DOLAR 8,5492
EURO 10,0853
ALTIN 495,44
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Gök Gürültülü
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Paz 30°C
Pts 31°C
Sal 32°C
Çar 32°C

Müzeyyen Boylu davası: Koruma mekanizmaları etkili olsaydı öldürülmeyecekti

09.09.2019
A+
A-

DİYARBAKIR – Boşanma aşamasındaki eşi Müzeyyen Boylu’yu öldüren Mesut Issı’nın ilk duruşması görüldü. Boylu’nun aile avukatı Aslı Pasinli, İstanbul Sözleşmesine dikkat çekerek, ” Koruma süresi daha uzun olsaydı ve koruma mekanizmaları etkili olsaydı aldığı koruma kararının bitiminden 18 gün sonra öldürülmeyecekti” dedi.

 
Diyarbakır’da 19 Mayıs’ta boşanma aşamasındaki eşi Müzeyyen Boylu’yu çocuklarının gözleri önünde öldüren Mesut Issı’nın “kasten tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbetle yargılandığı davanın ilk duruşması Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Issı’nın hazır bulunduğu duruşmaya, Boylu’nun ailesi ve avukatları Sinan Tanrıkulu, Asli Pasinli ve Hatice Demir katıldı.
 
DURUŞMAYA 30 BARO VE KADIN DERNEĞİ KATILDI
 
Duruşmaya Diyarbakır Barosu, Ankara, Sinop, Kırklareli, Adana, Konya, Şırnak, Bursa, Mersin, Afyon, Adıyaman, Kocaeli, Erzurum, İzmir, Siirt, Trabzon, Türkiye Barolar Birliği, Antep, İstanbul, Bingöl, Urfa, Batman, Van, Kars, Edirne, Mardin, Aydın, Antalya, Ardahan, Aile ve Sosyal Politikaları Vekili Turhan Bağrıyanık, KADEM, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Kadınlarla Dayanışma Vakfı, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri, Rosa Kadın Derneği, Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP), Özgür Kadın Hareketi (TJA), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve 100’ü aşkın avukat katıldı.
 
POLİSE GÖRE SIKINTILI DAVA
 
Duruşmayı takip eden gazetecilere polisin, “Sıkıntılı bir davadır. İçeriye alınmayabilirsiniz” demesi dikkat çekti. Duruşma salonuna alınan avukatların girişimleri sonucu mahkeme heyeti gazetecilerin salona girebileceğini iletmesi üzerine gazeteciler de salondaki yerlerini aldı. Sanık Issı’nın kimlik tespitiyle başlayan duruşmada, Issı’nın rahat tavırlarla medeni duruma ilişkin soruya “boşanma aşaması” diye belirtmesi dikkat çekti.
 
PSİKOLOJİM BOZUK DİYEREK SAVUNMA YAPMADI
 
Olaydan sonra ciddi sıkıntılar yaşadığını ve cezaevinde psikiyatri ilaçları kullandığını, verilen ilaçların yetersiz olduğunu iddia eden Issı, sağlıklı bir savunma yapamayacağını bu nedenle susma hakkını kullanacağını söyledi. Ayrıca bir üst kuruma sevkinin yapıldığını belirten Issı, bir sonraki duruşmaya SEGBİS ile katılabileceğini, psikolojik sıkıntılarını atlattıktan sonra kendini daha iyi bir şekilde savunacağını ileri sürdü.  
 
AVUKATI ADİL YARGILANMADIĞINI SAVUNDU
 
Issı’nın cezaevinde ağır psikolojik rahatsızlıklar geçirdiğini iddia eden avukatı Kutbettin Odabaşı, müvekkilinin Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevkinin yapıldığını belirterek, bu aşamada savunma yapmayacaklarını söyledi. Issı’nın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri süren Odabaşı, savcılık aşamasında sunmuş oldukları hiçbir delilin toplanmadığını, basın dahil kadın derneklerinin olaya taraflı yaklaştığını iddia ederek, cezasızlık hakkının da ihlal edildiğini ileri sürdü.
 
ANNE BOYLU KATILMA TALEBİNDE BULUNDU
 
Ardından söz verilen Müzeyyen Boylu’nun annesi Türkan Boylu, şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtti. Müzeyyen Boylu’nun aile avukatları, duruşmaya katılan 30 baro ve dernek de davaya katılma talebinde bulundu.
 
‘AVUKAT OLMASINA RAĞMEN KENDİNİ KORUYAMADI’
 
Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, kadın örgütlerinin kadın cinayetlerine eylemlerle dikkat çektiğini, ancak cinayetlerin önlenemediğinin belirtti. Aydın, “Kadın cinayetleri politiktir diyoruz, üzerine alınanlar oluyor. Alınırlarsa alınsınlar. Müzeyyen Boylu’nun davası tipik bir örnektir. Avukat olmasına rağmen kendini koruyamamış. Çünkü arkasında devlet ve koruyacak kimse yok. Emine Bulut’ta da gördük bunu” dedi. Diğer kadın örgütleri ve barolar gibi Avukatlık Kanununun 76 ve 95’inci maddesi, İstanbul ve CEDAW Sözleşmeleri gereğince davaya katılma talebinde bulundu.
 
BASINI SUÇLADI!
 
Mahkemenin katılma taleplerini değerlendirmeden önce sanık Mesut Issı’ya söz hakkı vermesi üzerine Issı, katılma talepleri konusunda bir diyeceğinin olmadığını belirterek, basında çok yoğun bir şekilde algı oluşturulduğunu ve tedavisinden sonra savunma yapacağını tekrarladı. Sanık avukatı Kutbettin Odabaşı ise katılma taleplerini mahkemenin takdirinde olduğunu söyledi.
 
MAHKEME BAROLARIN KATILMA TALEBİNİ REDDETTİ
 
Katılma taleplerini değerlendiren mahkeme Müzeyyen Boylu’nun annesi Türkan Boylu’nun suçtan zarar gördüğü gerekçesiyle, kadına karşı şiddetin önlenmesine ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Başkanlığının dava duruşmalara katılma taleplerini kabul ederken, katılmak isteyen baro ve kadın derneklerinin suçtan doğrudan zarar görmedikleri gerekçesi ile katılma talebi reddedildi.
 
GÖRGÜ TANIKLARI: SAKİN VE SOĞUKKANLIYDI
 
Mahkemede dinlenen tanık Ayten Aslan Efe, önce Mesut Issı’nın ardından Müzeyyen Boylu’nun olay günü okula gittiğini ve herhangi bir tartışma yaşanmadığını, birlikte okuldan çıktıklarını ve olay anını görmediğini kaydetti. Bir diğer tanık Barış Koyun da, “İş yerimdeydim. İki üç el silah sesi duydum. İçerden çocukların, ‘anne anne’ diye seslendiklerini duydum. Dışarı çıktım. Mesut Issı silahı bana doğrulttu ve ‘yaklaşma sıkarım’ dedi. Arabaya bindi gitti. Sakin ve soğukkanlıydı” dedi. Bir diğer tanık ticari taksi şoförü Bülent Eşkin ise, “Taksime binerek hızlı bir şekilde karakola gitmemi istedi. Karakola giderken başka karakola gidelim diyerek fikir değiştirdi. Arabamdan inerken silahını gördüm polis sandım” diye konuştu. Mütalaasını açıklayan iddia makamı suçun mahiyeti, delil durumu, suçun CMK 100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan oluşu nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.
 
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ALTERNATİF ÇÖZÜME KARŞI
 
Savcının mütalaasının ardından söz alan Türkan Boylu, sanığın tutukluluk halinin devamına, ağır ceza ile cezalandırılmasını istedi. Aile avukatları Aslı Pasinli savunmasından önce Boylu’nun katledilmesine giden aşamaların kronolojisini oluşturup salona getirdi. Kronolojisi oluşturulan Boylu cinayetinin aşamalarını anlatan Aslı Pasinli, “Cinayetin tasarlanarak işlendiği açıktır. Dosyada deliller mevcuttur. İlk ölüm tehdidi boşanma davası açılmadan yaşanmıştır. Tehditlerinden biri ise, ‘Daha çocuklarla senin mezarını sulamaya geleceğiz’ şeklindedir. Sanığın kendisine tehdit ve hakarette bulunduğu, dava dilekçesini çekmezse, ‘olacaklardan ben sorumlu değilim’ şeklinde tehdit ettiği ve dosyada uzlaşma sağlandığı için takipsizlik kararı veriliyor. Alternatif çözüm yollarına gidilemeyeceğini İstanbul Sözleşmesi açıkça belirtmiştir. Müzeyyen, bu şikayetinden 2 gün sonra 15 gün uzaklaştırma tedbiri kararı aldırmıştır. Müzeyyen sanığın silahlı olduğunu bilmiş olsa silaha ilişkin tedbir talebinde bulunacaktı. Sanık Müzeyyen’i daha önce bıçaklamıştır ve son 6 ayda şiddete maruz kaldığına ve ölüm ile tehdit edildiğine dair beyanı vardır. Adli makamlara başvuran kadın yüksek risk grubunda değerlendirilmesine rağmen mahkeme 15 gün tedbir kararı vermiştir. 
 
Bu olaydan dört ay sonra boşanma davasının ilk duruşması yapılmış ve sanık maktulü sevdiğini, boşanmak istemediğini ifade ediyor. Müzeyyen ikinci duruşmaya gidememiş ve dosya işlemden kaldırılmıştır. Yine süren tehditlere ilişkin suç duyurusunda sonra 30 günlük tedbir kararı almış ve düşen boşanma davasına yenilenme dilekçesi gönderiyor. Müzeyyen’in ilk darp raporu ile Diyarbakır Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan dava ile 15 günlük bir tedbir kararı daha veriliyor. Koruma süresi daha uzun olsaydı ve koruma mekanizmaları etkili olsaydı aldığı koruma kararının bitiminden 18 gün sonra öldürülmeyecekti” dedi. Boşanma davası ve soruşturma sayılarını mahkemeye sunan Pasinli, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.
 
İDDİANAMEDEKİ EKSİKLİKLERE DİKKAT ÇEKİLDİ
 
Yine aile avukatlarından Hatice Demir de iddianame içerisinde eksik kalan delillere dikkat çekerek, telefon ile yapılan görüşmelere dair değerlendirmenin olmadığını söyleyerek sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Demir, şunlara dikkat çekti: “Silahın temini, olayın yeri ve zamanı, olaydan sonraki davranışlarının eklenmesi gerekir. Olay tasarlama yönünden hiç değinilmemiş iddianamede. Silahın temini ve bakımının yapılması cinayetin çok önceden planladığını gösteriyor. Sanık maktulün en rahat olduğu ve savunmasız bir anda çocuklarının okul gösterisinden çıkarken cinayeti işlemiştir. Kameralara sanığın soğukkanlı olduğu yansımış. Cinayetten sonra babasının evine gidip üstünü değiştirmeyi düşünmüş. Karakola giderken taksi şoförü ile normal sohbet ederken gittiğini biliyoruz. Cinayeti ne kadar sakin ve dingin işlediğini nasıl tasarladığını gösteriyor. Yanına ayrıca iki şarjör bulundurmuş. Tanık Abdullah Koyun’un dinlenmesini talep ediyoruz.”
 
PSİKOLOJİSİ DÜZELİNCE GERÇEKLERİ ANLATACAKMIŞ!
 
Sanık Mesut Issı mütalaaya ilişkin yine psikolojisinin kötü olduğunu iddia ederek, tedavi sonrası vereceği beyan ile gerçeğin basının ve aile avukatlarının anlatımı gibi olmadığını ortaya çıkaracağını ileri sürdü.
 
‘ÇOCUKLARI ARABADA, GÖZLERİNİN ÖNÜNDE DEĞİL!’
 
Sanık avukatı Kutbettin Odabaşı ise müvekkilinin cinayeti işlerken çocuklarının arabada olduğu gerekçesi ile çocuklarının gözü önünde işlediğine dair tezlerin doğru olmadığını savundu. Avukat Odabaşı maktulün boşanma süresince ikamet ettiği evin güvenlik görevlilerinin dinlenmesini ve müvekkilinin tıbbi tedavi gördüğüne ilişkin cezaevi kayıtlarının dosya içeriğine alınmasını talep etti.
 
MAHKEME TUTUKLULUĞUN DEVAMINA KARAR VERDİ
 
Mahkeme sanık Mesut Issı’nın üzerine atılı suçun vasfı, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesi, suça ilişkin ön görülen ceza ve CMK 100’üncü maddesi gereğince tutukluluk halinin devamına karar verdi. Ayrıca hazırlık aşamasında beyanı bulunan Abdullah Koyun’un tanık olarak dinlenmesine de karar veren mahkeme, duruşmayı 4 Kasım’a erteledi.
 
BOYLU’NUN AİLESİNE GÜLDÜ
 
Mahkeme bitiminin ardından Müzeyyen Boylu’nun ailesi sanık Mesut Issı ve avukatına tepki gösterdi. Ailenin tepkileri sürerken Issı’nın gülmesi dikkat çekti.
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.