DOLAR 6,1250
EURO 6,8433
ALTIN 250,7
BIST 83.675
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Çok Bulutlu

Medya Çınar’ın savunmasından: Siyasi bir adım atılabilirdi

26.03.2019
A+
A-

Mardin Cezaevinde PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı yaşamına son veren Nusaybin Davası tutuklusu Medya Çınar, bir yıl önceki savunmasına da tecrit protestosu ile başlamıştı. “Bizim istediğimiz özerkliktir” diyen Çınar, yaşanan savaş sürecine dair çözüm yolu için de “Askeri bir mücadele başlatılacağına siyasi bir adım atılabilirdi” demişti.

Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 25 Mart’ta PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı yaşamına son veren Nusaybin Davası tutuklusu Medya Çınar, dün gece Kızıltepe’ye bağlı Çimenli (Margik) köyünde asker ablukasında defnedildi.

DAİŞ’E KARŞI SAVAŞIRKEN, YARALANDI

DAİŞ’in Kobanê’ye dönük saldırısının ardından Kobanê’ye geçerek, savaşan ve burada yaralandıktan sonra Türkiye’ye gelen Çınar, sokağa çıkma yasakları ile birlikte tedavi için getirildiği Nusaybin’de mahsur kalmıştı. Sokağa çıkma yasağının sona ermesinin ardından Nusaybin’de mahsur kaldıkları yıkıntıların arasından tahliye edilerek, tutuklanan 53 kişiden biri olan Çınar, gözaltına alındığı sırada yaralıydı. Gözaltında ağır işkencelere maruz kalan Çınar’a, Mardin 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan yargılamalara birlikte tutulduğu Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden mahkemeye Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) dayatıldı. Görülen 5 duruşma boyunca SEGBİS dayatmasını kabul etmediğini belirterek, mahkeme salonunda savunma yapmak istediğini belirten Çınar, mahkeme kararı ile 25 Şubat’ta görülen 6’ncı duruşmaya getirildi.

Ancak Çınar, duruşmada ailelerin salona alınmaması üzerine yaşanan tartışma sonrası dosyanın tefrik edilmesi nedeniyle savunmasını yapamadı. Çınar, önümüzdeki günlerde görülecek olan duruşma için Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde bekletiliyordu.

16 Nisan 2018 tarihinde görülen 2’nci duruşmasında SEGBİS aracılığı ile kısa bir değerlendirme yapan Çınar’ın son sözleri duruşma tutanaklarına yansıdı.

İLK SÖZLERİ TECRİDİ PROTESTO ETMEK OLDU

Kürtçe yaptığı savunmasında Çınar, “Sayın Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridi kınıyorum” sözleri ile başlayarak, “Şu an bulunduğumuz OHAL döneminde Kürtlerin üzerine yapılan baskılar ve Güney Kürdistan’da yapılan saldırıları kınıyorum. Cezaevindeki baskıcı yöntemleri lanetliyorum. Dosyada yaralı olan arkadaşlarım vardır. Sağlığımız için herhangi bir tedavi yapılmıyor bunu da lanetliyorum. Rojava’da yapılan saldırıları kınıyorum Kürdistan’ın batısında Kürtlere yapılan saldırıları kınıyorum” ifadelerini kullanmıştı.

‘BAŞIMI YASTIĞA KOYUP DURAMAZDIM’

Kobanê’ye dönük DAİŞ’in gerçekleştirdiği saldırılara değinen Çınar, Kobanê’ye gitme sürecini “Bu saldırılar yapıldığı zaman orada kadınlar satılmaya başlandı, çocuklar öldürülmeye başlandı. İnsanlar öldürüldü ve hiçbir şekilde bir devlet çıkıp o insanların haklarını savunmadı. Ben de bir fert gibi rahat bir şekilde yaşayarak, başımı yastığa koyup duramazdım. Eğer orada YPG ve YPJ büyük bir mücadele vermemiş olsaydı daha ilk gün belki Kürdistan’ın doğusuna saldıracaktılar. Burada da insanlar, çocuklar öldürülecekti. Ben de bunun için bu mücadeleye katıldım” sözleri ile anlatmıştı.

‘BİZİM İSTEDİĞİMİZ ÖZERKLİKTİR’

Yaralı olarak getirildiği Nusaybin’de tedavi sürecinin sokağa çıkma yasağına denk gelmesi nedeniyle kentten çıkmadığını da sözlerine ekleyen Çınar, “Bizim istediğimiz özerkliktir. Bütün halkların bütün devletlerin istemiş olduğu hak gibidir. Bu özyönetim süreci başladığı zaman Kürdistan’a bir sürü saldırılar düzenlendi. Ben bunu da lanetliyorum. Askeri bir mücadele başlatılacağına siyasi bir adım atılabilirdi. Bugün de Doğu Kürdistan için bu geçerlidir. Suriye’de insanlar katledilirken devlet ona karşı çıkmadı. İyi hayat şartları sağlanmadı. İnsanlar ölüyordu. Tam yeniden bir hayat düzeni sağladıktan sonra yine saldırılar başladı. Bu insanlıkta kabul edilecek bir şey değildir” ifadelerini kullanmıştı.

İŞKENCEYİ ANLATMIŞTI

Maruz kaldığı işkenceleri de anlatan Çınar, “Yasaktan önce de çıksaydık (Nusaybin’den) yine bize işkence yapılacaktı. Orada tutuklandığımız zaman da orada çektirilen işkenceler yüzünden arkadaşlarıma üzüldüm. Benim elimi bir kadın polis arkadan kelepçeledi, bu yöntemi kullanırken elimi kırdı. Önceki ifadeler onların tamamı kendilerinin uydurduğu ifadelerdir” demişti. (Mezopotamya Ajansı)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.