DOLAR 7,5759
EURO 8,9868
ALTIN 476,14
BIST 9,8200
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu

Koma Hevra: Yaşamımızı, tarihimizi ve kültürümüzü korumak için sanat

25.08.2020
A+
A-

Asimilasyona ve kültürel yozlaşmaya karşı bir araya geldiklerini vurgulayan Koma Hevra, amaçlarının Kürt kültürü ve sanatını diri tutmak olduğunu söyledi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Gençlik Meclisi bünyesinde Kürtçe müzik çalışmalarını sürdüren Koma Hevra, çalışmaları ile Kürtçe üzerindeki baskılara ve asimilasyona karşı direniyor. İlk etapda erbane kursları ile bir araya gelen genç müzisyenler, ardından Kürtçe şarkılar seslendiren Koma Hevra’yı kurdu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde besteledikleri “Jin Jiyan Azadî” şarkısı grubun ilk çalışmasıdır. Birçok çalışmayı repertuvarlarına aldıklarını belirten grup üyeleri, amaçlarının kültürel soykırıma uğratılmaya çalışılan Kürt kültürü ve sanatını diri tutmak olduğunu belirtti.

Koma Hevra grup üyeleriyle yaptıkları çalışmalar hakkında konuştuk.

‘Grubumuz komün grubudur’

Asimilasyona maruz kalan sayısız Kürt gençinin var oluşu ve Kürt dili üzerindeki baskıların kendilerini bir grup kurma fikrine götürdüğünü söyleyen grup üyesi Yusuf Keleş, “Bu insanlar toplumumuzun insanlarıdır. Daha çok sistemin yaratmış olduğu etki üzerinden özelikle uyuşturucu gibi araçlarla bu insanlarımız yozlaştırılmaktadır.Temel amaçlarımızdan bir tanesi de onlara sesimizi ulaşırmak ve buna dur demektir. Hali hazırda mevcut olan müzik kurslarımız ücretsiz olup gençlerimizi kötülükten uzak tutmak içindir. Grubumuz komün grubudur. Amaçlarımız çok fazla, en basit haliyle açıklayacak olursak bireyi olduğumuz Kürt toplumuna karşı sorumluluklarımızın farkında olduğumuzdan dolayı grubu kurma ihtiyacı duyduk” diye konuştu.

‘Müziğe devrimci bir ruh ile yaklaşıyoruz’

Kürt müziğinde genel olarak imkansızlıklara rağmen çok iyi çalışmaların yapıldığını ve yapılmaya devam edildiğini belirtten grup üyesi Baran Sümbül, Kürt tarihi ve kültürünün odak noktaları olduğu ve “bu günden sonra neler yapabiliriz” değerlendirmesini yaptıklarını ifade etti. Kürt müziği alanında devrimci bir ruh ile ne gerektiği üzerinde tartışmalar yürüttüklerini ve tartışmaların neticesine göre hareket ettiklerini vurgulayan Sümbül, “Kürdistan coğrafyası tarihsel anlamda birçok medeniyetinin merkezi olmuştur. Birçok kültürün var olduğu bir medeniyet beşiğidir. Bir kültür deryasını miras aldığımızı göz önüne bulundurduğumuzda muazam bir yük sırtımızda duruyor. Kuşkusuz yetersiz yanlarımız var ve özeleştirel yaklaşmamız gerekiyor. Böylesi bir kültür ve sanat deryasına rağmen gereken düzeyde bir çalışma yapılmamasını yetersiz olarak değerlendiriyoruz. Bu yetersizliklerde sistemin yoğun baskılarını göz ardı etmemek gerekir. Ancak buna karşı çok özverili çalışma yapan sanatçılarımızda var” dedi.

‘Sanat biyolojik bir gerçekliktir’

HDP Gençlik Meclisi bünyesinde çalışmalarını yürüttükleri ve popüler kültüre karşı toplumun devrimci ve muhalif yönünü canlı tutmaya dönük amaçlarının olduğuklarını söyleyen Sümbül, “Genel anlamda sanat devrimci karakterlidir ve üretime dayalıdır. Toplumu inşa etme ve örgütleme yönü gelişkindir. Yaşamın her alanına hitap eden bir gerçekliğe sahiptir. Kültür ve sanat olmadan bir birey kör, sağır ve dilsizdir. Bunu felsefik anlamda söylemiyoruz. Biyolojik anlamda bir gerçeklik olarak görüyoruz. Dilin kıvrımlarındaki o sanatsal gerçeklik olmazsa o cümleleri telafuz edemeyiz. Kültür ve sanat alanı muazam bir güçtür. Bahsettiğimiz nedenlerden ötürü iktidarlar sürekli kültür ve sanat alanına özelikle saldırmaktadır. Kürtçe şarkıların Türkçeleştirilmesi buna en iyi örneklerdendir” diye konuştu.

‘Kadın kültür ve sanatın bel kemiğidir’

Kültür ve sanat alanında kadının rolü ve misyonunun farkında olduklarını belirten grubun solisti Hevidar Yıles, ilk besteleri olan “Jin Jiyan Azadî” şarkısını özellikle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde söylediklerini belirtti. Koma Hevra üyesi kadınlar olarak hassasiyetlerinin olduğunu ve İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmaya açılmasının kabul edilebilir olmadığını söyleyen Yeles, “Kadınlara yönelik işlenmiş bütün suçlara karşı bir çözüm alternatiftir İstanbul sözleşmesi. Bugün İstanbul sözleşmesinin tartışılması çok ciddi bir problem olarak görüyoruz. Yaşamımızı, tarihimizi ve kültürümüzü değiştirmeye dönük bütün saldırılara ve değişimlere karşıyız. En son Hasankeyf’deki ekoloji katliamını hepimiz gördük. Son dönemlerde Nemrut krater gölünün üzerine beton döküp yok etmeye çalıştılar. Bizde bir müzik grubu olarak tamda bu anlayışın karşısında duruyoruz” diyerek tepkisini dile getirdi.

‘MKM’nin çalışmaları engellenmek isteniyor’

Son olarak Mezopotamya Kültür Merkezi’nin (MKM) İstanbul Beyoğlu’ndaki binasının boşaltılmasına tepki gösteren grup üyesi İsmail Tekin, “MKM, Kürt kültürü ve sanatı alanında 30 yıldır çalışma yürüten, değerli sanatçılar çıkaran, saldırılara uğramış ve bir çok çalışanı bedel ödemiş değerli bir kurumdur. MKM’ye dönük baskılar ve saldırılar kabul edilebilir değil. Amaç MKM’nin çalışmalarını engellemektir. Bilinçli ve politik bir saldırıdır. Ancak bizler hem MKM’ye sahip çıkarak hem de duruşumuzdan taviz vermeden baskıların ve saldırıların karşısında duracağız” dedi.

Özgür Manşet – Yılmaz Selamet

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.