DOLAR 6,0499
EURO 6,7527
ALTIN 247,8
BIST 85.310
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Kayıplar Haftası’nın startı Kaşıkçı’nın kaybedildiği yerde verildi

17.05.2019
A+
A-
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası için yapacakları etkinlik startını gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın kaybedildiği Suudi Arabistan Konsolosluğu’nda önünde yaptığı basın açıklamasıyla verdi. Açıklamaya; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Şubesi Temsilcisi Ümit Efe, İHD İstanbul Başkanı Gülseren Yoleri ve kayıp yakınları katıldı. 
 
‘BİNE YAKIN KAYIP VAR’
 
Açıklamada, ilk sözü alan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, bugün gözaltında kayıplara karşı mücadeleyi yükselttikleri haftanın başlangıcı olduğunu belirterek, bu kapsamda 1996’dan beri çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiklerini söyledi. Yoleri, “En son kayıp Cemal Kaşıkçı’nın akıbetini sorarken bir kez daha yargının, bürokrasinin kayıplara ilişkin tutumlarına dikkat çekmek istiyoruz. Türkiye’de bine yakın kayıp var. Oysa Diyarbakır şubemizin 2011 yılındaki raporuna göre bu rakam çok daha fazla. Türkiye’de kaybetme politikasının ilk örneğini 1936’da rastlıyoruz. Daha sonra Sabahattin Ali ve 1980’ler, 1990’larda yüzlerce kayıp verdik. O günden bugüne kayıp yakınlarının arayışı devam ediyor. Buna yönelik mücadelenin en büyük engeli, yargıdaki cezasızlık olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de halen hem siyasetin hem yargının gerçeğin ortaya çıkmasındaki direnci devam ediyor. Bizler yeni kayıplar olmasın diye mücadele ediyoruz. Kayıplarımız nerede, Cemal Kaşıkçı nerede?” diye sordu.
 
 
TİHV İstanbul Şubesi Temsilcisi Ümit Efe de, Türkiye’de gözaltında kaybedilmelere karşı mücadele edenlerin yanında olduklarını belirterek, bu mücadelenin Türkiye topraklarında eşitlikçi ve özgürlükçü geleceğin garantilerinden biri olan kayıpların hesabı sorulmadan demokrasinin olmayacağının altını çizdi. 
 
‘KAŞIKÇI’NIN ÖLDÜRÜLMESİ TESADÜFİ DEĞİL’
 
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da kayıpların akıbeti konusunda etkin soruşturmaların olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Fikri Özgen’in avukatıydım. Beyaz Toros ile gözaltına alındı. 22 yıldır kendisinden haber yok. Bu kayıptan dolayı AİHM, Türkiye’yi mahkum etti. Cemal Kaşıkçı ise yakın zamanda kaybedildi. Fikri Özgen için yargı hesap sorsaydı, Cemal Kaşıkçı kaybolmazdı. Suudi Arabistan’ın Türkiye’yi seçmesi hiç tesadüf değil. Türkiye’nin pratiği buna büyük cesaret vermiştir. Henüz imkan varken engellenme ve cezasızlıkla ödüllendirilmiştir. Son 2 yılda 22 yurttaşımız kaybedildi, 7 kişinin akıbeti belli oldu. 15 kişinin akıbeti belli değil. Silahlı kişilerce gözaltına alınmışlardı ve akıbetlerini hala bilmiyoruz. Etkin soruşturma yapmadığı için devreye AİHM girmişti, Türkiye’ye ağır sorular sormuştur. Kayıpların akıbeti konusunda etkin soruşturma yapın.”
 
‘DEVLET SORUMLUDUR’
 
Gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırkbayır da, “Kim olursa olsun hiç kimse devletin gözetimi altındayken ortadan kaybedilemez” dedi. Kayıpların ne demek olduğunu bildiklerini belirten Kırkbayır, “Durmadan yorulmadan mücadelemizi veriyoruz bir başkası kaybolmasın diye. Cemal Kaşıkçı burada kaybedildi ve devlet bundan sorumludur. Bunun akıbetinin de bulunmasını istiyoruz, kayıplarımızın faillerinin yargılanmasını istiyoruz” diye konuştu.
 
‘KAŞIKÇI BU BİNADAN ÇIKMADI’ 
 
Konuşmaların ardından ortak açıklamayı İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon Üyesi Sebla Arcan yaptı. Kayıplar Haftası vesilesiyle, bir kez daha Türkiye’de yüzlerce insanın gözaltında kaybedildiği ve kayıplarla ilgili tüm hukuki süreçlerin cezasızlıkla sonuçlandırıldığının altını çizmek için bir araya geldiklerini belirten Arcan, “Bu yılki Kayıplar Haftası’nı burada başlatıyoruz. Çünkü şu anda önünde bulunduğumuz başkonsolosluk binası bir suç mahallidir. 2 Ekim 2018 tarihinde işlem yaptırmak için konsolosluğa giren Suudi vatandaşı gazeteci Cemal Kaşıkçı bir daha bu binadan çıkamadı. Suudi yetkililerin inkarı sonucunda Kaşıkçı’nın tam olarak başına ne geldiği ve bedeninin nerede olduğu hala bilinmiyor. Kaşıkçı’nın kaybedilmesinin üzerinden 197 gün geçti. İnsanlık dışı yöntemler uygulanarak öldürüldüğüne dair iddialar gündeme gelse de Suudi Devleti infazdaki sorumluluğunu üstlenmedi. Adaletin sağlanmasına dair ikna edici bir adım atmadı ve uluslararası hesap verebilirlik sağlanmadı. Bu suç karşısında devletler, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olan Suudi Arabistan ile ilişkilerini bozmamak için, düşük profilli tepkilerle yetindiler. Stratejik ittifak ve çıkarların korunması adına bu suçun örtbas edilmesini kolaylaştırdılar” dedi. 
 
Ardından Arcan Kayıplar Haftası’na ilişkin taleplerini şu şekilde sıraladı: 
 
“* Bugün burada bir kez daha hatırlatıyoruz; dünyanın her yerinde kaybedenler, yapacakları her şeye göz yumulacağı kabulüyle hareket ederler ve bu ön kabul ile pervasızlaşırlar. Bu nedenle gözaltında kaybetme suçunu gündemde tutmak, özel bir ilgiyle takip etmek, bu suçu işleyenlerin, suça azmettirenlerin hukuka uygun şekilde yargılanmalarını talep etmek insanlık görevidir.
 
* Biz insan olmanın sorumluluğuyla bugün bir kez daha: Cemal Kaşıkçı için adalet istiyoruz. Kaşıkçının kaybedilmesi ile ilgili olarak Birleşmiş Milletler soruşturması başlatılması için bir kez daha çağrıda bulunuyoruz.
 
* Bu topraklarda yaşanan gözaltında kaybedilmeler için Türk devletini uluslararası taahhütlerine uyarak, hesap verme sorumluluğunu yerine getirmeye çağırıyoruz.
 
* Hükümeti derhal BM Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmeyi imzalamaya çağırıyoruz.
 
* Hükümeti hukukun sınırlarına çekilmeye, Cumartesi Anneleri’ne karşı uyguladığı hukuksuz yasaklamalara son vermeye çağırıyoruz.
 
* Gözaltında kaybetmeyi muhaliflere karşı bir yok etme yöntemi olarak kullanan devletleri, bu suçu işlemekten vazgeçmeye çağırıyoruz.
 
* Adalet sağlanıncaya kadar Cemal Kaşıkçı nerede? Kayıplarımız nerede? Sorusunu sormaktan vazgeçmeyeceğiz.”
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.