DOLAR 5,6990
EURO 6,3208
ALTIN 270,2
BIST 106.785
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Muhammed Salih: Suriyelilere ölümden başka seçenek bırakılmıyor

09.08.2019
A+
A-
İZMİR – İçişleri Bakanlığı talimatıyla geri gönderilmek istenen Suriyeli mültecilerin durumuna dikkat çeken Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği’nin Başkanı Muhammed Salih, mültecilere “Ya Suriye’ye dönüp ölün ya da kaçarken ölün” denildiğini söyledi. 
 
Suriye iç savaşı dolayısıyla Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan mültecilerin, İçişleri Bakanlığı talimatıyla geri gönderilmek istenmesine yönelik tepkiler sürüyor. Hiçbir sebep gösterilmeden zorla yapılan geri gönderme uygulaması, mülteciler içinde kaygı ve korkuyu arttırdı. İzmir’de mülteci alanında çalışma sürdüren sivil toplum kuruluşları, mültecilerin bu tür tehditlerle ölüme sürüklendiklerini dile getirdi. 
 
‘MÜLTECİLERİ GÜNAH KEÇİSİ YAPMAKTAN VAZGEÇİN’
 
Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği’nin Başkanı Muhammed Salih, mültecilerin savaşın başından beri belirsizliğin içinde yaşamlarını sürdürdüklerini söyledi. Bu belirsizliğin en büyük sebebinin mülteci statüsünün verilmemesinden kaynaklandığını vurgulayan Salih, statü verilmiş olsaydı bugün geri gönderme tehditlerinin yaşanmıyor olacağını ifade etti. Salih, Türkiye’de yaşayan mültecilere yönelik bu tür söylemlerin ‘Ya Suriye’ye dönüp ölün, ya da kaçarken ölün’ denildiğini belirtti.  Mültecilere ölümden başka yol bırakılmadığını dile getiren Salih, “Bizler yaşamak istiyoruz. Siyasetçilerin bu söylemlerden ve uygulamalardan vazgeçmelerini talep ediyoruz. Seçimin sonuçları Suriyelilerle ilişkilendirilmek isteniyor. Suriyeliler ne seçim kaybettirdi ne de ekonomik kriz yarattı. Suriyelileri günah keçisi yapmaktan vazgeçin. Bizlere ‘suç işlerseniz geri göndeririz’ diyorlardı. Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin suça bulaşma oranlarının çok düşük olduğunu devletin kendisi söyledi. Şimdi hiçbir sebep yokken neden mültecileri geri göndermek istiyorlar?” diye belirtti. 
 
‘GERİ GÖNDERMEK ZULÜMDÜR’
 
Türkiye’deki mültecilerin sorunlarının vahim boyutlarda olduğunu hatırlatan Hak İnisiyatifi Genel Başkanı Mehmet Arif Koçer de, 2011 yılında başlayan savaşın ardından, Türkiye’ye göç eden Suriyeli mülteciler için Türkiye devletinin ciddi bir göç politikası geliştirmediğini belirtti. Günü birlik çözümlerle mültecilerin sorunlarının geçiştirildiğine anımsatan Koçer, mültecilerin 8 yıldan beri Türkiye’de bir yaşam sürdüklerini ve Suriye’de güvenli bir yer olmadığı için gitmek istemediklerini aktardı. Koçer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyadaki büyük emperyalist devletlerin rant kapma savaşlarından dolayı Suriye’de dönülecek bir ülke durumu ne yazık ki yok. Ne zaman bitecek? O dünyayı sömüren güç odaklarının çıkar uyuşması sağlandığı zaman, tırnak içinde insafa geldiği zaman, gelirlerse. Tek başına hiçbir aktörün Suriye’de yeniden geri dönülecek koşullar oluşturulması mümkün gözükmüyor.”  
 
‘TÜM MÜLTECİLERE STATÜ VERİLMELİ’
 
Hükümetin, mültecilere dair hukuki bir sorumluluk almaktan kaçındığını vurgulayan Koçer, Suriyeli mültecilere verilen Geçici Kimlik uygulamasının benzerinin Afgan ve Iraklı gibi Ortadoğu’dan gelen mültecilere vermemesini eleştirdi. Eşitsiz uygulamaların mülteciler arasında da husumet doğurduğunu belirten Koçer, Cenevre sözleşmesi gereğince sadece Avrupa’dan gelen mültecilere hukuksal olarak mülteci statüsünün verilmesinin doğru olmadığını ifade etti. 21 yaşındaki mülteci Hişam Muhammed’ın sınır dışı edildikten sonra İstanbul’daki ailesinin yanına dönmek isterken sınırda vurularak öldürülmesini de hatırlatan Koçer, şunları dile getirdi: “21 yaşında bir Suriyeli mültecinin öldürülmesine sebep olundu. Bu tek kelimeyle zulümdür. Hani misafirdi? Böyle mi muamele ediyoruz. Hukuki tanım getirmesi lazım Suriye’den Afganistan’dan Irak’tan gelen insanlar yaşam kaygısı sebebiyle gelmişse irtica talep hakkı tanınması lazım ve mültecinin sahip olduğu hakların imkanların verilmesi lazım. 4 milyona yakın Suriyeli mültecinin zorla gönderilmesi mümkün değil. Bir çözüm üretmek lazım. Mültecilerin kendine yetecek üretimi yapmalarına, kimseye muhtaç olmadan yaşamaları sağlanabilir bir entegrasyon stratejisinin uygulanması gerektiğini düşünüyorum” dedi. 
 
‘IRKÇILIK FARKLI SİYASETLERİN ORTAK PAYDASI OLDU’
 
Mülteci karşıtlığının Türkiye’deki siyasi hareketlerin birçoğunun ortak paydası olduğunu ifade eden Koçer, şunları söyledi: “Milliyetçilik, Kemalist ideolojinin eğitimle, devlet tekeliyle zihinlerimize ektiği bir anlayışın dışa vurumu. Ne yazık ki mülteci karşıtlığı konusunda çok geniş bir ittifak ağını üzülerek görmekteyiz. Bu insani bir durum değil. Birçok siyasi parti göçmen karşıtı politikaları devreye sokuyor. Bu çok tehlikeli bir şey ve gayri insani bir şey. Biz o partilere sesleniyoruz yani bu insanlık dışı milliyetçi, ırkçı tavırdan vazgeçin. Bu insanlar temel haklara sahiptir.” 
 
MA / Sevda Aydın

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.