DOLAR 6,0961
EURO 6,8033
ALTIN 249,7
BIST 83.675
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

Kürt Dil Bayramı’nda yeni öğretmenlere sertifika verilecek

14.05.2019
A+
A-
Celadet Ali Bedirhan’ın 1932’de çıkardığı Kürtçe Hawar dergisinin yayına başladığı gün olan 15 Mayıs, Kürt Dil Bayramı olarak kutlanıyor. 2006 yılından bu yana 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı çeşitli etkinliklerle kutlanırken, Kürt Araştırmaları Derneği (Komeleya Lêkolînên Kurdî) de bu gün için yetiştirdikleri Kürtçe öğretmenleri mezun ediyor. Bu yıl da, 16 öğretmene İstanbul Tabip Odası’nda (İTO) saat 19.00’da düzenlenecek etkinlikle sertifika verilecek. 
Kürt Araştırmaları Derneği yöneticilerinden Eyyüp Subaşı, Kürtçe üzerindeki asimilasyon politikalarına dikkat çekerek, 15 Mayıs’ta yapacakları etkinliğe çağrı yaptı.
 
KÜRTÇE’Yİ YOK ETME POLİTİKALARI 
 
Kürtlerin 4 parçaya ayrıldığından söz eden Subaşı, “Her 4 parçada da Kürtçenin ayrışması için politikalar yürütülmüştür. Bu politikalar bugün de devam ediyor. Başûr’da (Güney) bu durum biraz farklı. Çünkü Başûr’da Kürtçe, Arapçanın yanında resmi bir dil olarak kabul görülüyor. Ancak diğer 3 parçada Türkiye, Rojava ve Rojhilat’a hala da Kürtçenin varlığı kabul edilmiyor. Bu da Kürtçe dilini yok etmeye dönük politikaların hala devam ettiğini gösteriyor” diye belirtti.  Subaşı, “Rojava’da 2011 yılından bu yana Kürtçe eğitim verildiğini, Kürtçenin okullara girdiğini görüyoruz. Rojava’da 7 yıldır Kürtçe açısından gelişmeler var. Artık üniversiteler de Kürtçe var” diye ifade etti.
 
‘SALDIRI CEZASIZ BIRAKILIYOR’
 
Hükümetin Kürtçe üzerindeki politikalarına da dikkat çeken Subaşı, Türkiye’de Kürtlere yönelik politikalarını sertleştirdiği zaman Türk toplumunun da Kürtlere karşı sertleştiğini belirterek, şöyle devam etti: “İstanbul’da 6 milyon Kürt olduğu ifade ediliyor. Ancak İstanbul’un her yerinde rahatça Kürtçe konuşuluyor diyemeyiz. Beyoğlu’nda belki rahat bir şekilde Kürtçe konuşabilirsin; ama başka bir semte rahat konuşamıyorsun. Her an saldırıya uğrama ihtimalin var. Çünkü devlet sistematik bir şekilde, Kürtler ve Kürtçe üzerinden düşmanlaştırıcı politikalar yürütüyor ve buna teşvik ediyor. Kürtler ve ya Kürtçeye yönelik yapılan bir saldırıyı devlet cezasız bırakıyor. Bu da ırkçıların daha rahat hareket etmesini sağlıyor” diye konuştu.
 
Türkiye hükümetinin açık bir şekilde olmasa da Kürtçeyi yasakladığını sözlerine ekleyen Subaşı, “Bir esnaftan söz edecek olursak, bugün bir esnaf Kürtçe tabela taksa, hemen ya zabıtalar tarafından indirilir ya da faşist gruplar tarafından saldırıya maruz kalır. Bir şekilde o tabelanın asılı kalmasına izin vermiyor. Bu saldırıların hala Kürtler üzerinden olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.
 
KÜRTLERİN STATÜSÜ 
 
Kürtçenin bir statüye kavuşması gerektiğinin altını çizen Subaşı, “Kürtçenin varlığının kabul edilmesi direk siyasetle alakalıdır. Kürtler siyasette bir statü sahibi olmadan Kürtçenin varlığı da kabul edilmez. Kürtçenin statüsü, Kürtlerin statüsüyle alakalıdır. Kürtlerin statüsü kabul edilmedikçe Kürtçenin statüsü de kabul edilmez” ifadelerini kullandı.
 
‘OKULLAR AÇMALIYIZ’
 
Mevcut hükümetin Kürtçeyi tanıma niyetinin olmadığını dile getiren Subaşı, “Elinden geldiğince Kürtçeyi unutturmak istiyor. 2 hafta önce Türk devleti Japonya’da Kürtçeyi yasaklamak istedi. Kürtçe orada seçmeli olarak üniversitelere girmiş. Türk devleti geliştirdiği diplomasisiyle Kürtçeyi yasaklamak istemiş. Onun için Türk devletini beklemememiz gerekiyor. Eğer Türk devletini beklersek bir 30 yıl daha hiçbir şey elde edemeyiz. Bu nedenle kendi okullarımızı kendimiz oluşturmalıyız. Kürtçe siyasetin bir parçası olsun ki Türk devleti de Kürtçenin varlığının kabul etmesi gerektiğinin farkına varsın. Bunu gündeme koymak için de dil konusundaki alanları güçlendirmemiz gerekiyor. Okullar, dernekler açmalıyız. Kamuoyunun da dikkatini çekmemiz gerekiyor” dedi.
 
16 ÖĞRENCİYE SERTİFİKA VERİLECEK
 
Celadet Ali Bedirhan’ın 15 Mayıs 1932 yılında ilk olarak Kürtçe Latin harflerle Hawar dergisini çıkardığını hatırlatan Subaşı, “Latin harflerle yazılmasıyla birlikte Kürtçe o zamandan bu yana sistematik olarak yazılıyor. 2006’dan bu yana da 15 Mayıs’ta Kürt Dil Bayramı olarak kutlanıyor. Biz de bu yıl kutlamamızı yapacağız. 15 Mayıs’ta bizler her yıl yetiştirdiğimiz öğretmenlere sertifika veriyoruz. Bunu gelenek haline getirmişiz. Bu yıl da 16 öğrenciye öğretmenlik sertifikasını vereceğiz. Kutlamamız Cağaloğlu’nda  bulunan İstanbul Tabip Odası’nda saat 19.00 ile 22.30 arasında olacak” diye belirtti.
 
Herkesi sertifika törenine katılmaya çağıran Subaşı, “Kürt dostları ve Kürtler bu günde yanımızda olurlarsa çalışmalarımız daha güçlü olur. Onlardan aldığımız motivasyonlar, çalışmalarımızı daha da güçlendirecektir. Halkımız gelsin, bu günde yanımızda dursun” dedi. 
 
MA / Sadiye Eser
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.