DOLAR 8,2478
EURO 9,7011
ALTIN 505,53
BIST 10,7429
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Gök Gürültülü

Kılıçdaroğlu: Olası seçim demokratlar ile diktatörler arasında geçecek

16.10.2020
A+
A-

İSTANBUL – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, olası erken seçimin diktatörler ile demokratlar arasında geçeceğini belirterek, “Seçimden korkuyorlar, çünkü gideceklerini biliyorlar” dedi. 

 
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılaçdaroğlu, “Adım Adım İktidara Projesi” kapsamında “İkinci yüzyıla çağrı beyannamesi”ni açıkladı. İstanbul’da yapılan toplantıda konuşan Kılıçdaroğlu, partisine dönük eleştirilere cevap verdi. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Bizim siyaset tarihimizde son 10 yılda en büyük değişimi yaşayan partilerden biri CHP’dir. Her soruna yetkin kadrolarıyla çözüm üreten tek parti CHP’dir. Biz Türkiye’ye karşı en ağır sorumluluğu üstlenmesi gereken partiyiz. Çünkü biz kadrolarımızla, var olan sorunları çözme konusunda azimli kararlı ve özgüveni yüksek bir duruş sergilemek zorundayız.” 
 
‘FARKLILIKLARIMIZI ZENGİNLİK GÖRECEĞİZ’
 
“İkinci yüzyıla çağrı beyannamesi” felsefesinin bilinmesi gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Bitirdiğimiz ikinci yüzyılın başlangıcında, 5 temel sorunla 83 milyonu karşı karşıya bıraktı. Geçmişten ders çıkaramazsanız, sağlıklı bir gelecek inşa edemezsiniz. Bu çağrı beyannamesi Türkiye’de hiçbir toplumsal sınıfı dışlamayan beyannamedir. Bir CHP beyannamesinin ötesinde Türkiye’yi ikinci yüzyıla güçlü bir şekilde sokacak, güçlü bir Türkiye inşa edecek, birlikteliği koruyacak bir söylemdir. İnanç, etnik kimlik üzerine siyaset tarihin tozlu raflarında kalmak zorundadır. Kutuplaşan bir Türkiye bize göz diken egemen güçlerin arzu ettiği bir Türkiye’dir. Bu beyanname, birlikte yaşama iradesini en güçlü şekilde ortaya koyan bir metindir. Farklılıklarımızı zenginlik görüp bu zenginliği büyütme iradesini ortaya koyan bir beyannamedir. Bu beyanname Türkiye’yi çağdaş uygarlığa ulaştıracak yol haritasıdır” diye konuştu. 
 
‘GENÇLİK ÜLKEDE YAŞAMAK İSTEMİYOR’
 
Türkiye’de eğitimli, gelişmiş ciddi bir genç kuşağın var olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Mayıs ayında ‘imkanınız olsa yurtdışında yaşamak ister misiniz?’ diye soruluyor gençlere. Gençlerin yüzde 62,5’i ‘evet’ diyor. AK Partili gençlerin de yüzde 47,3’ü ‘evet’ diyor. Önümüzdeki ciddi tehlikeyi görüyor musunuz? Bir ülkenin gençliği, ‘ben bu ülkede değil başka bir ülkede yaşamak istiyorum’ diyor. Eylül’de ‘kalıcı olarak başka bir ülke vatandaşlığı verilirse Türkiye’yi terk edip o ülkeye yerleşmeyi düşünür müsünüz?’ diye soruluyor. Evet diyenlerin oranı yüzde 64. Yüzde 14’ü ‘hayır kalırım’ diyor. Türkiye’nin gerçek anlamda beka sorunu ne? Bir ülke kendi gençliğini kaybederse Türkiye’nin beka sorunu nedir o zaman? Başka hangi beka sorunundan söz edeceksiniz, işte beka sorunu budur! İkinci yüzyıla çağrı beyannamesi bütün bu gençleri Türkiye’de tutma beyannamesidir” şeklinde konuştu. 
 
KADINLARA ÇAĞRI
 
Siyasetin erkek egemen bir alan olmaktan çıkarılması gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, kadın örgütlerine çağrıda bulunarak, “Yüzde 50 kadın barajı olmayan partiye oy vermeyin. Bunu kim yaptı. Darbeciler yaptı. Kim değiştirmek istiyor. Biz değiştirmek istiyoruz. Toplum nefes alamıyor. Bunun değişmesi lazım” dedi. 
 
‘ANAYASA ASKIYA ALINDI’
 
Meclisin ve Anayasanın askıya alındığı bir süreçten geçildiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Bir ülkede yasama yargı ve yürütme bir kişinin kontrolü altına girerse o ülkede felaket olur. Bunu anlatmamız gerekiyor, bizim böyle bir tarihi sorumluluğumuz var. İflas eden bir yargı sistemiyle karşı karşıyayız. Yargının kendi içinde bir iç dinamiği var. AİHM’e kadar uzanan bir zincirimiz var. Ama alt mahkeme en üst mahkemenin verdiği karar beni bağlamaz diyorsa, çürüme oradan başlıyor. Adaletsizlik, hukuksuzluk oradan başlıyor. Nasıl bir felaketle karşı karşıya olduğumuzun bilinmesi lazım.” 
 
BERBEROĞLU KARARI
 
İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin AYM’nin Enis Berberoğlu kararını tanımamasına da tepki gösteren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla şu mesajları verdi: Biz hukukun üstünlüğüne ve vicdani kanaatine göre karar veren mahkeme değiliz. Öyle olmadığımız için de anayasa ve yasalar bizi bağlamaz. Biz gücümüzü anayasadan değil saraydan alıyoruz. Milletvekilinin yeniden dokunulmazlık kazanması da bizi bağlamaz, biz yargılayıp mahkum ederiz. Bizi TBMM başkanı dahi eleştiremez. Bizim anayasayı ihlal etmemiz, AYM’nin kararlarına uymamamız HSK tarafınca sorgulanamaz. HSK da talimatı saraydan alır. Biz hukuk devletinin değil, şahıs devletinin hakimleriyiz. Dolayısıyla saraya yaptığımız hizmetlerle üst makamlara atanmayı bekliyoruz. Adaletin olmadığı yerde devlet yoktur. Devletin dini adalettir. Adaleti yok ederseniz devleti, insanlığı, ekosistemi yok edersiniz.”
 
‘BARIŞIK OLAN TEK KOMŞU KALMADI’
 
“Yüzyılı devirdik, tüm komşularımızla düşmanız. Niçin?” diye soran Kılıçdaroğlu, “Ya dedelerimiz yanlış yaptı ya bunlar yanlış yapıyorlar. Suriye, Mısır, İran, Irak. Kavga etmediğimiz kimse kalmadı. En büyük tehlike dış politikanın iç politika malzemesi olarak kullanılmasıdır. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı’nı kuracağız. Ortadoğu’yu bir kavga alanı olmaktan çıkarıp bir barış havzasına döndürebiliriz. Dünyanın bütün demokratlarının diktatörlere karşı birleşmesi lazım” ifadelerini kullandı. 
 
ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARI 
 
Erken seçim tartışmalarına değinen Kılıçdaroğlu, olası bir seçimin demokratlar ile diktatörler arasında geçeceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Olası bir seçim sağ-sol seçimi değil, kendi ülkesinde düşüncesini özgürce ifade etmek isteyen demokratlarla, hayır bir kişi konuşsun diyen otoriter rejim yanlıları arasındaki seçimdir. Bu çerçeveden olaya bakamazsanız otoriter rejimlerin tutsağı haline gelirsiniz. Niye seçimden korkuyorlar, çünkü gideceklerini biliyorlar. Erken seçim Kılıçdaroğlu’nun değil esnafın, işçinin, sanayicinin talebidir. Ülkenin sorunlarını çözemedin, 18 yılda batağın içine soktun, Londra’daki bir avuç tefeciye hizmet eder noktaya geldin. Faize karşıyız diyenler, tefeciye hizmet eder hale geldi. Emir alıyorlar, dilencilik yapıyorlar, medyanın önünde de kahramanlık yapıyorlar” dedi. 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.