DOLAR 5,7429
EURO 6,3209
ALTIN 280,0
BIST 100.237
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Az Bulutlu

Medya bölgede kepenk indirdi: Amaç bellek silmek

06.09.2019
A+
A-

DİYARBAKIR – Bölge illerinde yıllardır emek veren deneyimli gazeteciler bir bir işten çıkarılıyor. Ülke gündemiyle uyumlu bir konseptin hayata geçirildiğini dile getiren işten atılan gazeteciler, uzun yıllara dayalı belleğin silinmek istendiğini, iş güvencesi olmayan ve iktidarla ters düşmeyen “yeni tip gazeteci” çalıştırıldığına dikkati çekti. 

Bölge illerinde yıllardır emek veren deneyimli basın çalışanları son 3 yıldır bir bir işten çıkarılıyor. Bir dönem ana akım medyasının, Batman, Mardin, Bingöl, Van, Elazığ, Adıyaman, Siirt gibi illerde bile büro düzeyinde çalıştırdığı gazeteci sayısını yıllar içerisinde telif usulü çalışan birer temsilciye bıraktı. Son yıllarda medya sahipliğindeki el değiştirme ve iktidarın yönetim şekline paralel kalan son temsilciler de işten atılıyor. Doğan Haber Ajansı (DHA) el değişikliğinden sonra geçen yıl Diyarbakır Bürosu’nu dağıtırken, en son Cumhuriyet Gazetesi bölgede tek temsilcisi olan Mahmut Oral’la yollarını ayırarak, sürece katıldı. 
 
‘TECRÜBELİ GAZETECİ KALMADI’ 
 
Bölgede 30 yıl gazetecilik yapan Mehmet Türk, DHA’da başladığı 2009 yılında 11 kişi olduklarını, geçen yıl işten çıkarılmadan önce 5 kişi kaldıklarını belirterek, gün gün azalan sayıya dikkati çekti. Ajansın el değiştirmesinden sonra işten çıkarılmayı beklediğini dile getiren Türk, dolaylı veya dolaysız tüm sansür dayatmalarına rağmen objektif yapılan haberciliğin önüne geçilemediği için işten çıkarmaların hızlandırıldığını söyledi. Yaptıkları haberlerin bazı kesimlerin hoşuna gitmediği için tepki gösterildiğini vurgulayan Türk, “Şu an bölgede çalışan tecrübeli gazeteci kaldığını sanmıyorum. Özellikle bir kısım ve yandaş denilen medyada. Yeni jenerasyon bir gazetecilik başlıyor. Bunlar da meslek etiğinden habersiz bir şekilde çalışıyor. Merkezin direktifleri doğrultusunda, istenilen şekilde habercilik yapıyorlar” dedi.  
 
‘MUHALEFETİN HABERLERİ KULLANILMAZDI’
 
İşsiz bırakılan tecrübeli gazetecilerin siyasal gündem ve gidişatla da ilişkili olduğunu belirten Türk, “Soru soran gazeteciye hükümet yetkilisi, ‘Bu nasıl soru? Böyle soru olmaz’ deyip soruyu cevapsız bıraktığına şahit olduk. Hatta soru soran bazı gazetecilerin de işsiz kaldığını duyduk. Siyasal iktidar, muhalif yayın yapan, ya da iktidara muhalefet olan her girişimi önlemeye yönelik bir etkileşim içindeydi. Hatta uygun olmayan bazı fotoğrafların da yazı işlerine müdahale ederek kullanılmasının engellediklerini biliyoruz. Siyasal iktidar dışında, muhalif kalan partilerin haberleri ya çok az ve iç sayfalarda yer verilirdi, ya da hiç kullanılmazdı” diye belirtti. 
 
‘ARŞİVİ SİLMEK İSTİYORLAR’ 
 
Bölgenin tarafsız ve objektif habercilik yapan gazetecilerden arındırıldığını savunan Türk, şöyle devam etti: “Çünkü mevcut çalışan gazetecilerin çoğu genç ve deneyimsiz. Bizim 90’lı yıllardaki tanıklıklarımızı bilmiyorlar. Bölgedeki dengeleri, hassasiyetleri, tarihsel süreçleri ve sonuçlarını bilmiyorlar. Genç nesil gazeteciler, polisten aldığı bilgiyi ya da resmi bir açıklamayı doğru ve inanılır kabul ederek, araştırma yapmadan haber yapabiliyor. Tabii bu biraz da ekonomiyle ilgili. Az paraya ve hatta sosyal güvenceden yoksun bir şekilde gazetecilik yapabiliyor. Sağdan soldan duyuyoruz, bazen para karşılığında haber yapıldığı söyleniyor. Bu utanç verici bir durum. Bölgedeki gazetecilik, hatta ülkemizdeki gazetecilik mesleği çok büyük bir yara almıştır. Faili meçhul cinayetler, köy boşaltmalar, zorunlu göçlere tanıklık ettik. En son olarak şehir merkezlerine inen çatışmalı ortama tanıklık ettik. Bu dönemleri yaşayan biz gazeteciler, birer arşiv gibiyiz. Şimdi bu arşivi silmek istiyorlar. O yaşananlara dair geride kalan izleri de, yani bizleri oyun dışında bırakarak, ya da pasifize ederek silmek istiyorlar.” 
 
Türk, 8 aydır düzenli bir işte çalışmıyor, geçimini işsizlik maaşı ve geçmiş birikimiyle sürdürüyor. 
 
‘BUGÜNKÜ KADAR SANSÜR YOKTU’ 
 
Bölgedeki deneyimli gazetecilerden Mahmut Bozarslan da “90lı yıllarda durum çok kötü görünse de bugünkü kadar hatlar net ve keskin değildi. O zamanlar hedefte olan sadece Kürt basınıydı. Muhalif basın iyi kötü bazı şeyleri yazabiliyordu. Bugünkü kadar sansür oto sansür yoktu. Ana akım medya Kürt meselesiyle ilgili konulara değinmez/ değinemez ama hükümet aleyhine yazıp çizebilirdi. Kürt meselesinde de kıyısından köşesinden dokunabilirdi. Sansüre tepe yönetimi karar verirdi. Ancak bugün oto sansür daha muhabirden başlıyor. (Burada sahada çalışan muhabir arkadaşlarımı suçlayıp zan altında bırakmak niyetinde değilim. Sonuçta onlar da bu sistemin bir parçası. Kendilerine söyleneni yapıyorlar) Bugün Kürt meselesine dair ancak olumsuz durumları haber yapabilir ana akım medya. Medyanın büyük çoğunluğu hükümetin denetiminde olduğu için, hükümet nasıl isterse öyle yayın yaparlar. Kadınsız kadın sorunları tartışılır, Kürtsüz Kürt sorunu tartışılır, Hasankeyf’te yaşayan biri olmaksızın Hasankeyf tartışılır” diyerek sahadaki dönüşüme vurgu yaptı.  
 
‘BÖLGEDEN FARKLI SES GELMESİNİ İSTEMİYORLAR’ 
 
Gazetecilerin işsiz bırakılma sebebine de değinen Bozarslan, “Hükümetin medya üzerindeki mutlak kontrolü buradaki birçok gazetecinim işini kaybetmesine de yol açtı. Bölgeyi bilen, bölgenin hassasiyetlerini bilen kişiler artık çalıştırılmıyor. Doğan Haber Ajansı Demirören Grubuna satıldıktan sonra bölgede çalışan neredeyse bütün kadrolarını değiştirdi. Bazı kurumlar çalışanların sayısını azalttı. Kısaca tabelaları kaldı sadece. Bunun nedeni Türkiye’de yaşananlardır. Gazete yönetimleri bölgeden farklı bir ses gelmesini istemiyor. Talimatlara itiraz edilmesini istemiyor. Yönetim fikren ve zikren kendisi gibi kişilerle çalışmayı tercih ediyor.” 
 
‘ARTIK BÜLTEN HABERCİLİĞİ TERCİH EDİLİYOR’
 
20 yıl çalıştığı DHA’da geçen yıl işten çıkarıldığında eski çalışanlardan sadece bir kişi bırakıldığını, çıkarılanların yerine ise “kadrosuz (telifli) personel aldılar” diyen Ferit Aslan ise, işten çıkarılmaya ilişkin, “Ülkenin siyasi gidişatı, medyanın genel durumu, medyada duyulan güvensizlik, sosyal medyanın yazılı ve görsel medyanın yerini alması gibi birçok sebep sayabilirim. Ama sanırım artık bülten haberciliği tercih edildiğinden pek de araştıran, sorgulayan, haberini detaylandıran ve birçok kaynaktan haberi teyit ettiren gazetecilere ihtiyaç yok” diye konuştu. 
 
Aslan, şimdi internet üzerinde yayın yapan sitelerde çalışıyor ve geçimini mesleği yaparak sağlıyor.
 
MA / Sedat Yılmaz
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.