DOLAR 8,4025
EURO 10,1975
ALTIN 504,27
BIST 1.458
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Gök Gürültülü
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Sal 22°C
Çar 24°C
Per 24°C
Cum 24°C

Mıhçı: Soykırımla yüzleşilmediği takdirde kara bulutlar dağılmayacak

24.04.2020
A+
A-

İSTANBUL–  Adalet Kürsüsü’nde konuşan Nor Zartonk İnisiyatifi üyesi Murat Mıhçı, Cumhuriyet’in temellerinin Ermeni ve benzer katliamlarının üzerine kurulduğunu ifade ederek, soykırımla yüzleşilmediği takdirde coğrafya üzerinden kara bulutların dağılmayacağını söyledi.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Adalet Komisyonu,  sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği Adalet Kürsüsü programının bu haftaki konusu Ermeni Soykırımı yıl dönümü nedeniyle “24 Nisan 1915’ten Günümüze Katliam Siyaseti” oldu.

HDK üyesi Mesut Çeki’nin sunduğu programın konuğu ise Nor Zartonk (Yeni Uyanış) İnisiyatifi üyesi yazar Murat Mıhçı oldu.

Mıhçı, dünden bugüne değişmeyen bir çok şey olduğunu söyleyerek, imha, inkar ve asimilasyon politikalarının sürdüğünü belirtti.  Türkiye’nin temellerinin Ermeni Soykırımı ve benzer soykırımlar üzerine kurulu olduğunu söyleyen Mıhçı, Türkiye’nin Ermeni halkından özür dilemesi ve el konulan varlıklarının geri verilmesi gerektiğini dile getirerek, “Biz milattan beri bu topraklarda yaşıyorduk. Senden çok daha eski zamanlardan beri buradaydık. Soykırım ile yüzleşilmediği takdirde, bu coğrafyanın üzerinden kara bulutlar dağılmayacak” dedi.

‘AYNI POLİTİKALAR DEVAM EDİYOR’

Soykırım ile Ermeni halkının değerleri olan mezarlarının, ibadethane merkezlerinin ile tarihi ve kültürünü yansıtan tüm zenginliklerin tahrip edildiğini ifade eden Mıhçı, “Ermeni halkının isimlerini değiştirmek, eski isimleri kullananları cezalandırmak, ama esasen yüzleşmekten uzaklaşarak savaşçı politikalarla kendisine hep bir rakip yaratarak, toplumu ve hakları sömürmek üzerine kurudu bu cumhuriyet. 105 yıl önce bugün düşman olarak gördüğü kimdi? Hristiyanlardı, Ermenilerdi ya da Süryanilerdi. Bu gün baktığınızda ise kendisine olmayan bir düşmanı yaratarak, sömürücü politikaları, faşizan politikaları devam ettiriyor” diye konuştu.

‘TBMM’DE TARTIŞILSIN’

Toplumda yüzleşme bilincinin olmadığını ve soykırımı inkarından çok bunun kendilerini üzdüğünü dile getiren Mıhçı devamla, “Her şeyi inkar ederek bu katliamı örtebileceklerini düşünüyorlar ama yalnız hesap etmedikleri bir şey var. Bu coğrafyadan kendini kurtaran insanlar nar taneleri gibi dünyanın her tarafına dağıldı. Arjantin’e, oradan ABD’ye ve Avrupa’nın birçok kentine göç eden Ermeniler, bu topraklarla olan ilişkilerini de kendileri ile oraya taşıdılar. Kültürü ve yaşam biçimlerini orada da yaşatıyorlar. Ama ne yazık ki buna rağmen bir eksiklik oluyor. Mesele, esasen bu coğrafyadaki halkların kendileri ile birlikte var olduklarını ve TBMM’de bu soykırımı bunu tartışmak. Zamanında bu Ermeni vekillerine ne olduğunu, neler yaşadıklarını araştırarak başlamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘HALK DEĞİL YÖNETİCİLER SUÇLU’

Ülkede katliama uğrayan Ermenilerin, Asurilerin, bir halkı suçlamadığını vurgulayan Mıhçı, esasen suçlu olanın dönemin sistemi ve yürütücüleri olduğunun altını çizdi. Soykırımın kabul edilmesinin Türkiye halklarının suçlanacağı anlamına gelmediğini söyleyen Mıhçı, “Ama eğer ki o birey hangi halktan olursa olsun Topal Osman’ı, Talat Paşa’yı, isimlerini sokak adlarına veriyorsa ve onu övüyor ise oradaki suçlama esasen ona karşı olur. Evet, soykırım esnasında birçok halkın bu işe katıldığını biliyoruz. Ama bu gün neredeler? Hrank Dink katledildiği dönemde bir iki sene sonra Amed’te (Diyarbakır) bir panel yapıldı. O dönem Osman Baydemir’in belediye başkanıydı. Orada bir konuşma yapmıştı. Benim için çok değerli bir konuşmaydı. O dönem kendi halkı olan Kürt halkından da kişilerin soykırıma katıldığını söyleyerek, eleştirmiş ve kabul edilemez bulmuştu” şeklinde konuştu.

‘YÜZLEŞİLMELİ’

Soykırımla yüzleşilmesi gerektiğini yineleyen Mıhçı, “Bu yüzleşme ile birlikte kapıların açılması lazım. Varlıkların geri verilmesi, özür dilenmesi gerekiyor. Her iki taraftan da akademik çalışmalarının sürdürülmesini istiyoruz. Elimizden alınan mezarlık, ibadethane ve benzer mülklerin geri verilmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde bu soykırım ile yüzleşilebilir” dedi. 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.