DOLAR 6,8657
EURO 7,7846
ALTIN 398,10
BIST 8,6978
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Gök Gürültülü

Kuralsızlık kural olacak

22.06.2020
A+
A-

TBMM’de görüşülmesine bu hafta başlanacak yargı paketi, mahkemelerde son yıllarda yaşanan kuralsızlığı kurumsallaştıran hükümler içeriyor. Paketle, hâkimlerin yerleşik usule bağlı kalmadan yargılama yapabilmesini daha da kolaylaştırıcı kurallar getiriliyor

Yargılamayı hızlandırma gerekçesine dayandırılan yeni yargı paketi, yargılamalardaki kuralsızlığı daha da kurumsallaştıracak. AKP’nin yeni yargı paketiyle hakimlerin usul hukukuna bağlı kalmadan karar verebilmesini kolaylaştırıcı hükümler hayata geçirilecek. Hakimler, delil değerlendirmekten, duruşmaların gizli yapılması, duruşmaların taşınarak kamuoyundan ve taraflardan gizlenmesi, adalete ulaşımda önemli olan sürelerin belirlenmesi konusunda mevzuat sınırlamalarına takılmadan daha serbest kararlar verebilecek.

Birgün Gazetesi’nden Nurcan Gökdemir’in haberine göre; Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki 63 maddelik torba kanun teklifi bu hafta TBMM Genel Kurulu gündemine gelecek. Dokuz ayrı kanunda değişiklik öngören teklifle AKP döneminin tartışılan yargılama alışkanlıkları yerleşik kurala dönüşecek.
Muhalefetin şerhine de yansıttığı tartışmalı hükümlerden bazıları şöyle:

GİZLİ DURUŞMA: Duruşmaların bir kısmının veya tamamının ‘yargılama ile ilgili kişilerin korunmaya değer bir üstün menfaatinin kesin olarak gerekli kaldığı hallerde gizli yapılması’ hükmündeki ‘korunmaya değer üstün menfaat’ tanımlaması ile hakimlerin subjektif değerlendirmelerle karar alması yasa hükmüne bağlanıyor.

ÖN İNCELEME DURUŞMASINA DAVET: Ön inceleme duruşmasına davetle ilgili hükümde yapılan değişikliğe göre, davetiyenin tebliğinden sonra iki haftalık sürede tarafların dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmaları gerekecek. Belgeleri sunmamaları durumunda o delilden vazgeçmiş sayılacaklar. Ancak süreler kesin olarak tanımlanmadığı için hak mağduriyetleri ortaya çıkabilecek.

DURUŞMA TAŞIMA: Ses ve görüntü nakli ile duruşma yapılmasında tarafların rızası kaldırılacak, taraflardan birinin istemi yeterli olacak. Ayrıca mahkeme, tarafların üzerinde ‘serbestçe tasarruf edemeyecekleri’ dava ve işlemlerde resen karar verebilecek. Mahkeme, fiili engel veya güvenlik gerekçesiyle duruşmanın başka bir yerde yapılmasını da kararlaştırabilecek. Bu da bazı yargılamaların hakim kararıyla kamuoyundan gizlenmesi ya da yurttaşların mahkemeye erişimini zorlaştırıcı sonuçlar doğurabilecek.

SÜRE BELİRSİZLİĞİ: Hukuk yargılamalarında hakimin taraflara işlem yapılması için vereceği sürede ve bu süreye uyulmaması durumunda yapılacak işlemde inisiyatif hakime bırakılıyor.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Hukuk hakimine delillerin değerlendirilmesi konusunda geniş yetkiler veriliyor.

MAHKEME ODAKLI YARGILAMA

CHP’nin teklife ilişkin muhalefet şerhi özetle şöyle: “Teklifte, usul hukukunda bazı konularda ‘neler yapılmamalı’ denilirse adeta onlar yapılmakta, mevcut kazanımı artırmak ve güçlendirmek yerine, geriye doğru gidiş, yanlış uygulamaları meşrulaştırma ve kanunilik kazandırma şeklinde öneriler yer almaktadır. Taraf ve vekilleriyle yargının diğer bileşenlerinden çok mahkeme odaklı bir öneri sistemi ile karşı karşıya bulunuyoruz. Bu düzenleme önerileri, hak arayan taraf ve onların vekillerinin menfaatlerini koruyan ve hak aramayı kolaylaştıran değil mahkemeler bakış açısıyla iş yükü azaltmaya yönelik, ancak bu yapılırken de hak aramanın, sağlıklı yargılamanın ikinci plana itildiği bir öneri silsilesidir.

Mahkemelerin yanlış uygulamalarına kapı aralayan, onların daha az usulle bağlantılı olacak işlemler yapması sonucunu doğuracak bir yola girildiği görülmektedir.”

‘Düzenlemeler bizim için yeterli’

Düzenlemeyi eleştiren hukukçu Turgut Kazan, “Usul, esasın temelidir. Usul sağlıklı bir esası yakalayabilmek için vazgeçilmez bir yoldur. Siz o yolu herhangi bir şekilde gereksiz bulmaya kalkarsanız zaten sağlıklı bir esas aramıyorsunuz demektir. Orada adalet kalmaz. Onların reform dediği her şeyden 57 yıllık avukat olarak yine neyi yıkacaklar yine nasıl bir plan peşindeler diye korkuyorum. Usul haklıyı haksızdan ayırabilmenin biricik yoludur” diye konuştu. “Gizliliği gerektiren bir durum varsa bizim düzenlemelerimiz yeterlidir” diyen Kazan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Duruşmalar tarafların katılımıyla gizli yapılabilir. Gizlilikle ilgili hele hele böyle bir yasa yapmanın kötüye kullandığı ortaya çıkmış olan iktidarın yeni bir gizlilik arayışı içinde olması tehlikeli sonuçlar verebilir. Şu anki duruşmaların taşınması maddesi bile doğru kullanılmıyor. Bundan da kaygı duymak gerekir.”

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.