DOLAR 5,8102
EURO 6,5289
ALTIN 238,3
BIST 96.861
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Sağanak Yağışlı

Neo-liberalizm, kadının emeğini yok ediyor

09.11.2018
A+
A-
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) üyesi kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Dayanışma Günü öncesi, “Kadın Emeği ve İstihdamı Çalıştayı” devam ediyor.
İki gün sürecek çalıştayın açılış konuşmasının ardından konuşmalar yapıldı.
Moderatörlüğünü, Büro Emekçileri Sendikası (BES) Genel Başkanı Serpil Akpınar’ın yaptığı ilk oturum Doç. Dr. Aynur Özuğurlu’nun “Geçmişten bugüne kadın istihdam politikaları ve mevcut durum” sunumuyla başladı.
Yıllardan bu yana kadınlara dayatılan cinsiyetçiliğin kendisiyle beraber hak gasplarını getirdiğine dikkat çeken Özuğurlu, “Yeniden üretim, maddi ayrım ve kapitalizm ile ilgili adım atmamız lazım.  Kapitalizm, tarihte sınıflarda kendini bir şekilde var eden ilk sistemdir” dedi. Neo-liberalizmin cinsiyet düzeni bakımdan radikal dönüşümler yaptığını dile getiren Özuğurlu, bu dönüşümlerin; gericilik, din ve muhafazakarlığa doğru atıldığını kaydetti.
‘ATAERKİL SİSTEM KENDİNİ RESTORE ETTİ’ 
Neo-liberalizimle birlikte Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı yeni programların alt yapısında da din olduğuna dikkat çeken Özuğurlu, “Emeğe dönük saldırı programı, öncellikle kadınları hedef aldı. Emeğin kazanımlarının yok edilmesiyle birlikte aynı zamanda kadınların yüzyıllardır kazanımları hedef alındı. Kadının kendi bedeni üzerinde söz hakkı olması, sağlık hakkındaki erişim hakkı, uluslararası sözleşmelere geçmiş ve ulus devletleri bağlayıcı hakları hedefe konuldu. Kadınların kazanımlarını ortadan kaldırmak için ataerkil sistem kendini yeniden restore etti” ifadelerini kullandı.
‘AKP İLE KADIN İSTİHDAMINDA KIRILMA YAŞANDI’
Tüm toplumsal saldırılarda olduğu gibi emeğe yönelik saldırının da ilk olarak kadın bedeni ve cinselliği üzerinden geliştiğini vurgulayan Özuğurlu, şöyle devam etti: “Neo-liberal dediğimiz şey, kadınların emeğini hedef alıp kazanımlarını yok etti. Bizim gibi ülkelerde değil, dünyada kadın haklarının daha geniş olduğu yerlerde çok fazla erimeler var. Kürtaj sınırlanmasından, bekar hamileliğine kadar birçok alanda yönelimler oldu. Kadınlar, tamamen erkeklere muhtaç etmeye çalışılıyor” dedi.
AKP’nin 16 yılık iktidarı boyunca kadın istihdamı alanlarında büyük bir kırılma yaşandığını dile getiren Özuğurlu, “Kadın istihdam alanları tarımda oluşmaya başladı. Bu da ücretsiz aile işçileri olarak çalışma anlamına geliyor. Tarımın, artan tasfiyeye rağmen istihdam verileri artmış değil. Kadınların iş gücüne alımları dünya ortalamasının altında” diye konuştu.
‘AKP NEO-LİBERAL POLİTİKALARIN UYGULAYICISI’
İkinci oturum, Prof. Dr. Nilay Etiler, “Kadın emeği ve istihdamındaki dönüşümün kamudaki biçimleri” başlıklı sunumuyla devam etti. 12 Eylül askeri darbe dönemini hala yaşadıklarını belirten Etiler, darbenin neo-liberal politikalar için yapıldığını söyledi. 24 Ocak 1980 kararları alındığı zaman sosyal devletin giderek küçülmesinin hedeflendiğini belirten Etiler, “Ama Türkiye’deki siyasal hedefler, bunu  kabul etmediği için darbeler meydana geldi.  Temel mantık; neo-liberalizmin kamusal alanını devletin  genel bütçesinden azaltılmasını sağlamak ve boşaltılan alanlara girebilmekti. Sağlık sektöründe kamu  hastanelerinin yerine özel hastanelerinin getirilmesi de bu politikanın bir ürünüdür” dedi.
AKP iktidarının da neo-liberal politikaları hayata geçirmek istediğini ifade eden Etiler, iktidarın da bunu muhafazakarlaşma üzerinden yürüttüğüne dikkat çekerek, “Fiilen kürtajın yasaklanması, doğum kontrol haplarının kesilmesi, sperm bağışıyla ilgili yasal bir düzenleme yapılması bunun birer sonuçlarıdır. Bunlar aslında muhafazakarlaşarak, ataerkil sistemin tozunun artması anlamına geliyor” dedi. (Mezopotamya Ajansı)
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.