önünde diğer sanıkların da insanlığa karşı suçtan yargılanması büyük bir görev duruyor” diye konuştu.

‘YENİ AHMET DEDELERİN ORTAYA ÇIKMASINDAN ENDİŞELİYİZ’

Avukat İlke Işık, 16 sanığın ortada dolaştığını ifade ederek bu sanıkların yakalanması için bir çaba görmek istediklerini söyledi. Işık, “Yeni Ahmet dedelerin ortaya çıkmasından endişeliyiz. Tanıklar önemli bilgiler verdi. Katliamları örgütlemişler gidip Suriye’de işlerini ilerletmişler bunun sorumlusu Türkiye’de yürütülen pratik değil mi? Adıyaman canlı bombaların yetiştiği bir yer ve görmek istiyoruz bunları. Tanıklar birçok isim saydı ve biz bu isimlerin araştırılmasını varsa dosyaları istiyoruz. Yine tanıklar evlenip Suriye’ye gittiklerini söyledi. Suriye savaş bölgesi ve romantik bir balayı yapılacak yer değil. Kimse kimseyi kandırmasın, bunlar birlikte savaşmaya gitti” diye belirtti.

Sanıklarla ilgili telefon numaralarını da öğrenmek istediklerini söyleyen Işık, “Daha önce Deniz Büyükçelebi tarafından kullanılan bir numaranın ise 10 Ekim Katliamı’ndan 30 dakika sonra İncesu civarında 82 saniyelik konuşma yapmış. Bunun hakkında müzekkere yazmıştınız ama ara karar verilmedi. Verilmeyen cevaplar üzerine göre mi devam edeceğiz” dedi.

SANIK EKİCİ: CANLI BOMBA DİYE ARANANLAR BERAAT ETTİ

Son olarak konuşan sanık Erman Ekici tanıkların çelişkili konuştuklarını ifade ederek, “Beni tam olarak tanımadılar. Evinden çıkamayan kadınlar bu kadar bilgiyi nerden biliyor? Bu kadınlar düne kadar canlı bomba diye aranıyordu. Birdenbire yakalanıp beraat eden insanlarla siz bugün röportaj mı yapıyorsunuz? Böyle yapılacaksa bana da getirin her istenen ismi imzalayayım. 4 yıldır Suriye’de kalan kadınlar neden en başta babalarını arayıp kurtarılmak istememiş. Ben çocuğumun adıyla yargılanıyorum, ne yaptım bombayı ben mi patlattım? Adıyamanlılar her şeyi biliyor, kendilerine gelince delil karartıyorlar. İnsanlığa karşı suçu bir ben işledim de örgütün ağa babaları mı işlemedi yani? Neden ben yargılanıyorum çünkü arkamda kimse yok. 4 yıldır küçücük bir şüpheden yargılanıyorum. Hakkımdaki CD’lerin bana gelmesini istiyorum. SEGBİS aracılığıyla dinlenmek istiyorum. Buraya gelip oturup son on dakika konuşup gidiyorum” dedi.

Ara kararın açıklanmasına ilişkin mütalaa veren savcı Erman Ekici’nin tutukluluk haline, firari sanıkların yakalama kararların sonuçlarının beklenmesini istedi. 

Mahkeme heyeti ara kararını vermek için duruşmaya ara verdi.

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.