DOLAR 8,2757
EURO 9,6697
ALTIN 497,23
BIST 10,7120
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Gök Gürültülü

Müzisyenlerden tepki: Tedbir alınsın, müzik serbest olsun

25.09.2020
A+
A-

ANKARA – Pandemide zor günler geçiren müzik emekçileri, kısıtlamalara dair “Müzik mi virüsü bulaştırıyor? Tedbirler alınsın, müzik serbest olsun” talebinde bulunurken, Müzik Sen, sendikalaşmanın ve güvenceli çalışmanın önemine dikkati çekti.

 
Pandemi süresince ekonomik ve sosyal açıdan etkilenen sektörlerden biri olan müzik ve sahne sanatı çalışanları oldu. İçişleri Bakanlığı’nın 8 Eylül tarihli genelgesiyle eğlence mekanlarında saat 24.00 sonrasında canlı veya banttan müzik yayınlanması yasaklaması müzik emekçileri tarafından tepkiyle karşılandı. Müzisyenler, pandemiyle birlikte işsizlik sorunuyla karşı karşıya.
 
Müzik ve Sahne Sanatçıları Sendikası (Müzik-sen) Genel Başkanı İpek Koçyiğit, sendikalaşmanın önemine vurgu yaparken, Müzik- Sen Sosyal Güvenlik Danışmanı Ufuk Ünek de güvenceli çalışma talebinde bulundu.
 
‘MUHAFAZAKAR YAPILANMANIN SONUCU’
 
Salgın süresince 100’e yakın intihar vakalarının yaşandığını ve müzisyenlerin ekonomik sıkıntılardan kaynaklı enstrümanlarını sattığını belirten Koçyiğit, “Bu süreçte unutulduk ama biz unutulmak istemiyoruz. Son 20 senedir sosyal ve ekonomik anlamda izlenen politikalar nedeniyle zor günler geçiriyoruz. Getirilen bu kısıtlamayı siyasal alanda yaşanan muhafazakâr yapılanmanın sonucu olarak görüyorum. Devlet müzik ve eğlence sektöründen çok büyük vergiler elde ediyor. Bu kısıtlamalar sadece müzik emekçilerini etkilemiyor aynı zamanda işletmede çalışan diğer temizlik, garson, dans emekçilerini de etkiliyor” diyerek, birçok insanın olumsuz etkilendiğine dikkati çekti.
 
‘SENDİKALAŞARAK SESİMİZİ DUYURABİLİRİZ’
 
Bir sanatçının kültürel, sosyal, ekonomik anlamda haklarını savunmak için sendikalaşmanın önemine değinen Koçyiğit, “Bir çatı altında haklarımızı savunabiliriz. Sendikalaşmak, örgütlenmek bizim savunma mekanizmamızı geliştiriyor. Sendikal olarak güçlü bir şekilde sesimizi duyurabiliriz. Müzik dediğimiz zaman bir mutfak anlamalıyız. Arka mutfaktaki emekçinin adı geçmiyor. Bizim savaşını verdiğimiz kolda bu yöne yönelik biz onların haklarını korumak için mücadele ediyoruz” diye konuştu.
 
‘SANATÇI BORÇLANMA YASASI ÇIKSIN’
 
Müzik-Sen Sosyal Güvenlik Danışmanı Ufuk Ünek, müzik emekçilerinin güvencesiz çalıştırılma sorunun Cumhuriyet’ten beridir kanayan yara olduğunu dile getirdi. Ünek, 94 yılında “sanatçı borçlanması” yasa teklifini sunduklarını fakat 26 yıldır hiçbir yetkilinin ilgi alanına girmediğini hatırlatarak, şunları söyledi: “4 kez bu yasa geçti fakat hep sorunlar çıktı. Devletin olağanüstü denetimsizliğinden kaynaklı müzik işçilerinin sigortaları yatırılmadı ve kayıt dışı çalışmaya zorlandı. Bu nedenle bizim müzik emekçileri olarak tek istediğimiz bu sanatçı borçlanma yasasının çıkması.”
 
MÜZİK MESLEK OLARAK KABUL EDİLSİN
 
Müzik emekçileri ise, zor günler geçirdiğini ve meslek olarak görülmek istediklerini dile getirdi. 
 
35 yıldır müzikle geçimini sağlayan Ali Abacı, 15 Mart’tan beri mağduriyet yaşadığını söyledi. Devlet yetkililerinin bu konuya çok duyarsız kaldığını belirten Abacı, intihar ve enstrüman satma olaylarının ortadan kalkması için bir an önce müzik emekçilerinin sesinin duyulmasını istedi. Abacı, “Devletten bir yardım göremedik. Maske bile gönderemedi. Müzik insanları birleştirir, ayrıştırmaz. Fakat maalesef bugün ülkemizi yönetenler sanatın her türlü dalına pozitif bakmıyor. Bizim mesleğimiz müzik. İşimizin meslek olarak kabul edilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.
 
‘MÜZİK SERBEST OLSUN’
 
Yaklaşık 22 yıldır bateri çalan ve 10 yıldır da bateri eğitimi veren Eser Şahin de gelirlerinin ders başı olduğunu fakat 3 ay boyunca ücret alamadığını ifade etti. Şahin, virüsten dolayı ders sayısının yüzde yirmilere düştüğünü söyledi. Borçlarının olduğunu anlatan Şahin, pandemi süresince sadece belediyeden cüzi bir miktar yardım aldığını, birikimleriyle süreci geçirmeye çalıştığını fakat onun da yetmediğini belirtti. İşletmelerde saat 24.00’den sonra getirilen kısıtlamayı garip karşıladıklarını ifade eden Şahin, şöyle devam etti: “İnsanlar mekanlarda oturmaya devam ediyor ama müzik yok. Müzik mi virüsü bulaştırıyor? Biz çok şaşırdık. Bulaşma riskinin saatle ve müzikle ne ilgisi var. Müzik ruhun gıdasıdır, biz de müziğimizle insanları rahatlatmak istiyoruz. Gerekli tedbirler alınsın müzik serbest olsun.” 
 
‘YOK SAYILIYORUZ’
 
25 senedir müzikle uğraşan Savaş Gençavcı, pandemi süresince sürekli müziğe yönelik getirilen kısıtlamalara tepki gösterdi. Karantina süresinde psikolojik olarak yıprandıklarını sözlerine ekleyen Gençavcı, şunları söyledi: “Ekmeksiz kalacağımızı düşündük, cebimizde para yok, devlette yardım etmiyor. Arkadaşlarımız su ve telefon faturalarımızı yatırdı. Çöküntüye uğradık. Bu ülkede yok sayılıyoruz. Yarım yevmiyeyle çalışmaya başladık ama bu kısıtlama bize çok saçma geldi. Biz şarkıyı bitirsek bile insanlar söylemeye devam ediyor.” Bütün enstrümanların ve ses sistemlerinin dolar bazlı alındığını hatırlatan Gençavcı, üstüne bir de devletin yüzde 25 vergi parası koyduğunu ve zorlandıklarını söyledi.
 
MA / Eylem Akdağ

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.