DOLAR 5,7076
EURO 6,4313
ALTIN 259,2
BIST 97.098
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Koç’un ölümünde kullanılan silah Efrin’e gönderildi: Savcı takipsizlik kararı verdi

18.01.2019
A+
A-

Bağlar’da Ömer Koç’un öldürülmesinde polis F.K.’nin kullandığı 12 CAL Mossberg pompalı av tüfeği0 kriminal incelemesi yapılmadan Efrin operasyonuna gönderildi. Cinayeti soruşturan savcı, yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.

Diyarbakır Bağlar ilçesi 5 Nisan Mahallesi’nde, 4 Ekim 2015’te kahvede maç izleyeceğini söyleyerek evden çıkan Ömer Koç (17), evinin iki sokak ötesinde devriye gezen “Ranger” tipi polis aracının yakınında av tüfeğiyle vurularak öldürüldü. Yapılan inceleme sonucunda Koç’a isabet eden iri saçma tanesinin 12 CAL Mossberg pompalı av tüfeğinden çıktığı tespit edildi.

Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Aydın Atay‘ın haberine göre; Soruşturmayı yürüten Diyarbakır Savcılığı, Koç’un polis tarafından öldürüldüğü iddiası nedeniyle dosyayı Haziran 2016’da Memur Suçları Bürosu’na gönderdi. Soruşturma savcısı, Şubat 2017’de Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne gönderdiği yazıda, olay yerinde görevli Doğan 4 ve Doğan 5 kod numaralı ekipte görevli polislere toplumsal olaylara müdahale etmek için av tüfeği verilip verilmediği konusunda bilgi istedi. Emniyet Müdürlüğü de gönderdiği yazıda, toplumsal gösteride müdahale etmek için olay yerine gönderilen ekipte yer alan özel hareket polisi F.K.’ye hücre tipi evlerde kapıları açma işlemlerinde kullanılmak üzere 17 Eylül 2015’te 12 Cal Mossberg pompalı av tüfeğinin teslim edildiği belirtildi. Ancak söz konusu silahın 1 Nisan 2016 tarihinde depoya teslim edildiği ve yapılan araştırmalar sonucu alındığı günden bırakıldığı güne kadar hiç kullanılmadığı iddia edildi.

ÖNCE DEPOYA, SONRA EFRİN’E

Memur Suçları Bürosu savcısı, Koç’un vücudundan çıkarılan iri saçma tanesinin polis F.K.’ye zimmetlenen 12 CAL Mossberg marka av tüfeğinin balistik incelemesinin yapılması için Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne 8 Mart 2018’de yazı yazarak silahın kriminal laboratuvara gönderilmesini istedi. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü de 13 Nisan’da gönderdiği cevap yasında, “12 Cal Mossberg J 28 1753 seri numaralı pompalı av tüfeği Zeytin Dalı operasyonuna katılmak üzere görevlendirilen Özel Harekât Şube Müdürlüğü personeline zimmetli bir şekilde teslim edildiği bildirildiğinden bahse konu tüfek üzerinde çalışma yaptırılamamıştır” denildi.

TAKİPSİZLİK KARARI

Emniyetten silahın Efrin’e gönderildiğine dair soruşturma dosyasına giren evraktan sonra savcılık, Koç’un kamu görevlilerinin atışları sonucu vurulup vurulmadığının tespit edilemediği ve yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Şüpheli polis F.K. hakkında takipsizlik kararı veren savcı, soruşturma dosyasına daimi arama kararı koydu.

OTOPSİ RAPORU

Koç’un öldürülmesinden sonra ailesinin başvurusuyla dosyaya müdahil olduklarını ifade eden İHD Diyarbakır Şube Başkanı avukat Abdullah Zeytun, bölgede yaşanan böylesi durumların, kolluk güçlerini aklayıcı soruşturmalar ve takipsizlik kararlarıyla sonuçlandığının farkında olduklarını belirterek, delillerin sağlıklı ve hızlıca dosyaya konulması talebiyle savcılığa çok sayıda dilekçe gönderdiklerini söyledi.

Kolluk güçleri tarafından hazırlanan evrakların dosyaya girmesiyle net bir şekilde Koç’un hedef alınmak suretiyle başından ve gövdesinden 4 kurşunla yaşamını yitirdiğini hatırlatan Av. Zeytun, ölüm muayenesi ve otopsi raporlarıyla birlikte Koç’u öldürmek maksadıyla ateş açıldığını ifade etti.

‘SİLAH İNCELENMEDEN AFRİN’E GÖNDERİLDİ’

İlk günden beri silahların kriminal incelemesi, tanık beyanlarına başvurulması, mağdur ve müdahil olanlarla birlikte keşfin ve olay yeri incelemenin sağlıklı bir şekilde yapılmasını istediklerini hatırlatan Zeytun, bu yönlü taleplerinin bir süre cevapsız kaldığını, daha sonra gelen cevapların ise soruşturmanın tümüyle polis beyan ve tutanakları doğrultusunda ilerlemiş olduğunu gördüklerini ifade etti.

Savcılığın etkin bir soruşturma yürütmediği kanısına vardıklarını vurgulayan Zeytun, dosyanın en önemli delili olan silahın (av tüfeği) kriminal incelemesi daha yapılmadan Zeytin Dalı Operasyonuna gönderilmek üzere emniyete zimmetlendiğini Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’nün gönderdiği evraklarla öğrenmiş olduklarını kaydetti.

‘DELİLLERİN HİÇ BİRİ KORUNMADI’

Ailenin adalet arayışına karşı savcılığın delillerin ortadan kaldırılmasına dönük işlevsiz kaldığını belirten Zeytun, şöyle devam etti: “Bir yanda Ömer’in kolluk güçlerinin silahından çıkan ateş sonucu yaşamını yitirdiğine dönük çok önemli deliller mevcut. Ancak bu delillerin korunması, kriminal incelemelerinin yapılması ve diğer işlemlerin yapılması için savcılığın etkin bir şekilde müdahil olması gerekirken, savcılık bu kaybolan silahın kime zimmetlendiğini dair bir araştırma ve soruşturmaya gerek duymaksızın il emniyet müdürlüğünden gelen bilgi ve belgeler doğrultusunda takipsizlik kararı verdi. Tüm somut delillerin hiçbiri toplanılmaksızın karar verildi.”

KARARA İTİRAZ EDİLDİ

Takipsizlik kararına karşı Sulh Ceza Hakimliği’ne itirazda bulunduklarını da dile getiren Zeytun, itirazlarına verilecek olumlu bir cevapla soruşturmanın tekrar açılmasını istediklerini, aksi halde Anayasa Mahkemesine (AYM) başvuru yapacaklarını söyledi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.