DOLAR 8,7540
EURO 10,3892
ALTIN 496,61
BIST 1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Gök Gürültülü
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Paz 25°C
Pts 26°C
Sal 26°C
Çar 27°C

Koza Altın atık barajına başladı: Kanser artış gösterecek

14.05.2020
A+
A-

ESKİŞEHİR – Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Başkanı Sadık Yurtman, Koza Altın İşletmeleri’nin Sivrihisar’da yaşam alanlarına atık barajı yapımına başladığını, barajın üç yıl içerisinde siyanürle dolacağını ve bölgede kanserin artış göstereceğini söyledi.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) bağlı kayyım yönetimindeki Koza Altın İşletmeleri, Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinin Kaymaz ve Karakaya köyleri arasına ikinci Siyanürlü Atık Barajı yapımına başladı. Projeye itiraz eden bölge halkının yazılı itirazına rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunu onaylamasının ardından, barajın kurulacağı 40 hektarlık mera alanı tellerle çevrildi. 
 
Bin 500 kişinin yaşadığı Kaymaz ve Karakaya köyleri ortasında yer alan mera alanında yapımına başlanan atık barajı, 1 milyon 750 bin metreküp hacme sahip olacak. Mera alanın tellerle çevrilmesinin ardından hayvancılıkla uğraşan bölge halkı büyük zorluklar yaşamaya başladı.
 
Mezopotamya Ajansı’na konuşan 25 yıldır Kaymaz Mahallesi’nde oturan ve küçükbaş hayvancılıkla uğraşan Tuncay Erencin, Koza Altın İşletmeleri’nin yıllardır bölge halkını mağdur ettiğini söyledi.
 
MERALARIN ÖNÜNE DE SET ÇEKİLDİ
 
Geçimini küçükbaş hayvancılıkla sağlayabildiğini aktaran Erencin, “Koza Altın’ın üzerine kurulduğu sular, eskiden çeşmemizin olduğu, hayvanlarımızın otlandığı mera alanıydı. Onunla yetinmediler, sustuk sustuk, şimdi yaşam alanımıza daha yakın yerlerde kalan merayı tellerle çevirdiler. Bunu yaparken hem meramızı kapattılar hem de geçebileceğimiz diğer meraların önüne set çektiler. Koyunların gideceği yolun, içeceği suyun önünü kapattılar” diye anlattı.
 
KOYUNLAR HASTALANIYOR
 
Koza Altın İşletmeleri’nin yavaş yavaş yerini büyüterek, yaşam alanlarını yok ettiğini dile getiren Erencin, “Hala hem küçük hem de büyük baş hayvancılıkla uğraşan çok sayıda kişi olsa da çoğu bıraktı. Siyanürden dolayı koyunlarımızın hepsi hastalanıyor. Özellikle kuzularda akciğer hastalığı çok fazla. Yılda iki üç defa akciğer iğnesi yaptırıyoruz ve çok maliyetli. İğneyi yapmazsak ne koyun ne kuzu ne de geçimimiz kalır. Bunu yapmamıza rağmen, hala yüzde 30-40 kaybımız var. Koyunlar kuzu atıyor (düşük yapıyor)” dedi.
 
TOPRAK BİLE HASTA
 
Bölgede altın çıkarılmadan önce her yerde kuş ve keklik yaşamının yoğun olduğunu dile getiren Erencin, “Şuan özellikle altının çıkarıldığı yerlere yakın kısımlarda sinek, karınca dahi doğru düzgün yok. Mera kalmadı, doğayı yok ettiler. Her taraftan asit zehir kokusu geliyor. Kuraklık var, toprak bile hasta. Eskiden ottan yürüyemezdik, şimdi yağmur yağmasına rağmen ot çıkmıyor. Bu Koza Altın’ın zulmü ama gözler kör, kulaklar sağır, adaletin olmadığı yerdeyiz. Kimse bu zulmü görmüyor. Yetkililere sesleniyorum; mağduriyetimizi görün ve giderin. Vicdan sahibi insanlara sesleniyorum” ifadelerini kullandı.
 
TARIM VE HAYVANCILIK ÖLÜYOR
 
Barajın 3 yıl içerisinde siyanür atığıyla dolacağını söyleyen Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Başkanı Makine Mühendisi Sadık Yurtman, “ÇED raporunda, merkez olarak kabul edilen Kaymaz Mahallesi ile yapılan siyanürlü atık havuzu arası 2 kilometre deniliyor. Ama atık havuzunun yapılmak istendiği alanın yaklaşık 500 metre yakınında da evler var. Yapılan havuzun üstü de kapatılmayacak. Atık havuzuna kuşlar inse bile, siyanürlü olduğu için zehirleniyor ve ölüyorlar. Aynı şekilde o bölgede hayvancılık ve tarım var. Tarım ve hayvancılığı da öldürmüş oluyorlar” dedi.
 
KANSER TEHLİKESİ
 
İlk yapılan atık barajının yerleşim yerlerinden uzak, madenin çıkarıldığı yere yakın olduğuna dikkat çeken Yurtman, “O işlevini yitirince, bunu yapmaya başladılar. Bunu da maden çıkarılan yere yakın yapabilirlerdi. Ama o yer biraz dere yatağı olduğu için, maliyetten kaçmak için yerleşim alanlarına yakın yapıyorlar. Maliyeti düşünüyorlar ama ne halk sağlığını ne tarımı ve hayvancılığı düşündükleri yok. Siyanürden dolayı bölgede kanser vakaları zaten artmış durumda. Siyanür yaşam alanlarına daha da yakınlaşınca, kanser vakaları zirve yapacak” uyarısında bulundu.
 
MAHKEMEYE BAŞVURACAKLAR
 
Bölge halkının, yapılmak istenen atık barajına karşı çıktığını ve imza topladığını söyleyen Yurtman, “Toplanan imzalar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gitti ama dikkate alınmadı ve inşaat başladı. Bölge halkı ne kadar karşı çıksa da kiminin tanıdığı Altın Koza’da çalışıyor. İmza toplanırken de imza veren kişinin bir yakını orada çalışıyorsa, işten çıkarmakla tehdit edildi. Gözdağı verildi. Şimdi mahkemeye başvurmak için hazırlık yapıyoruz. Şuan için sadece hukuki mücadele kaldı ve insan, hayvan ve çevre zararına olduğu müddetçe, karşısında durmaya devam edeceğiz” dedi.
 
MA / Zemo Ağgöz

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.