DOLAR 5,9523
EURO 6,5553
ALTIN 302,9
BIST 120.150
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Yağışlı

Kemal Söbe yazdı: Halk demokrasilerinde devlete yer yoktur

14.12.2019
A+
A-

Son yüzyıllarda devlet ve demokrasi kavramları iç içe geçmiş ve birbirinden kopmaz kavramlar haline gelmiştir. Hemen hemen her ülkede bu kavram konuşuluyor, tartışılıyor. Aslında içerik ve öz olarak devlet ve demokrasi kavramları birbirine tam tamına zıttır. Devletin olduğu yerde demokrasi hiç olmaz ya da çok zayıf olur bir maske olarak kullanılır mevcut sisteme toplumsal meşruiyet kazandırmak için.

Demokrasi kavramının, işleyiş şeklinin ve toplumsal yaşamdaki yerininin çok eski olup binlerce yıl öncesine dayanır. Günümüze kadar dünyanın hiçbir ülkesinde demokrasi tam olarak hiç bir ülkede yüzde yüz topluma ait bir sistem olarak işlevsel hale gelmemiştir, gelememiştir. Demokrasi sadece birer maske ve toplumu denetleme aracı olarak kullanılmış, toplum egemenlik altında tutulmuştur. Avrupa ülkeleri bile sadece kapitalizmi devam ettirmek için, demokrasiyi kısmen işlevsel kılmıştır, sınıfsal mücadelenin önüne geçmek için. Dikkat edilirse Avrupa ülkelerindeki sol sosyalist hatta komünist partiler bile mevcut sistemin çizdiği sınırların dışına çıkamıyorlar, sosyal demokratlar zaten burjuvazinin yedek bastonu olmaktan öteye gitmiyorlar.

***

Demokrasinin kısmen olsa bile işlevsel olduğu ülkelerde daha iyi bir mücadelenin olması ve devletin zayıflatılması gerekirken, devlet daha güçlü olup , demokrasi güçleride sistemin yedeğine düşüp çürüme yaşıyorlar. Bir ülkede devlet ne denli zayıflarsa demokrasi ve halk güçleride o denli güçlenir sistem üzerinde etkili olur. İnsanların çoğunluğu devletin olmadığı yerde demokrasinin olmayacağını ve gelişmeyeceği düşüncesindeler.

Bu baştan sona yanlış bir anlayıştır. Tam tersi devletin olduğu yerde demokrasi gelişmez, olmaz, olsada çok zayıf olur, toplumu sisteme eklemlemek için bir siyasi argüman olarak kullanılır. Nitekim özelliklede gelişmemiş ve vahşi kapitalizmin olduğu ülkelerde demokrasi sadece ağızlarda ciklet olarak çiğneniyor. Demokrasi toplumun doğrudan hiçbir siyasi kuruma ihtiyaç duymadan çeşitli komünlerle kendi kendisini yönetmesidir.

***

Demokrasiyi sadece beş yılda bir defa sandığa gidip oy kullanmak olarak bilmek, demokrasiden hiçbir şey anlamamak, demokrasiyi bilmemek demektir. Demokrasi eğerki seçimlerden sonra toplumsal yaşamın kendisi olmuyorsa, orada kesin bir aldatma ve kandırma vardır. Demokrasi halkın kendisini yönetmesiyse seçenlerin seçilenler üzerinde her konuda etkili olması gerekmez mi, seçilenlerin her konuda halka danışması ve seçenlerin emrine girmesi beraber hareket etmesi gerekmez mi?

Gerçek demokraside millet 2000 lira alırken, vekil 25000 bin lira maaş almaz alamaz! Çünkü gerçek demokraside millet vekilden daha etkili ve yetkilidir. Ama Türkiye’de millet, vekilin karşısında boynu bükük ve ayakkabısı yırtık karnı aç bir şekilde duruyor. Bir ülkede demokrasiyi sadece yönetenler tartışıyorsa, toplumda siyaseti bilmiyorsa ve politika yapmayı yalancılık olarak biliyorsa, o ülkede demokrasinin ‘d’si bile yoktur.

***

Türkiye’de politikayı sadece Ankara’dakilerin ve holdinglerin, efendilerin, ağaların yaptığı ve topluma nasılda tepeden baktıkları biliniyor. Özellikle Türkiye gibi vahşi kapitalizmin olduğu ülkelerde demokrasi sadece devletin toplumu denetim altında tutma ve sisteme meşruiyet kazandırmak için bir maske olarak kullanıldı. Demekki devletin olduğu yerde demokrasi olmaz, demokrasinin olduğu yerdede devlete ihtiyaç olmaz.

Kendisini yöneten bir toplumun devlete niye ihtiyacı olsun? Devlet toplumsal yaşamda ne işe yarar? Devlet toplumun başına bela olmuş bir ur gibidir, devletin olduğu yerde her türlü kötülük olur. Devletin olduğu yerde toplum özgür olmaz, köle olur. Devlete ihtiyaç duyan bir toplum köleliğe mahkum olur, devlete ihtiyaç duymayan bir toplum ise daha özgür olur, kendi kendisini yönetir. Demekki devletin olduğu yerde demokrasi olmaz. Devletin olmadığı, halkın her konuda geliştiği siyasal ekonomik koşullarda demokrasi halkı öz yaşamı olarak hayatın ve toplumsal yaşamın kendisi olur…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.