DOLAR 5,8965
EURO 6,6253
ALTIN 254,2
BIST 90.787
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu

Kayıp yakınları: Geçmişle Yüzleşme Komisyonu kurulsun

18.05.2019
A+
A-
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, her hafta düzenlenen oturma eyleminin 535’incisini dernek binasında gerçekleştirdi. Kayıpların fotoğraflarının taşındığı eyleme, İHD Diyarbakır Şube yönetici ve üyeleri, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Temsilciliği ve Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) yöneticileri, CHP Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Sayın, Dicle Üniversitesi Barış Akademisyenleri, Amed İhraçlar Platformu Üyeleri, kayıp yakınları ve insan hakları aktivistleri katıldı.  
 
‘BİR ŞİDDET YÖNTEMİ’
 
17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası nedeniyle İHD ve TİHV tarafından hazırlanan ortak açıklamayı okuyan İHD Diyarbakır Şube Yöneticisi Hasan Yalçın,  “Zorla kaybettirme uygulamaları, özellikle savaş ve iç çatışma ortamında devletin ve devlet adına hareket eden bir takım oluşumların belli muhalif kesimleri sindirmek, yok etmek amacıyla ortaya koyduğu sistematik bir şiddet yöntemi olarak bilinmektedir. Yakın tarihimizde birçok Latin Amerika ülkesi ile Güney Afrika, Sri Lanka, Filipinler, Irak, Suriye gibi ülkelerde devletlerin veya devlet adına hareket eden bir takım paramiliter güçlerin fiilleriyle gözaltında zorla kaybettirme gibi ağır insan hakları ihlalleri meydana gelmiştir” diye belirtti.  
 
‘CEZASIZLIK POLİTİKASI’
 
Yalçın, Türkiye’de ve özelde bölgede 35 yılı aşkın süredir yaşanan savaş ve yoğun çatışmalar ortamında devlet ve devlet ile bağlantılı bir takım güçler tarafından gözaltında zorla kaybedilmeler, faili meçhuller ve yargısız infazlar gerçekleştirildiğini söyledi. Yalçın, “Gözaltında kaybetmeler bu kadar yaygın ve sistematik bir biçimde işlenmesine rağmen, zorla kaybettirmelere ilişkin yargı makamları tarafından etkili soruşturmalar yapılmamış, dosyalar raflarda bekletilmek suretiyle sürüncemede bırakılmış, birçoğu da zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle kapatılmıştır. Bu haliyle adeta sistematik bir cezasızlık politikası yürürlüğe konulmuştur.”
 
TALEPLER
 
Diyarbakır’da valiliğinin kayıp yakınlarının eylem ve etkinliklerini 1 Eylül 2018 Dünya Barış Günü’nden bu yana süresiz bir şekilde yasakladığını hatırlatan Yalçın, şu taleplerde bulundu: 
 
“*17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası” nedeniyle hükümet yetkililerine çağrıda bulunan Yalçın, şu taleplerde bulundu: 
 
* Her şeyden önce zorla kaybettirilenlerin akıbetleri ortaya çıkarılmalı ve zorla kaybedilenlerin bulunması, faili meçhul cinayetler sonucu katledilenlerin faillerinin ortaya çıkarılması için devletin tüm arşivlerini açması gerekmektedir.
 
* Hükümeti, ‘BM Kişilerin Gözaltında Kayıptan Korunmaları ile İlgili Uluslararası Sözleşme’ni imzalamaya ve sözleşme gereklerini yerine getirmeye davet ediyoruz.
 
* Türkiye’nin Uluslararası Ceza Mahkemesini kuran Roma Statüsüne taraf olması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.
 
* Yargı mensuplarını, sistematik cezasızlık politikasından vazgeçmeye ve uluslararası belgelere göre insanlık suçu olan tüm kayıp vakaları konusunda etkin bir yargılama yürütmeye, uluslararası sözleşmeler uyarınca bu suçlar için zamanaşımı hükümlerini dikkate almamaya çağırıyoruz.
 
* Bu topraklarda bir daha benzer acıların yaşanmaması, hakikatlerin ortaya çıkarılması ve toplumsal barışın tesisi için ‘Geçmişle Yüzleşme ve Hakikatleri Araştırma Komisyonu’ kurulmasını talep ediyoruz.”  
 
GÖZALTINDA KAYIP
 
İHD yöneticisi Adnan Örhan da 18 Mayıs 1994 tarihinde Diyarbakır’ın Kulp ilçesi Turallı köyü Çaylarbaşı mezrasında askerlerce gözaltına alınarak kaybedilen İkram ve Servet İpek ile Seyithan Yolur’un hikayesini anlattı. 18 Mayıs günü Çaylarbaşı mezrasına askerler ve korucular tarafından baskın düzenlediğini belirten Örhan, “Sabah saat 08.30 sıralarında yapılan baskında, Tüm Mezra halkını okul meydanına topladıktan sonra evleri ve ahırları içinde bulunan hayvanları çıkarmadan ateşe verdiler. Daha sonra Seyithan Yolur, Servet İpek, İkram İpek, Abdülkerim Yolur, Sait Yolur ve Mehmet Nuri Yolur’u aynı araca bindirip Lice ilçesine doğru götürdüler. Gözaltına alınanlardan Abdulkerim, Sait ve Mehmet Nuri Yolur Jandarma’ya götürüldüklerini geceyi nezarethanede geçirdiklerini ertesi sabah serbest bırakıldıklarını söylediler. Askerlere diğer 3 kişiyi sorduklarında onları akşam Lice Yatılı Bölge Okulundaki askeri birliğe götürüldüklerini söylediler” dedi. 
 
Örhan, ailelerin tüm girişimlerine rağmen 3 kişinin bulunamadığını kaydetti. 
 
‘ÇOCUĞUMUN HAKKINI ARAYACAĞIM’
 
Daha sonra söz alan kayıp Seyithan Yolur’un annesi Aynur Yolur, çocuğunun gözaltına alındığını ve ifadesinin alındıktan sonra bırakılacağını ancak bırakılmadığı söyleyerek, “Çocuğumun hakkını arayacağım” dedi. Kayıplar İkram ve Servet İpek’in kuzeni Aziz İpek ise kayıp kuzenlerinin hikayesini anlattı.
 
Konuşların ardından 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi. 
 
KAYIPLAR HAFTASI’NDA YASAK SÜRÜYOR
 
Batman’da ise kayıp yakınları, kayıpların akıbetini sormak için 442’inci haftada bir araya geldi. İHD Şube binasındaki eylemde, kayıpların fotoğrafları taşınarak “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” yazılı pankart açıldı. İnsan hakları savunucuları ve kayıp yakınlarının katıldığı eylemde açıklamayı ise İHD Şube Sekreteri Mehmet Zeki Tangüner yaptı. 442 haftadır kayıpların akıbetini sorduklarını söyleyen Tangüner, Kayıplar Haftasında olduklarını ve buna rağmen eylemlerinin yasak olduğunu belirtti. Yasaklara rağmen eylemlere devam edeceklerini söyleyen Tangüner, 1994 yılından gözaltına alındıktan sonra öldürülen ve Lice’de bulunduğu belirtilen cenazesi ailesine verilmeyen Kadri Yılmaz’ın akıbetini sordu. 
 
Konuşmanın ardından 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı.

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.