DOLAR 5,7101
EURO 6,3965
ALTIN 257,7
BIST 98.028
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Gök Gürültülü

14 Temmuz zindan direnişleri faşizmi yenilgiye uğrattı

13.07.2019
A+
A-

12 Eylül faşizmi Kürdistan ve Türkiye’yi açık bir cezaevi haline getirmişti. Pasif, edilgen, korkak, kapitalizme boyun eğen, dilencileşmiş bir toplum yaratmak 12 Eylül faşizminin hedefiydi. 12 Eylül sadece askeri bir darbe değil, bir sistem ve etkileri günümüze kadar artarak, katmerlenerek devam eden ve AKP faşizmiyle daha da koyulaşan bir diktatörlük rejimidir.

12 Eylül faşizmi Anadolu ve Mezopotamya’da sisteme muhalif olan, demokrasi, özgürlük ve eşitlik isteyen herkesi hedeflemiş, düşman ilan etmişti. 12 Eylül anayasası askeri bir rejim anayasası olarak Türkiye’yi bir karabasan ülkesi haline getirdi. Türkiye ekonomisi dünyanın en geri kalmış ekonomileri arasında yer alıyor, Türkiye toplumu zenginlik içinde fakirliğe mahkum edilmiş, devlet denilen idare topluma zulmeden, baskı yapan ve kendisini her şeyin sahibi gören bir aygıta, mekanizmaya çeteye dönüşmüştür.

12 Eylül darbesi, Türkiye Devrimci Hareketi’ni de ezmek ve sonuç almak istedi. 12 Eylül faşizminin en çok kendisini hayata geçirdiği ve sonuç almak istediği alan Amed zindanları oldu. Amed zindanları devrimciler için büyük bir mücadele alanı oldu. Amed zindanlarında Özgürlük Hareketi Militanları bedenlerini faşizme siper ederek, 12 Eylül faşizmini kendi zindanlarında yenilgiye uğratmış, yeni bir dönemin önünü açmışlardır.

Devrimcileri teslim almak, teslimiyeti bir sisteme dönüştürmek için yapmadıkları insanlık dışı uygulama kalmamıştır. Zindanlarda devrimcileri teslim almayı başarabilirlerse dışarıda da gelişecek mücadelenin önünü alabileceklerinin hesabını yapıyorlardı. 12 Eylül cuntası, cezaevlerini devrimcileri teslim alabilecek alanlar olarak görüyorlardı. Cunta şefleri, cezaevlerinde kısa sürede istedikleri sonucu elde edebileceklerini düşünüyorlardı. Cunta şefleri, devrimcilerin en büyük silahının davaya bağlılık ve ideolojiye inanmak olduğunu unutuyorlardı. Kemaller, Hayriler, Akifler, Aliler ve daha nice devrimci militanlar önderliğe, davaya, ideolojiye bağlı olarak cuntaya meydan okudular, cuntayı zindanlarda ağır bir yenilgiye uğratarak, günümüzde büyük bir halk hareketine dönüşen mücadelenin sarsılmaz temellerini attılar.

Bugün hem Türkiye ve hemde Kürdistan’da günden güne daha çok büyüyerek sistemi titreten mücadele o günlerin görkenli direnişlerinin ortaya çıkardığı başarılardır, sonuçlardır.

Başta Amed zindanları olmak üzere Kürdistan ve Türkiye’nin her yanında 14 Temmuz direnişçilerinin görkemli devrimci direnişleri cuntaya karşı büyük bir isyan geliştirmiş, cuntanın devrimcileri teslim almasını önlemişlerdir. Amed zindanlarında gelişen ve tarih yaratan 14 Temmuz büyük ölüm oruçları tarihin seyrini değiştirmiştir. Kemaller, Hayriler, Akifler, Aliler ve daha nice adsız kahraman ve Türkiye Devrimci Hareketinde de sayısız devrimci militan yeni bir yaşam için yaşamlarını feda ettiler.

Topluma köleliği dayatan 12 Eylül faşizmi devrimci mücadeleyi bitirmeyi hedeflemişti ama cunta kendi zindanlarında devrimcilerin büyük direnişleriyle sert bir kayaya çarpıp param parça olmaktan kurtulamadı. Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin günümüzde büyük bir halk hareketi haline gelip yeni bir yaşam alternatifi yaratması işte o günlerin mücadelesiyle oldu.

12 Eylül cuntasını günümüzde daha vahşi bir şekilde devam ettiren hatta onun daha çok ötesine geçene AKP faşizmi, 14 Temmuz direnişinin yarattığı güç ve ruh karşısında adeta şaşkına dönmüş çaresiz kalmıştır. Kürdistan’ın dört bir tarafında yükselen halk derinişleri 14 Temmuz direnişinin cuntayı, faşizmi yenilgiye uğrattığının ve amacına ulaştığının açık bir ispatıdır.

14 Temmuz direnişinin amacı, yenilmez bir halk hareketi yaratmak ve halklar için yeni bir yaşam kurmaktır. Dün büyük bir direniş gerçekleşti. Bugün büyük bir halk hareketi ve halk yaratıldı.

Yarınlarda devrimin tam olarak gerçekleşeceği ve zafer kutlamalarının sokaklarda yapılacağı devrim günleri olacaktır. 14 Temmuz büyük ölüm oruçlarının hedefi özgür bir yaşam ve özgür bir halk yaratmaktı ve bu amacına da ulaştı denebilir . Henüz devrim tam olarak gerçekleşmedi ama cuntaya ve cuntanın günümüzdeki uzantılarına gereken siyasi dersler verildi, veriliyor. Cuntanın toplum üzerindeki siyasi etkileri, korkuları kırıldı, yerle bir edildi. Direnen, hak arayan, zulme isyan eden ve daha da önemlisi devrimci demokratik bir halk yaratıldı.

En büyük devrim de savaşan, direnen devrimci bir halk yaratmaktır. 14 Temmuz, direnen ve yenilmez bir halk ve halk hareketi yarattı…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.