DOLAR 5,6966
EURO 6,3072
ALTIN 268,5
BIST 106.805
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Kayyum politikası Kürt halkının seçme ve seçilme hakkında müdahaledir

09.11.2019
A+
A-
İSTANBUL – HDP yönetimindeki belediyelere atanan kayyumlara tepki gösteren siyasi parti ve STÖ temsilcileri, iktidarın bir yönetim şekline çevirdiği bu durumun, Kürt halkının seçme ve seçilme hakkına doğrudan müdahale olduğunu dile getirdi. 
 
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) yönetiminde 3’ü büyükşehir olmak üzere 15 belediyesine atanan kayyumlara karşı siyasi parti ve Sivili Toplum Örgütleri’n (STÖ) tepkisi sürüyor. 
 
30 Ekim 2014 yılında Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında Kürtlere ve demokrasi güçlerine karşı alınan “Çöktürme planı” kararının kayyumlarla devam ettirildiğini ifade eden Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, “AKP- MHP iktidar bloğu, faşist rejimin inşasını kayyumlarla hızlandırmaya çalışıyor” dedi. Tüm demokrasi güçlerinin AKP ve MHP bloğunun inşa etmek istediği rejimini görmesi gerektiği aktaran Yüce, “Batıdaki faşizmle doğudaki sömürgecilik aynı madalyonun iki farklı yüzüdür. Yapmamız gereken faşizm tehlikesini bertaraf etmek ve sömürgeci saldırganlığı durdurmaktır. Bunun için de bir yandan en geniş demokrasi güçlerini yan yana getirecek taktik ve pratikler geliştirirken, diğer yandan da karşı tarafı zayıflatacak, dağıtacak taktikler geliştirmeliyiz“ diye konuştu. 
 
‘İRADE VE HAK GASPI’
 
Kayyumlarla halkın iradesinin yok saydığını hatırlatan Halklevleri Eş Genel Başkanı Dilşat Aktaş da iktidarın kayyum atamalarıyla iki şeyi elde etmek istediğini söyledi. Bunlardan ilkinin, kendisine karşı birleşen muhalefet blokunu bölmek olduğunu belirten Aktaş, iktidarın hedeflediği ikinci şeyin ise sınırsız bir yağma düzeninin devamını sağlamak olduğunu söyledi. Muhalefetin iktidar bloku karşısında birleştiğinde iktidarı gerilete bildiğini sözlerine ekleyen Aktaş, “Yapmamız gereken şey ‘amasız, fakatsız’ bir şekilde atanan kayyumların bir irade ve hak gaspı olduğunu göstermek ve sadece HDP’li belediyelerle sınırlı kalmayacağını söylemektir. Buna uygun olarak hareket etmek bugün için oldukça önemlidir. Çünkü bu iktidarın yağma ve sömürü düzeninin devamı için belediyeler önemli bir araçtır. Bundan kaynaklı kaybettiği belediyeleri bir şekilde geri almak için, iktidarına uyumlu hale getirmek için yapmayacağı şey yoktur. Ve bu uğurda halkları birbirine düşmanlaştırmaktan, faşist uygulamaları kullanmaktan çekinmeyeceğini de defalarca deneyimledik. Ve elbette inanıyoruz ki bu saldırının üstesinden gelecek bir halk iradesi muhakkak açığa çıkacaktır” diye konuştu. 
 
‘ÜSTÜNÜ KAPATMANIN HESABI’
 
Kayyum atamalarının Kürt halkının, dil, kimlik, siyasi statü gibi demokratik taleplerini hiç bir koşulda tanımayacağının ilanı olduğunu belirten Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan da,“HDP’ye dönük baskılar ile Hükümetin Kürt halkının taleplerine yönelik alacağı tutumu göstermektedir. Bir yönüyle de Suriye politikasında girdiği çıkmazların üzerini kayyum politikalarıyla kapatmanın hesabı içinde olduğunu söyleyebiliriz” dedi. İktidarın tek adam yönetiminin inşası için kayyum politikalarını bir dayanak yaptığını ifade eden Gürkan, iktidarın şimdilik bu sistemin en kolay uygulanacağı adresin HDP ve seçilmişleri olarak gördüğünü söyledi. Gürkan, “AKP iktidarı seçimle alamadığını devlet gücünü kullanarak, zorbalıkla elde etmeye çalışıyor. Kaldı ki, yönelim sadece HDP’ye değil tüm muhalefetedir” diyerek “Diğer taraftan İmamoğlu’na yönelik tehditler, İstanbul’un İzmir’in kaynaklarına el koymak üzere yapılan düzenlemeler, çıkarılmaya çalışılan yasalar iktidarın yol haritasını açıkça ortaya koymaktadır” dedi. Kayyumları sadece belediyelere yönelik uygulamalar olarak da görmemek gerektiğini vurgulayan Gürkan, “İşçilerin grev ve örgütlenme hakları, TİS hakları dahil hiçbir hakkın kullanılmasına müsamaha göstermeyeceğini çok defa gösterdi iktidar. Siyaset yapma hakkı, propaganda serbestisi iktidarın tehdidi altındadır. Bu nedenle kayyum politikasını Erdoğan ve AKP’sinin kurmaya çalıştığı siyasi rejimin bir göstergesi olarak ele almak ve demokrasi mücadelesinin bütünlüğü içinde bir karşı koyuşu örgütlemek gerekir” ifadelerini kullandı. 
 
‘KAYYUM DARBEDİR’
 
Kayyumların Türkiye’de bir yönetim biçimi halini aldığını ifade eden 78’liler Girişimi İstanbul Sözcüsü Yusuf Bircan da, “Diyarbakır, Mardin, Van ve diğer yerlerde belediye eşbaşkanlıklarına kayyumların atanması meselesi Kürt halkının seçme ve seçilme hakkında doğrudan bir müdahaledir. Bu ‘biz sizin seçtiklerinizi tanımıyoruz’ anlayışının çok açık bir yansımasıdır. Bir yerde bir halk varsa ve varlığı kabul ediliyorsa bu halk hakları ile vardır. Kayyum halkın haklarına karşı darbe anlayışının ta kendisidir” diye konuştu. Bircan, “Bu anlayışın gitmesinin tek yolu halkın meşru direnişinden geçer ve demokrasi güçleri de bu meşru direnişin yanında yer almalıdır” dedi. 
 
‘İKTİDAR YÖNETİM ŞEKLİ OLARAK BENİMSEDİ’  
 
HDP Batman eski Milletvekili Mehmet Ali Aslan ise iktidarın seçimle alamadığını zor gücüyle elde etmeye çalıştığını söyledi. Kürtlere karşı uygulanan zulmün Meclist’e bulunan diğer muhalefet partileri tarafından meşru görüldüğünü dile getiren Aslan, bundan güç alan iktidarında kayyumları yönetim şekli olarak benimsediğini söyledi. Kayyum atanan belediyelere de bu gün seçim yapılsa HDP’nin yeniden kazanacağını sözlerine ekleyen Aslan, “Seçim yapıldığında HDP’nin kazanacağını biliyorlar. Bu yüzden seçim yapmamayı tercih ediyorlar. Bu politika sürdürülemez. Halk kayyum idaresinden memnun değildir” dedi. Kayyum atamalarına karşı CHP’nin iyi bir sınav veremediğini aktaran Aslan, “Ekonomik krizin sebeplerinden biri savaş bütçesinin kabarık olmasıdır. CHP savaşa imza ve destek verdi. Dokunulmazlıkların kaldırılmasına da ‘evet’ diyerek, bu gün yüzlerce siyasetçinin cezaevinde olmasını sağlamıştır. Demirtaş’ın içeride olmasından tutun kayyum atamalarına kadar, KHK’lilerden tutun bugünkü savaşa kadar, CHP desteklemiştir. CHP İktidarı meşru kılan bir noktada duruyor” diye konuştu.
 
MA / Erdoğan Alayumat 
 
 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.