DOLAR 5,8274
EURO 6,5567
ALTIN 238,6
BIST 95.953
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 17°C
Parçalı Bulutlu

Korkunç rakam: Zorla yerinden edilmiş 68,5 milyon insan!

11.07.2018
A+
A-

Bugün 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü. Dünya üzerinde Birleşmiş Milletler verilerine göre 195 ülke var. 25,4 milyon mülteci,  40 milyon kendi ülkeleri içinde yerinden edilmiş kişi ve 3,1 milyon sığınmacı olmak üzere toplamda dünyada, 68,5 milyon zorla yerinden edilmiş insan yaşıyor. Bu rakam dünya üzerindeki birçok ülkenin nüfusundan daha fazla.

Özellikle Suriye’de yedi yıldır devam eden çatışma, dünyadaki en büyük mülteci krizine sebep olmaya devam ediyor. Komşu ülkelerde uzayan bir sürgün hayatı yaşamak zorunda kalan insan sayısı 5,6 milyonun üzerinde. Uluslararası Göç Örgütü’nün açıkladığı verilere göre, 2018 yılının ilk 6 ayında Akdeniz üzerinden Avrupa’ya kaçmaya çalışan 2 bin 108 kişiden 2 bin 11’i ana kaçış rotası Libya-İtalya hattında boğularak hayatını kaybetti.

Dünya çapında zorla yerinden edilme, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki kriz, Güney Sudan’daki Bugün 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü. Dünya üzerinde Birleşmiş Milletler verilerine göre 195 ülke var. Vatikan ve Filistin gözlemci statü kapsamındadır. 2018 yılında dünya nüfusu 7 milyar 632 milyon kişi yaşamaktadır. 2050 yılında nüfus 10 milyarı bulması bekleniyor. En kalabalık ülkeler ise Çin, Hindistan, Amerika Birleşik Devletleri, Endonezya ve Pakistan olarak sıralanıyor. 25,4 milyon mülteci,  40 milyon kendi ülkeleri içinde yerinden edilmiş kişi ve 3,1 milyon sığınmacı olmak üzere toplamda dünyada, 68,5 milyon zorla yerinden edilmiş insan yaşıyor. Savaş ve yüz binlerce Arakanlı mültecinin Myanmar’dan Bangladeş’e kaçışı başta olmak üzere; savaşlar, diğer şiddet olayları ve zulüm nedeniyle 2017 yılında art arda beşinci defa yeni bir rekor düzeye ulaştı. Bu durumdan en çok etkilenen ülkeler ise gelişmekte olan ülkeler oldu. Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü’nün (UNHCR) yıllık olarak hazırlanan ve Küresel Eğilimler raporu yayımlandı ve bu raporla BM Mülteci Örgütü, 2017 yılı sonu itibarıyla 68,5 milyon kişinin yerinden edildiğini açıkladı. Bu nüfusun içinde, 16,2 milyon kişi, 2017 yılı içerisinde, ya ilk kez ya da üst üste birçok kez olmak üzere yerinden edilmiştir. Bu rakam, hareket halinde olan çok büyük kitlelere tekabül etmektedir ve her gün 44 bin 500 kişinin ya da her iki saniyede bir 1 kişinin yerinden edildiği anlamına gelmektedir. Özellikle Suriye’de yedi yıldır devam eden çatışma, dünyadaki en büyük mülteci krizine sebep olmaya devam ediyor. Komşu ülkelerde uzayan bir sürgün hayatı yaşamak zorunda kalan insan sayısı 5,6 milyonun üzerinde. Ürdün ve Lübnan’daki mültecilerin büyük çoğunluğu yoksulluk sınırının altında, temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz bir hâlde hayatlarını sürdürürken, aileler aşırı yoksulluktan her geçen yıl daha fazla mağdur ediyor. Yedi yıldır süren savaş, yüz binlerce insanın ölümüne yol açtığı gibi Suriye içinde yaşayan 6,1 milyon insanı evlerini terk etmek ve 5,6 milyon kişiyi de bölgedeki komşu ülkelere sığınmak zorunda bıraktı. Suriye içindeki sivil halkın içinde bulunduğu koşullar hiç olmadığı kadar kötü ve halkın yüzde 69’u aşırı yoksulluğun pençesinde mücadele ediyor. Yıllık kazançlarının yarısından fazlasını gıda ihtiyaçlarını karşılamak için harcayan ailelerin oranı yüzde 90’a yükselirken, gıda fiyatları krizden önceki düzeylerinin ortalama 8 katı. Yaklaşık 5,6 milyon insan; güvenlik, temel haklar ve yaşam standartları düşünüldüğünde, hayatlarını tehdit eden koşullarla karşı karşıya ve acil insani yardım ihtiyacı içinde.

MÜLTECİ ÜRETEN ÜLKELER

2016’da mülteci üreten başlıca ülkeler, Suriye, Afganistan, Güney Sudan, Somali, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC), Orta Afrika Cumhuriyeti (OAC), Myanmar, Eritre ve Burundi’ydi. Yukarıda da belirtildiği gibi, göreceli olarak az sayıda ülke dünyadaki mültecilerin çok büyük bir kısmına ev sahipliği yapmaktadır. Mültecilere ev sahipliği yapan başlıca on ülke (ev sahipliği yapılan mültecilerin sayısına göre) toplam olarak 10,2 milyon mülteciye, diğer bir deyişle dünyadaki toplam mültecilerin yaklaşık %50’sine ev sahipliği yapmaktadır. BMMYK mültecilere ev sahipliği yapan ülkelerin üstlendikleri ‘yükü’ değerlendirmek için üç ölçüt kullanmaktadır: mülteci nüfusunun toplam büyüklüğü, ülkede yaşayan 1.000 kişi başına düşen mülteci sayısı ve 1 milyon Amerikan Doları GSYİH başına düşen mülteci sayısı. Böylelikle, 2016 sonu itibariyle, bu üç ölçüt göz önünde bulundurulduğunda, mültecilerin barındırılması ‘yükünü’ taşıyan başlıca yirmi ülke şunlardır: Türkiye, Pakistan, Lübnan, İran, Uganda, Etiyopya, Ürdün, Almanya, KDC, Kenya, Çad, İsveç, Güney Sudan, Cibuti, Malta, Moritanya, Nijer, Ruanda, Burundi ve Kamerun. Çatışma, şiddet ve zulüm sebebiyle zorla yerinden edilen kişilerin sayısı küresel çapta rekor düzeylere ulaşırken; Türkiye, 2017 yılı sonunda art arda üçüncü yıl, dünyada en fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yapan ülke olmayı sürdürdü. Türkiye, 3,5 milyondan fazla kayıtlı Suriyeli mültecinin yanı sıra UNHCR’ye kayıtlı 365.000’den fazla diğer uyruklardan UNHCR’nin ilgi alanına giren kişiye de ev sahipliği yapıyor.

TAYLAND’IN TOPLAM NÜFUSU KADAR ZORLA YERİNDEN EDİLMİŞ İNSAN VAR

68,5 milyonun, 25,4 milyonunu ise ülkelerinde yaşanan çatışma ve zulüm nedeniyle evlerini terk eden mülteciler oluşturmuştur. Bu rakam, 2016 yılına kıyasla 2,9 milyon daha fazladır ve UNHCR’nin bir yıldan diğerine kaydetmiş olduğu en büyük artıştır. 31 Aralık 2017 itibarıyla halen mülteci statüsü başvurularının sonucunu beklemekte olan sığınmacıların sayıları ise 300 bin artarak 3,1 milyona ulaşmıştır. Kendi ülkeleri içerisinde yerinden edilmiş olan insan sayısı ise, 2016 yılında kaydedilen 40,3 milyonun biraz altında kalarak, toplam yerinden edilenlerin 40 milyonunu oluşturdu. Kısacası, dünyada Tayland’ın toplam nüfusu kadar zorla yerinden edilmiş olan kişi bulunmaktadır. Tüm ülkeler hesaba katılırsa, dünyadaki her 110 kişiden biri yerinden edilmiştir. BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi açıklamasında “Ülkeler ve toplulukların, müdahaleye yönelik çabalarında yalnız kalmamaları için, küresel yerinden edilme durumlarını yönetmede başarılı olmanın, yeni ve çok daha kapsamlı bir yaklaşım benimsemeyi gerektirdiği bir dönüm noktasındayız.” dedi. Yüksek Komiser Grandi, “Ancak umutlu olmak için sebebimiz var. On dört ülke mülteci durumlarına müdahale için yeni bir rol haritası oluşturulması çalışmalarına halihazırda öncülük ediyor ve birkaç ay içerisinde, yeni bir Küresel Mutabakat, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda onaylanmak üzere hazır olacak. Bugün, Dünya Mülteciler Günü’nün arifesinde, benim tüm üye ülkelere mesajım bu Küresel Mutabakatı desteklemeleri yönünde. Kimse kendi seçimiyle mülteci olmaz; ama bizler nasıl yardım edebileceğimiz konusunda seçim şansına sahibiz” dedi.

MÜLTECİLER GÜNAH KEÇİSİ İLAN EDİLİYOR

2017 yılında; zorla geri gönderme, mültecilerin politize edilmeleri ve günah keçisi olarak yansıtılmaları, hapsedilmeleri ya da kendilerine çalışma imkanı verilmemesi, birçok ülkenin ‘mülteci’ kelimesini kullanmaya bile itiraz ettikleri durumlar görülmeye devam etmiştir. Yine de Küresel Eğilimler raporuna göre, mültecilerin yüzde 85’i, çoğu kendileri ciddi derecede yoksul olan ve bu nüfusa yardım etmek için çok küçük miktarlarda destek alan gelişmekte olan ülkelerde yaşamaktadır. Her beş mülteciden dördü kendi ülkelerinin kapı komşusu olan ülkelerde yaşamaktadır. 68 milyonla ifade edilen küresel yerinden edilme rakamının yaratabileceği algının tersine, büyük ölçekteki yerinden edilme durumlarının sınır ötesi olarak gerçekleştiği durumlar daha az görülmektedir. Zorla yerinden edilen kişilerin neredeyse üçte ikisi ülkelerini terk etmemiş ve kendi ülkeleri içerisinde yerinden edilmişlerdir. 25,4 milyon mültecinin, yalnızca beşte birinden biraz fazlası UNRWA’nın sorumluluğu altındaki Filistinlilerden oluşmaktadır. UNHCR’nin sorumluluğu altındaki geri kalanının ise üçte ikisi yalnızca beş ülkeden gelmektedir: Suriye, Afganistan, Güney Sudan, Myanmar ve Somali. Bu ülkelerdeki çatışmanın son bulmasının, zorla yerinden edilmeye ilişkin küresel resmi önemli ölçüde etkileyebilme potansiyeli vardır.

PARÇALANMIŞ AİLELER VE KAYIP NESİL

Küresel Eğilimler raporunun ortaya koyduğu diğer iki tespit ise mültecilerin çoğunluğunun kamplarda ya da kırsal alanlarda değil kentlerde yaşamakta olduğu ve küresel olarak yerinden edilmiş kişilerin çoğunluğunun yani yüzde 53’ü aralarında refakatsiz ya da ailelerinden ayrı düşmüş çok sayıda çocuğun da bulunduğu çocuklardan oluşmaktadır. Karşılaştırmalı olarak bakıldığında, büyük ölçekli yerinden edilmelerin görüldüğü ülkelerin sayısının yanı sıra çok fazla sayılarda mülteciye ev sahipliği yapan ülkelerin sayısı da son derece azdır. Başta Suriyeli olmak üzere, 3,5 milyon mülteci ile Türkiye dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olmaya devam etmektedir. Lübnan ise kendi nüfusuyla karşılaştırıldığında oran olarak en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülkedir. Sonuç olarak, UNHCR’nin sorumluluğu altında bulunan mültecilerin yüzde 63’ü toplamda 10 ülkede yaşamaktadır.Üzücü şekilde, bu durumlara yönelik çözümler yetersiz düzeyde kalmaya devam ediyor. Suriye başta olmak üzere çatışma bölgelerinde barışı yeniden tesis etmeye yönelik görülebilir çok az ilerleme kaydedilirken, savaşlar ve çatışmalar başlıca etkenler olmayı sürdürdü. 2017 yılında, büyük çoğunluğu ülkeleri içinde yerinden edilmiş olan yaklaşık 5 milyon insan evlerine geri dönebildi; fakat bu nüfus içinde baskı altında ya da kırılgan olmaya devam durumlara dönenler de var. Üçüncü ülkeye yerleştirme için sağlanan kontenjandaki düşüş sebebiyle, üçüncü ülkeye yerleştirilebilen mülteci sayıs da yüzde 40 düşüşle 100 bin kişi oldu.

(HABER MERKEZİ)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.